11 Nis
Bu yıl ikincisi düzenlenen BlogÖdülleri ile ilgili bir duyuru girdisi yazmıştım. Bugün (11 Nisan) oylamalar başladı. 1 Mayıs 2009 tarihine kadar 14 kategoride, 1000′in üzerinde bloga oy verip seçme yapabilirsiniz. Her kategoride sadece bir bloga oy verebileceğiniz Letoonia Resorts Kişisel Bloglar kategorisinde adayım. Hemen bö2009‘a üye olup oy vererek heyecanımıza ortak olabilirsiniz. Kişisel bloglar kategorisinde tabii ki oylarınızı almayı dilerim ancak yine de adil bir oylama olmalı. Oylamaya başlamak için de kategoriler sayfasına girmelisiniz.
Direkt olarak bana oy vermek için:
http://2009.blogodulleri.com/blog/simto-alev
Ayrıca bir çok blogu takip etmeme, bazı blog yazarlarıyla arkadaş olmama, sosyal medyada bir parça yer almama rağmen, Türkçe içerikli bu kadar çok sayıda özgün blog olduğunu bilmiyordum. Bu Türkiye’de internetin gelişimi için oldukça sevindirici bir durum. Nitekim artan kalem sayısının kazandırdırdığı çoklu görüşler, eleştiriler, yorumlar bir çok alanda çerçeveleri genişletecek ya da kaldıracaktır. Mükemmel…
Haydi, oylarınızı verin, 2 Mayıs’da ödül töreninde hep birlikte eğlenelim.
24 May
Çarşamba akşamı Profilo AVM’nin düzenlediği Liseler Arası Tiyatro yarışması kapsamında Özel Kadıköy Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi‘nin oyununu izledim; Medeniyet Tiyatrosu. Aslında oyuna sadece arkadaşımı (simin tahaoğlu) izlemek için gitmiştim. Fakat oyunla birlikte fikirlerim başka yana kaydı ve oyunu “mutlaka izlenmeli” diye mimledim. Oyunu Yiğit Sertdemir yazıp yönetmiş. İlk kez sahnelenen oyunda, aşağıda adı yazan birbirinden yetenekli gençler de oynadı.
Didem Poyraz, Simin Tahaoğlu, Gülşah Bayar, Damla Gerçeker, Cemre Ün, Bora Küp, Ecesu Sevindik, Aktuğ Karabay, Ayşegül Taşdemir,Burcu Hocaoğlu, Doğa Uğurel, Bengü Yılmaz, Gizem Akkuş, Can Hacıkadiroğlu, Nedim Suri
Bir ülke düşünün, tiyartolar yasaklanmış. Yasaklanmakla kalmamış, yıkılmış.. Ve bu ülkede 2 çocuk düşünün; tiyatro nedir bilmiyor. Tüm bu düşünceler ne kadar ütopik görünse de ülkemizde tiyatrolar yıkılmadı, kapanmadı değil. Bu ütopik ülke belki bir şeyler değişmezse Türkiye adıyla gerçek olacak. İşte Medeniyet Tiyatrosu da bu fikre baş kaldırıp, tiyatroların önemini anlatıyor.
Eh, sıradan mesaj kaygılı; sıkıcı, sanatçı boşgevezeliklerinden biri gibi görünüyor belki yukarıdaki paragrafla ama, Medeniyet Tiyatrosu derdini gevezelik yapmadan, nasihatlar vermeden, tiyatro içinde tiyatro oynayarak anlatıyor. Anlatırken de günümüzden bir çok noktaya ince ince dokunduruyor. Belki aslında ortada tek bir oyunun da olmadığını söyleyebiliriz… Tüm bunları yaparken de kahkahalarla güldürüyor.
Oyun hakkında güzel yorumlarım ve eleştirilerim ve var tabi ama; asıl eleştiri izleyiciye geliyor.. Tiyatroların önemini anlatıyor, anlatırken dokunduruyor dedim ya. Eh, tiyatro kadar tiyatro seyircisi olmak da önemlidir. Ki asıl vurgu da budur belki. Fakat salonda bir kişi horlaya horlaya uyuyordu. Hiç beğenmesen, sıkılsan saygıdan bir doğru durman lazım. Arkamda da salon çalışanları kola içiyordu. Hem de öyle böyle değil, 2.5lt’lik pet şişe.. Oyun boyunca salona girip çıkanlar da cabası.. Gerçi onları tepkiler de ilgilendirmiyor. Gülmesinler, eğlenmesinler hatta sıkılsınlar. Yeter ki anlasınlar…
Eğer siz bir tiyatro izleyicisi olduğunuzu düşünüyorsanız ve oyunu izlemek istiyorsanız, 30 Mayıs Cuma günü saat 20.00‘de Barış Manço Kültür Merkezi‘nde olmalısınız..
Medeniyet Tiyatrosu taş devrinden günümüze oynanan oyunları, tiyatronun evrimini sergiliyor. Özellikle tiyatro’un yıkılışını anlatan oyun müthişti. Ben sırf o 3-4 dakikalık bölüm için bile izlemenizi tavsiye edebilirim. Basit figürlerle, kendini tekrar eden bir sesle, dialogsuz bir anlar dizisi ancak bu kadar ürpertici olabilirdi..
Yazacak çok şey var daha ama, bu kadar uzun yazdım mı da okuyan sayısı 5′i geçmiyor. Son sözümü söyleyeyim bari; bu oyunu izleyemeseniz bile gidin tiyatro izleyin. Tiyatroların yıkımının sürmesine, kültür yoksunu nesiller yetiştirilmesine izin vermeyin. Bu gençler siz onları izlemeseniz bile amaçlarına ulaşmış olacak…
5 Mar
Google çeşitli özel günlerde veya bayramlarda o çok sevdiği logosundan vaz geçip Doodle adını verdikleri temalı alternatif logoları kullanıyor. Geçen yıla kadar Türkiye’nin hiçbir önemli günü Doodle‘a tema olmuyordu. Daha sonra bir grup gencin açtığı isyan sitesiyle Google bize cevap vermiş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nı bir Doodle ile kutlamıştı..
Ve bu yıl Google, 23 Nisan Doodle’ı için bir yarışma düzenliyor. Birinci olan logo 23 Nisan’da Google logosunun yerine geçecek. Logo’nun sahibi ise 24″ Apple iMac‘in sahibi olacak. Dereceye giren ilk 10 kişi Google Lava Lamps ve ilk 30 kişi Google Katılım Belgesi‘nin sahibi olacak.
Yarışmanın sitesi şöyle:
http://www.google.com.tr/logoyapsana
2 Mar
Efenim PC World‘ün ödüllü Kaptıkaçtı Oyunu 3 Mart Pazartesi sabahı 09.00′da başlıyor. Oyunu ben kodladım. Dolayısıyla bu girdide (entry ulan?) PC World‘ün değil kendimin reklamını yapıyorum. (NaturelGS! PHP‘de öncü, kodlamada lider…(yalan)). Bu ödüllü oyunda benim için mühim bir diğer husussa, oyun sırasında çıkacak en ufak bir arızada sevgili yayın müdürümün kudretli gazabına (bi arkadaşa bakma bahanesiyle) uğrayacak olmam..
Şakası bir yana oyunda çok değerli iki ödül var hakikaten. Bunlardan biri 150 lira değerinde Logitech Momo (bu aletin adına hastayım). Diğer ödülse 100 lira değerinde Logitech x240 2.1 Ses Sistemi (Valla evde 5+1 sistemim var, yine de bunu isterdim. Çok sağlam bir şey. Kaçırmayın bence)
İki ödül için farklı zamanlarda yarışılıyor. Onu da siteden kopi/peys habercilikle aktarayım hemencecik..
Sabah 9 ile gece 12 arası ödül Logitech Momo
Her gün saat 09:00 ile gece 00:00 saatleri arasında Logitech Momo Racing Force Direksiyon Seti için yarışacaksınız. 150 YTL değerindeki Logitech Momo’yu kazanmak için toplam 25 hakkınız olacak.
Gece 12 ile sabah 9 arasında ödül Logitech X240 ses sistemi
03 Mart Pazartesi gecesi saatler 00:00′ı gösterdiğinde ise Logitech x240 2.1 ses sistemi için yarış başlayacak. Cuma gününe kadar her gün gece yarısından sabah 09:00′a kadar arasında Logitech x240 2.1 ses sistemi için yarış devam edecek. 100 YTL değerindeki x240′ı kazanmak içinse toplam 20 hakkınız olacak.
Vesile ile kodlama sürecim boyunca bolca kafalarını sevdiğim iki herife teşekkür ederim. Selimcim ve Muzaffer Akyıl