logo

Nokia N8 deneyimi – 2 Yazılım

Nokia N8′i test etmeye devam ediyorum. Bu yazının içeriği benim en çok takıntılı olduğum konu yazılım üzerine olacak. Gerektiği yerde donanımdan da söz edebilirim. Nokia yazılım konusunda beni hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. Yavaşlık, yetersiz uygulama desteği, gelişemeyen bir işletim sistemi. Sorunlar bitmiyor.

Nokia, her şeyden önce kullandığı işletim sistemini bu telefonda yenilemiş. Artık Symbian 3 kullanıyor. Tahmin ediyorum eski cihazlarında bu konuda bir sürüm yükseltmesi yapılmayacak. Symbian 3, çok fazla gözle görülür yenilik getirmiyor. Güncel sürümün getirdiği yeniliklerin büyük bölümü arkaplanda gerçekleşmiş. Elbette bu değişiklikler önyüzde pek çok işleve yansımış olsa da son kullanıcının işletim sistemine bağlayacağı düzeyde değil. Bu yeniliklerin tamamı Symbian’ın web sitesinde listelenmiş.

Symbian üzerinde yapılan bu arka plan değişikliklerinin tamamı performans, daha fazla donanım desteği ve yeni teknolojilerle daha fazla uyum ile ilgili. Bunlar olması gerekenler. Oldukça önemli, kararlı gelişmeler. Fakat son kullanıcı olarak N8′i kullanmaya başladığımızda, ilk dakikalardan itibaren sıkıntılarıyla karşılaşmamız olası.

Elime ulaştığı gibi cihazı kutusundan çıkarttım, sim kartımı taktım, açma/kapama tuşuna basıp pin kodumu girdim. Ana sayfa (Home Screen) ile ilgilenmeden önce menü tuşuna, sonra “Uygulamalar” ikonuna tıkladım. O andan itibaren telefon birkaç dakik hiçbir şeye tepki vermedi.
Bu yazının devamını oku »

[İzledim] Çakallarla Dans

17 Aralık Cuma günü vizyona girdi Murat Şeker’in Çakallarla Dans’ı. Ben de aynı gün 14.00 seansında filmi izledim. Biraz da gereklilikten, farklı bir zamana alamadım izleme zamanını. Haftaiçi, buz gibi havada filme bir parça olsun isteksizlikle gittiğimi söyleyebilirim. Film -Barış Manço – Cacık ile- başladığı andan itibarense neşem yükselmeye başladı. Film aktıkça daha çok eğlendim.

Filmleri yönetmenleriyle takip etmeyi tercih ederim. Bazı yönetmenleriyse özellikle takip ederim. Bir “Kubrick filmi” izlemek başka bir şeydir mesela. Yakın dönemde ismiyle takip ettiğim Türk yönetmenler de var. Onur Ünlü, Ümit Ünal, Çağan Irmak gibi isimler Türk sinemasına farklı bir tat kattılar. Kendi idealleriyle yeni bir yol çizdiler ve gerçekten “Türk filmi” yaptılar.

Murat Şeker de benim böyle takip ettiğim bir yönetmen; Türk sinemasını var eden ve bitişiyle yakın zamana kadar yılda en çok 10-15 film çektiğimiz kısır döngüyü başlatan Yeşilçam kültürünün temsilcilerinden olmuş. Bir yandan Yeşişcam tavrını sürdürüp, bir yandan da günümüz gerçekliğinden faydalanarak ortaya güzel işler çıkarıyor.
Bu yazının devamını oku »

Nokia N8 deneyimi – 1 Bağlantılar

N8′e Başlarken yazımda, donanımla çok da ilgilenmediğimi söylemiştim. Bu donanımı tamamen es geçeceğim anlamına da gelmiyor. Hatta itiraf edeyim, atlamamam gereken detaylar da buldum. Bu sebeple uzun bir yazı yazacak gibiyim. CPU, Megapiksel, RAM, bağlantı yolları, yazılı olan şarj süresi vb. detayları etraflıca zaten ufak bir aramayla bulabilirsiniz. Bu yüzden bazılarından sözetsem de burada listelemeyeceğim. Hazır bir listeyi Nokia’nın web sitesinde bulabilirsiniz.

Nokia N8′in getirdiği en dikkat çekici yenilik (ya da benim en çok dikkatimi çeken) bağlantı noktaları. Cihazın standart USB çıkışı ile birlikte, bir de USB giriş özelliği var. Bir diğer bağlantı noktası ise HDMI çıkışı. Zamanımın bir kısmını da bu bağlantı noktalarına ayırdım.

HDMI Çıkışı sayesinde, LCD televizyon, HDMI desteği olan bilgisayar monitörleri gibi araçlara görüntü ve  sesi (N8 Dolby Digital ses veriyor) yüksek kalitede aktarmak mümkün. N8, HDMI çıkışı ile 720p çözünürlüğe kadar görüntü aktarabiliyor. Bu opsyonun en keyifli olduğu alanın kesinlikle oyunlar olduğunu düşünüyorum. Ben uzun süre Need for Speed Shift HD ile elimde telefon, televizyon karşısında vakit geçirdim.
Bu yazının devamını oku »

Aranacak müşterileri doğru seçmek gerek

Az önce Cep telefonum çaldı. Arayan TTnet’ti. ADSL hattı benim adıma değil. Ancak müşteri için hazırlanmış yönetim panellerinden kendi adımı, soyadımı, telefon numaramı vererek asıl kullanıcının ben olduğumu tanımlamıştım. Bu nedenle de benim telefon numaramı çevirdiler, ancak benim değil asıl hat sahibinin ismini telafuz ettiler. Telefon numaramı okuyup adımı okuyamamalarını gözardı ettim. “Kendisi değilim ama benimle görüşebilirsiniz.” dedim.

“Öncelikle hizmet kalitesi blabla kayıt edilmektedir. Sizi bir kampanyamızı tanıtmak için aradım. 2 Mbit müşterimizsiniz ancak 24 ay…” derken sözünü kestim. “Eğer 8Mbit’e kadar olan tarifeyi söylecekseniz istemiyorum” dedim. (bu tarife ucuza 8Mbit veriyor ancak 15gb dowload’dan sonra hız 512Kbps’ye düşüyor) Kadın biraz afalladı. Daha önce de aynı kampanyayı tanıtmak için birkaç kez aradıklarından (her seferinde kibarca hayır dedim) bu defa dayanamayıp tepki gösterdim.

“Yalnız şunu söylemek isterim, aradığınız müşterileri doğru seçmelisiniz.” dedim. “Ben aktif olarak download yapmadığım halde aylık 30gb’lik bir kullanımım var.” Bu defa sözümü o kesip, önemli bir şey değilmiş gibi 15gb’den sonra sadece hızın 512Kbps’ye düştüğünü söyledi. “Ayrıca ben bir Tivibu kullanıcısıyım. Caiz tabiri ile Tivibu hayvan gibi veri indiriyor. 15gb’yi geçmemesi mümkün değil. 512 ile de Tivibu çalışmaz.” diye ekledim.

“Anlıyorum, istemiyosunuz yaane” diyerek kapattı telefonu…

Bi' Büyük Blog