Etiket: Tiyatro

Tiyatronun Alternatifi Yine Tiyatro

Tiyatronun Alternatifi Yine Tiyatro

Son zamanlarda, özellikle konvansiyonel medyada bazı tiyatro topluluklarından genellik küçümser bir dille “alternatif tiyatro” diye söz edildiğini görüyorum. Her zaman bu küçümser hal olmasa da, alternatif tiyatro kavramı iyice yerleşti dilimize. Ben ise bundan oldukça rahatsızım ve her duyduğumda “alternatif tiyatro yoktur” diye haykırmaya çalışıyorum.

Görsel Samuel Beckett’in Not I oyunundan. Kaynak Vimeo. İngilizcesi de şurda.

Çünkü alternatif tiyatro yoktur. Sadece tiyatro vardır. Peki nereden çıkıyor bu kavram? Hangi tiyatrolar alternatif? Kime veya neye alternatif bunlar? Gözlemlediğim kadarıyla tiyatroları şu şekilde kategorize ediyoruz: Devlet Tiyatroları (DT), Şehir Tiyatroları (ŞT), özel tiyatrolar ve alternatif tiyatrolar.

DT ve ŞT’den hiç bahsetmeyeceğim. TÜSAK’tan, eski güreş hakeminin ŞT Genel Müdürü olmasına tartışmalı çok hadise var. Kabaca ikisi de devletin yönetiminde olan, giderek bağımsızlığını yitiren ama hala bir şekilde çok ucuza, çok değerli oyunları oynayan tiyatrolardır. DT’nin tüm ülkeye tiyatro izletmek gibi önemli bir misyonu vardır. Devamını oku →

Haziran 27 / 2015
Yazar Simto ALEV
Kategori Tiyatro, Yorumsal
Yorumlar Yorum Yok

Valla senden çok geziyorum

Kerem Görsev

Fotoğraf: Nur Aydoğan

Son zamanlarda kendimi daha fazla dışarı atmak için fırsat kolluyorum. Hatta daha fazla konser ve tiyatro izleyebilmek için çaba sarfediyorum. Katıldığım etkinlikleri, özellikle sanat ile ilgili olanları da kasti olarak görmemişler gibi paylaşıyorum. Hatta artık katıldığım ve katılacağım etikliklerin bir listesini de açık ortamda tutmaya başladım.

Aslında sayıları bana kalırsa çok fazla değil; hatta az. Buna karşın gören birkaç kişiden “valla benden çok geziyorsun” şakasını duydum. Ben de buna cevap verme bahanesini kullanarak, benim için bu etkinliklerin önemini anlatmaya karar verdim. Devamını oku →

Aralık 30 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar Yorum Yok
Etiketler ,

YOTA Komedi Sahnesi’nde doğaçlama tiyatro

yota1

Her ne kadar tiyatroyla bir türlü yeterince yakın bir münasebet kuramasam da; doğaçlama tiyatroya da her zaman ayrı bir ilgim oldu. Doğaçlama tiyatro çok da yeni bir şey değil. Modern anlamda ilk örneği 1930’lara kadar dayanıyor. Ama tiyatroda doğaçlama sanırım her zaman vardı. Doğaçlama tiyatro, geleneksel Türk tiyatrosunda da tulûat adıyla kendine yer bulmuştur. Özellikle Avrupa’da eğitimde de kullanılıyor. (daha fazla bilgi)

Türkiye’de doğaçlama tiyatro ile komedi, ilk olarak televizyonda da yer bulmasıyla Mahşer-i Cümbüş ile bilinir bir hal aldı. Ardından hem var olan doğaçlamacılar daha çok bilinir oldu, hem de yeni yeni doğaçlama tiyatro grupları oluştu. YOTA (Yersiz Oyuncular Tiyatro Atölyesi) da Türkiye’deki başarı doğaçlama tiyatro ekiplerinden biri. Devamını oku →

Kasım 05 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Tiyatro
Yorumlar Yorum Yok

Gri Sahne’nin yeni oyunu Felaket prömiyer yaptı

felaketGeçtiğimiz ay Gri Sahne‘den söz eden bir yazı yazmıştım. Bana çok yakın konumlanması ve tekerlekli sandalye ile oyun izleme imkanı vermesi Gri’yi benim için bir parça daha önemli kılmıştı. “Burada oyun izleyebilir miyim?” Derken gördüğüm ilgi, yönetmen ve oyuncuların yansıttığı heyecandan sonra gidip en az bir oyun izlemek de farz olmuştu. Oradaki  ilk deneyimimi geçtiğimiz cuma akşamı prömiyer yapan Felaket‘le yaşadım.

Gri Sahne’nin programında şu an üç oyun var. Bunlardan ilki Samuel Beckett’in sekiz kısa oyunundan oluşan Kısalar. Bu oyunlardan bazıları ilk kez Gri tarafından sahnelenmiş. İkincisi ise Harold Pinter’ın 2000 yılında yazdığı son oyunu Kutlama. Bu oyun da Türkiye’de ilk kez Gri tarafından sahneleniyor. Ve  son olarak da Gri Tiyatro Laboratuvarı çalışmalarıyla ortaya çıkan Felaket! Devamını oku →

Mayıs 15 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Tiyatro, Yorumsal
Yorumlar Yorum Yok

Gri Sahne

Gri SahneGri Sahne, İstanbul Şişli’de birkaç ay önce açılmış bir tiyatro kafe. Şişli’de oturduğum için en azından haftada bir kez önünden geçiyorum ama hiçbir zaman içeri girmedim. Biraz denk gelmediğinden, biraz da tiyatroların engelliler için pek de uygun olmadığını bildiğimden hep önünden geçip gittim. Geçtiğimiz Cumartesi günü ise, kapısına yanaşıp içeride oyun izlemenin benim için ne kadar uygun olduğunu sordum.

Görüştüğüm kişi (ya adını anımsamıyorum, ya da tanışmadık) sözlü cevap vermek yerine “buyrun kendiniz bakın” diye beni içeri davet etti. Ben “aman zahmet etmeyin, sadece bilgi verin” derken kendimi içeride buldum zaten. Kırık kaldırımdan ve kapının ardındaki 2-3 basamaktan hızlıca geçtiğimizde küçük, şirin bir kafeye de girmiş oldum. Biraz ileride de “sahne” yazan bir kapı vardı. Devamını oku →

Nisan 08 / 2013
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

Muhafazakar Sanat

Başlığı yazarken sonuna “olur mu”, “olmaz mı” gibi ekler yapmayı düşündüm. Sonra da soru eklerinden kurtulup kesin hüküm vermeyi “olmaz” diye. Durup yine vazgeçtim. Sadece “Muhafazakar Sanat” diye bıraktım. Çünkü olurunu olmazını tartışmak bizi kavramsal bir hataya sürüklüyor.

Malum; geçtiğimiz haftanın gündemlerinden biri Şehir Tiyatrolarının yeni yönetmeliğiydi. Yönetmelik tek başına tartışılsa iyi. Üzerine bir de “muhafazakar sanat” tartışması çıktı yayınlanan bir manifesto ile. Tiyatroyu bürokratların eline bırakan yönetmelik saçmalığı, sanatı muhafazakarlaştırma düşüncesi tüm şiddetiyle baskısına devam ederken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gafletle İBB Şehir Tiyatrosu’nu özelleştirme fikrini ortaya atarak tuz biber ekti. Yine yetmedi, “sanat toplum için yapılır. Bunlar sanat için yapıyor” cümlelerini laflarına ekledi. (fotoğraf: Galip Kürkçü) Devamını oku →

Mayıs 14 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Tiyatro, Yorumsal
Yorumlar 3 Yorum