Etiket: istanbul

6 Ayda 2 baba dikemedik

6 Ayda 2 baba dikemedik

Bu blogu veya beni sosyal medyadan takip edenler biliyor; yaşadığım engelli sorunlarını ve kimi zaman bulduğum çözümleri çoğunlukla Twitter ve Facebook’ta, bazen de majör olarak nitelendirdiğim mevzuları blogda paylaşıyorum. Şimdi anlatacağım hikayeyi blogda paylaşmayı düşünmüyordum çünkü sorun da, çözümü de basitti. Ancak 6 Ay 10 Ay boyunca 11 Ay boyunca laf anlatamadığım ve yeterince sorumlu davranmayan belediye yüzünden sorun çözülmek yerine deli saçmasına döndü. Haliyle bu yazıyı da hak etti.

Bu yazı yazıldıktan 11 gün sonra sorun çözüldü ve yine 11  gün sonra yerle bir oldu. Sonra direkler yeniden parçalandı, yeniden yeniden yapıldı. Sürüp gidiyor. Her aşamasında bu yazının sonuna bir güncelleme bilgisi ekledim. Son durum yazının sonundaki güncelleme bölümünde. Hikayenin tamamı da aşağıda.

Yazının güncelleme notları:
(her bir notun detayı yazının devamında, fotoğraflarıyla mevcut)

22 Ekim 2014 – İBB topu Şişli Belediyesi’ne attı.
29 Ekim 2014 – Direkler Yapılmış.
08 Kasım 2014 – Direkler kırılmış.
19 Şubat 2015 – Meydanı boş bulan polis minibüsü kaldırıma park etmiş.
16 Mart 2015 – Direklerin yeniden yapılması için Hayri İnönü’nün Twitter’ını troll’ledim. Aksiyon alındı.
23 Mart 2015 – Direği söken bir inşaat işçisi yakalandı.
28 Mart 2015 – Direkler beton piramit babalarla değiştirildi.
07 Eylül 2015 – Kamyon çıktı, kavga ettik, daha sağlam engel kondu.
14 Ekim 2015 – Yine birileri son engelleri parçalamış.
21 Ağustos 2016 – Başa döndük.
03 Ekim 2016 – Yeni direkler dikildi, ertesi gün kayboldu.
04 Ekim 2016 – Bu kez Şişli Belediye’si kaldırım kenarına saksılar dizip bir de not bırakmış.

Geçen yılın (2013) ortalarından itibaret Şişli’deki (merkez) tüm kaldırımlar yenilenmeye başladı. Farklı lokasyonlarda farklı kaldırım desenleri, yükseklikleri ve genişlikleri tercih edildi. İstiklal sokakta (minibüs duraklarının sokağı, Cumhuriyet Gazetesi’nin önü) yenilenen kaldırımsa neredeyse sokaktan geniş yapıldı.

Kaldırım oldukça yüksek, tekerlekli sandalye ile çıkmak için uçma becerisi gerekiyor ama neyse ki rampa yapmayı ihmal etmemişler. Fakat bu rampa, kaldırıma otomobil ve minibüs çıkmasına izin verecek şekilde tasarlanmış. Her geçtiğimde bir araba ya da minibüs parketmiş oluyor. Bu sebeple ben tekerlekli sandalyeyle o kaldırımı kullanamıyorum.  Devamını oku →

Ekim 18 / 2014
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar 7 Yorum

M2 Taksim metrosu, Gayrettepe – Zincirlikuyu engelli çıkışı [Video]

Gayrettepe Metro - Metrobüs bağlantısı, engelli

Geçen yıl sonu, M2 (Yenikapı – Hacıosman) metro hattının Gayrettepe istasyonunu, Zincirlikuyu metrobüs durağına ve Zorlu Center AVM’ye bağlayan bir bir altgeçit açıldı. 40 Milyon TL’lik maliyeti Zorlu Gayrimenkul’ün üstlendiği bu bağlantı yolunda 7 adet engelli asansörü bulunuyor. Buna rağmen Gayrettepe istasyonundan bu bağlantı yoluna çıkan bir asansör yok!

Daha doğruru bir asansör var ancak “personel katı”na çıkıyor, oradan tünele geçiş yapılıyor. Geçiş noktasındaki kepenkler ise şu an Karanlıkta Diyalog adlı sergi sebebiyle, serginin açık olduğu saatler arasında açık. Sergi kapanınca, bu asansör de iş görmez oluyor. Hemen aşağıda, bu asansörün nereye, nasıl çıktığını izleyebileceğiniz bir video var. Video’nun altında yazmaya devam edeceğim. Devamını oku →

Haziran 02 / 2014
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 1 Yorum

Ludovico Einaudi İstanbul’daydı

Ludovico Einaudi

Ludovico Einaudi, çok geç farkettiğim ve kısa süre içinde hayranlık duyduğum bir besteci. Onun için “modern çağın Mozart’ı” diyorlar. Rock, caz, elektronik gibi farklı türlerden bileşelenlerle bestelediği klasik müzik eserlerine bakınca Mozart’dan çok farklı bir yerde bana göre. Ancak bundan yüz yıl sonra Mozart, Beethoven, Chopin gibi klasik müzik dinleyicisi olmayanların dahi bildiği isimler gibi adının anılır, bestelerinin dinlenir olacağı öngörüsündeyim.

Bu büyük adam, orkestrasıyla (Ludovico Einaudi & Ensemble) dün gece ilk kez İstanbul’da, Zorlu Center PSM’de bir konser verdi. Alışılagelmiş bir medya jargonudur belki ama, doğrusu da bu: Unutulmaz bir konserdi. Devamını oku →

Ekim 24 / 2013
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 1 Yorum

Gri Sahne

Gri SahneGri Sahne, İstanbul Şişli’de birkaç ay önce açılmış bir tiyatro kafe. Şişli’de oturduğum için en azından haftada bir kez önünden geçiyorum ama hiçbir zaman içeri girmedim. Biraz denk gelmediğinden, biraz da tiyatroların engelliler için pek de uygun olmadığını bildiğimden hep önünden geçip gittim. Geçtiğimiz Cumartesi günü ise, kapısına yanaşıp içeride oyun izlemenin benim için ne kadar uygun olduğunu sordum.

Görüştüğüm kişi (ya adını anımsamıyorum, ya da tanışmadık) sözlü cevap vermek yerine “buyrun kendiniz bakın” diye beni içeri davet etti. Ben “aman zahmet etmeyin, sadece bilgi verin” derken kendimi içeride buldum zaten. Kırık kaldırımdan ve kapının ardındaki 2-3 basamaktan hızlıca geçtiğimizde küçük, şirin bir kafeye de girmiş oldum. Biraz ileride de “sahne” yazan bir kapı vardı. Devamını oku →

Nisan 08 / 2013
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

“Engelli Dosyası” Timeout İstanbul’da

Timeout İstanbul dergisin’de Selin Damla “Dikkat Engel Var!” başlığı ile bir engelli dosyası hazırlamış. İstanbul odaklı dergide, engelli konusu da İstanbul odaklı işlenmiş olması, konuyu ülke genelinde anlamaya “engel” değil. Sözümona “gelişmiş” ve her konuda önceliği olan bir kent dahi bu haldeyse… İstanbul’da engelli olmakla ilgili çeşitli istatistikler, belediyelerin bu konudaki çalışmaları ile birlikte, engelliler için bir şeyler yapmayı görev edinmiş gönüllüler  ile yapılmış röpörtajlar da yer alıyor. Bir engelli olarak ben de bu röpörtajlar arasında yer bulup, kendimce olup biteni anlatmaya çalıştım.

Belediyelerin iddiaları ile olup bitenin bir arada olduğu sayfalardaki tezatta, aslında -neredeyse- hiçbir şeyin farklılaşmadığını görmek hiç de şaşırtıcı değil. Tabii sokakta her şey aynı rutinde devam ediyor olsa da, kimlerin neler yaptığını hatırlamak ve hatta bazılarınız için belki ilk kez görmek adına çok önemli ve faydalı bir dosya konusu olmuş. Bence hiç kaçırmadan alıp okuyun. En olmadı derginin hediyesi “Yeme İçme rehberi” ile İstanbul’da yepyeni mekanlar keşfedersiniz. Belli mi olur, belki onların birinde karşılaşırız bile.

Hem konuya yer verdiği, hem de benim de görüşümü alma nezaketini gösterdiği için Selin Damla’ya blogum aracılığı ile açık olarak bir kez daha teşekkür ediyorum…

Şubat 03 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok

Günaydın İstanbul Kardeş

Günaydın İstanbul Kardeş ATV için 1999 yılında çekilmiş bir televizyon filmidir. Bu film Çağan Irmak‘ın ilk uzun filmidir aynı zamanda.  Çağan Irmak o yıllarda sinema setlerinde usta olmak için çıraklık yaparken, bir yandan da kendi kariyerinin mücadelesini veriyormuş. Ve bir şekilde kendini ıspat etmesi gerekiyor. Bunun için (bildiğim kadarıyla son) kısa filmi Bana ‘old and wise’i Çal‘ı çekiyor. Bu filmini ve Günaydın İstanbul Kardeş’in senaryosunu kapıp ATV’ye gidiyor. “Bu benim işim, bu da çekmek istediğim film. Yapın hadi!” ayarında bir şeyler söylüyor, ve kabul görüyor.

Filmin bildiğim hikayesi budur. Fakat filmi izlediğim yıllarda ne Çağan Irmak’ı tanırdım, ne de sinemaya bir ilgim vardı. Sadece gerçekten beğendiğim ve her rastladığımda izlediğim, her izlediğimde duygulandığım tek TV filmiydi.

Fakat gün geldi ki televizyon filmciliği öldü. Filmler sadece sinema için çekilir oldu diyeceğim ama bu yıllar zaten yılda 3-5 Türk filmi çekilirdi anca. Televizyon filmciliği ölüp, mirasını -bugün bir bölüm süresi ortalama bir sinema filminden kısa olmayan- dizilere bırakınca Günaydın İstanbul Kardeş de yayınlanmaz oldu. (televizyon filmleri kültürünü de ayrı bir başlıkta tartışmak pek hoş olacaktır aslında.)

Ben de o yıllardan beri bu filmin bir kopyasını aradım durdum. Ulaşabildiğim, sinema sektöründen insanlardan çeşitli illegal yollara kadar her şeyi denedim. ATV’den istedim, Çağan Irmak’a ulaşmayı denedim, fakat olmadı…

Dün bir arkadaşım (o bir Neo) güzel bir sürpriz yapıp filmi bulduğunu söyledi. İlgili linkleri verdi. Ben de illegal bir yöntemle de olsa filmime kavuştum. Yıllar sonra bugün tekrar izledim…

Ocak 14 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Sinema
Yorumlar 8 Yorum