17 Ara 2009
Tam olarak ne zaman anımsamıyorum, yaz aylarıydı. Bizim evin bahçesinde çekilmiş birkaç fotoğrafı görünce, FriendFeed’den “senin bahçenin duvarına resim yapalım” diye bir ileti attı Ebru Baranseli. Çok sevindim, ama bahçeye doğa muhalefeti ile yapamayacağımızı anlattım. Annemi de ikna ettikten sonra, odamı renklendirmeye karar verdik.
İşte bu kararın sonucunda, duvarım geçen hafta, şu fotoğraftaki hale büründü. (fotoğrafı Müge Çerman çekti) İlüstrasyonu Yiğit Karagöz benim için çizdi. Hiç izlemedim, karışmadım, ipucu vermedim. Sürpriz olan bu tasarımı tarifle sipariş etsem, daha farklı bir şey olmazdı sanıyorum. Tüm bu süreci canlı tutan bir diğer isimse Özlem Ceylan‘dı. Duvarların incelenmesi, boyanması, stickerın üretimi, uygulanması… Her aşamada onun parmağı vardı. Ve bugün şu feed’de öğrendim ki; hiç haberim yokken Tunç Kılınç da bu harika ekibe katılıp destek olmuş.
Fotoğrafa ancak bugün ulaşabildiğim için, bugün blog konusu edebiliyorum.
Vesile ile arkadaşlarıma yoğun uğraşları, Eskişehir, Antalya, İstanbul arasındaki enfes iletişim için tekrar çok teşekkür ediyorum.
Duvar harika oldu; fakat daha harikası Ebru ile görüşme fırsatım oldu. Sayesinde 2 süper insanı (Özlem ve Yiğit) daha tanımış oldum.
Ayrıca o trafiğe rağmen Ebru’yu bana ulaştırdığı için (kekimi yapmasa da) Devletşah‘a da teşekkür ediyorum.
Seviyorum ben hepinizi.. (:
25 Kas 2009
Türk Telekom’un kendi sitesinde yaptığı duyuruyu bloguma taşımamın sebebi aslında herkese ulaşmasından ziyade bu şirketin ilk defa böyle bir kampanya yaptığını görmemin şaşkınlığıdır.
Türk Telekom’un ilgili duyurusuna göre bayramın birinci ve ikinci günleri, 2′şer saat olmak üzere şehiriçi ve şehirlerarası kullanılabilecek toplam 4 saat görüşme hediye ediyor. Üstelik bunun için bir önkoşul, taahütname vs. de istemiyor. Hediye edilen süre günün her saati kullanılabilecek üstelik.
Ne diyeyim? Umarım başımıza taş yağmaz…
20 Kas 2009
İki gün ardarda benzer konularda girdi hazırlamak ilginç oldu aslında. Sosyal sorumluluk projeleri ile bir köşede çalışmam sürse de peşisıra gelen röpörtaj videoları tamamen tesadüf. Bugün her ay olduğu gibi LikeMind‘a gitmiş, kahve içip sohbetimi ederken bir sürprizle kendimi yine MYK-Medya kameraları karşısında buldum.
Yanımda Tolga Arıcan, Yiğit Kalafatoğlu ve Dilara Bilgen ile Kirli Sepeti programi ile Hasan Yalçın‘ın konuğu olduk. Çeşitli nedenlerle blogumda bir türlü bahsedemediğim Bi’ Bakar Mısınız? projesini ve yarın gerçekleşecek ilk etkinliğimizi anlattık. Etkinliğe olan ilgisinden dolayı MYK-Medya ve Hasan Yalçın’a teşekkürler.
Resme tıklayarak röpörtajı izleyebilir, bibakarmisiniz.com‘dan tüm bilgileri görebilirsiniz.
19 Kas 2009
Engelleri Kaldır Hareketi, benim bir süre önce biraz tesadüfle tanıştığım, bir ucundan destek vermeye çabaladığım bir sosyal sorumluluk projesidir. Projenin temelinde para toplayıp engellilere yardım etmekten ziyade, farkındalık yaratmak ve gerçekten engelleri kaldırıp, daha yaşanılası şehirler yaratmak var.
“Engelleri Kaldır Hareketi kimsenin değil, sahiplenen herkesindir!” diyen oluşumu bugün sahiplenmiş yüzlerce kişi ve kurum var. Herkes kendi adına bir şeyler yapıyor. Projenin en güzel yanı da, bir kurum, vakıf, dernek altına girmeden, bireyselleşmeden, özgürce hareket edebilmesidir. (not: resmi platformda söz sahibi olmak için bir dernekleşme olacak; ”Engelsizler Derneği”)
Geçen haftalarda, Projenin yaratıcısı Rodin Alper Bingöl ve Fırat Demirel ile ben E-Tohum TV için bir röpörtaj verdik. Projeye olan ilgisi ve bizi misafir ettiği için Burak Büyükdemir Hocamıza çok teşekkür ediyorum.
Video’yu izlemek için resme tıklayın: