logo

Bundan 5 gün önce Adobe firması Flash Player’ın 11. sürümünü yayınladı. Kendi sayfasından yüklemek mümkün. Belki bunun üzerine Flash’daki yenilikleri ve Adobe Flash CS6′dan beklentileri içeren bir güzelleme yazısı yazmak gerekirdi ancak özellikle HTML5, CSS3 gibi teknolojilerle birlikte Flash’tan iyice soğuyan bir arayüz geliştiricisi olarak tamamen sessiz kalmayı tercih etmiştim. Ta ki sorunlarla boğuşana kadar…

Öncelikle şunu belirteyim, Google Chrome kullanıcılarının bu gibi güncellemeleri yapmasına gerek yok. Flash gibi eklentiler Google Chrome içinde geliyor. Chrome güncellendikçe, onlar da güncelleniyor. Dahası, Chrome kendini sessiz sedasız güncelleyerek size iş çıkartmaz. Sadece Adobe’nin sorunlu iş üretebileceğini hesap etmemişler. Malesef Google aramasında benimle aynı soruna sahip yüzlerce kişi bulmak mümkün. Sorun mu?

Sorun şu; Youtube gibi bir iki site hariç, hiçbir sitede Flash dosyaları ya çalışmıyor ya da tam çalışmıyor. Dosya upload’ı (karşıya yükleme) için Flash kullanan servisler de çalışmıyor. Twitter’a bir resim bile yüklenmiyor. Dahası, Chrome sürekli “Shockwave Flash eklentisi çöktü” diye uyarı veriyor(du). Delirmemek mümkün değil. Biraz araştırma, biraz kurcalama ile bulduğum çözüm Flash Player’ın eski sürümüne geri dönmek oldu. Size nasıl yaptığımı anlatacağım. (daha fazla…)

Yandex.com.tr açıldı!

Yandex, geçtiğimiz hafta Esma Sultan Yalısı‘nda düzenlenen özel bir davetle kendini internet kullanıcılarına tanıtıp, Türkiye pazarına girdiğini duyurdu. Lansmanda Rusya’nın lider arama motoru Yandex’in geçmişinden, Türkiye’ye girişinden, farklarından detaylıca bahsedildi. Ben de davetliler arasında yer alarak, gördüklerimi, dinlediklerimi bu yazıda paylaşmak istiyorum.

Davet bana ilk ulaştığında, çok önemli bir gece olmasına rağmen kararsızca reddettim. Ortada Google gibi bir dev var. Lansmana günler kala Yandex’in sitesi hala Türkçeleşmemiş haldeydi ve benim Yandex’in geleceğine dair önyargılı bir umutsuzluğum vardı. Fakat devam eden ısrar ve artan merakımla katılmaya karar verdim.

Yandex.com.tr Esma Sultan, benim yaşam sınırlarım için fazla lüks bir mekan. Ancak bu kadar şık ve pahalı bir mekan seçimi hem davetlilere verdikleri değeri, hem de özgüvenlerini simgeleyen önemli bir detay olarak görünüyor. Nitekim gece neredeyse kusursuzdu. Her şey için özenle çalışıldığı açık. Ancak daha önemlisi, sunum ve yemek öncesi koktelyde Yandex Türkiye çalışanlarının davetlilerin yanına gelip tanışmasıdır. Bana kendini tanıtan tüm Yandex ekibi, benim hakkımda az çok fikir sahibiydi. Kim olduğumu, ne yaptığımı kafi miktarda biliyorlardı. Daha önce hiçbir bağlantımızın olmadığını düşünürsek, davetliler için de özenli bir çalışma içerisine girdiklerini söyleyebiliriz. (daha fazla…)

  • 6 Comments
  • Filed under: İnternet, Yorumsal
  • Başlıkta deyimi İngilizce (freelance) kullandım zira çok da iyi bir Türkçe karşılığı olduğuna inanmıyorum bu sözcüğün. Kabaca bağımsız ve geçici anlamlarında olduğunu söyleyebiliriz. Eski Türkçe’deki muvakkat sözcüğünün ise en güzel Türkçe karşılık olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen yazının devamında kullanmam gerektikçe İngilizcesini kullanacağım.

    10 yılı aşan iş geçmişimde, uzun dönemler yalnızca freelance çalışarak para kazandım. Bir şirkete bağlı olarak çalıştığım dönemlerde de zaman ve şirketin sınırları uygun oldukça freelance işler yaptım, yapıyorum ve yapacağım. İnternette farklı alanlarda para kazanmaya çalışsam da asıl olarak yaptığım iş arayüz geliştirmedir. Yani web tasarımlarının tarayıcılarda (browser) görüntülenebilir ve kullanılabilir olmasını sağlıyorum.

    Benden, kendileri için çalışmamı isteyenlerin bazıları “şunun gibi bir siteyi kaça yaparsın”, “bizim bir proje var, kaç paraya yapıyorsun sen” gibi sorular soruyor. Bazen de “sayfası x lira”dan bu işi üstlenen insanların ilanlarını görüyorum. Ancak her işte olduğu gibi, arayüz geliştirmede de bir takım bütçelendirme kriterleri vardır ve olmalıdır da. Aşağıda, benim için önemli olan kriterleri yorumlarımla listeleyeceğim. Hepsinden önce söylemem gereken, tasarımı görmeden hiçbir şekilde bütçe belirliyemiyor olmam. (daha fazla…)

    22 Ağustos

    15 Mayıs’da üçü ülke dışında olmak üzere 35 kadar şehirde İnternetime Dokunma! diye yürüyoruz, malum. Çünkü 22 Ağustos tarihinde filtre paketleri devreye giriyor ve bir ayağı çukurda internetimiz, mezara düşüp toprak atanını bekler hale geliyor. Bu yüzden sözlüklerin, çeşitli sitelerin, sansür karşıtı bağımsız oluşumların, internet ile ilgili derneklerin deteği ile, hukuksuz internet düşmanı kararlara karşı yürüyoruz!

    Ben 22 Ağustos konusunda yazmayacaktım aslında. Televizyonlarda Sedat Kapanoğlu, İsmail Hakkı Polat, Gökhan Ahi, Başak Purut, Yaman Akdeniz gibi konunun uzmanı insanlarla birlikte, konuya dahil olmuş pek çok isim (sözlük kurucuları, yer sağlayıcılar, dernek yöneticileri, sosyal medyacılar) 22 Ağustos’da neler olacağını ve BTK başkanı Tayfun Acarer’in nasıl göz göre göre yalan söylediğini açıkça anlattı.

    Buna rağmen BTK’ya inanıp paketlerin tercihli olduğuna ve standart paket ile hiçbir şeyin değişmeyeceğine ikna olan insanlar var. O halde ben de anlatayım dedim. Sen de anlat! Herkes bir kere daha anlatsın farklar ve derdimiz anlaşılana kadar.

    Filtre paketlerinin tercihe bağlı olduğu doğru. Standart pakettekiler için fazladan bir filtreleme olmayacağı da doğru. Ancak standart pakette kalanlar için hiçbir şeyin değişmeyeceği yalan. Bugün hangi siteler yasaksa, standart pakette de onlar yasak olacak. Tek farkı uygulamadaki teknik detaylar. Bu teferuatları basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım. (daha fazla…)

  • 10 Comments
  • Filed under: İnternet
  • Bi' Büyük Blog