Kategori Yorumsal

Gökkuşağındaki griden merdivenler

merdiven_gokkusagiBlog yazmak enteresan bir mevzu. Yazarlarından ilgi bekliyorlar. Bir süre yazmadın mı hemen küstüğünü hissettiriyor yazarına. O vakit yazmak da zor; sanki daha fazla gücendirecekmişsin gibi. Bir de başka yazım sürecine daha girdim. Takip edenler biliyor, farkediyor. Biraz daha şekillenirse uzun uzun anlatacağım yine blogda. Bu yüzdendir yazamamam işte epeydir.

Her neyse; Gezi süreciyle birlikte neredeyse hiç yer vermediğim siyasi meseleler şu dönem blogun ana ekseni oldu adeta. Bu yazıda onlardan birisi olacak. Konu malum; Fındıklı, Beyoğlu’ndaki (fotoğrafta da görünen) merdivenler bir vatandaş tarafından rengarenk boyandı. “Siyasi” dedikten sonra merdivenden ve boyadan bahsetmek ne kadar aptalca görülse de; şu günlerde düşen yaprağın bile hesabı sonbahardan çok siyasete ait gibi.

Mesele aynı işte… Mesela “mesele merdiven değil arkadaş, sen hâlâ anlamadın mı” uyarlama cümlesiyle çıksam, hiç de yadıgarnacak bir hal olmaz. “Ne olmuş o merdiveni boyadıysa, beriki onunkini tuttuysa” demek de var ama daha ne olsun? Az bir suç muydu belediyeden izin almadan birkaç basamak merdiveni rengarenk boyamak? Üstelik seçilen renkler gökkuşağının renkleri olmakla beraber, LGBT bireyleri temsil eden bayrağın da renkleriydi. Kim bilir hangi ahlaksız düşüncelerle boyandı o merdivenler rengarenk. Kim bilir kimler sevişecekti o merdivenlerde… Devamını oku →

Eylül 02 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar Yorum Yok

Biz nasıl bölünebiliriz?

2013-07-29 18.41.15Mayıs ayının sonunda başladı Gezi Parkı eylemleri. Benim Gezi Parkı ile olan mücadelemse 2012 yılının Kasım ayında başladı. Taksim Meydanı’nı yayalaştırma projesi kapsamındaki çalışmalar nedeniyse metrodan tekerlekli sandalye ile meydana çıktığım asansör yıkılmıştı. Geriye kalan tek çıkış Gezi Parkı’nın içinde. Parka çıkmak çok zor değil ama parkta hareket etmek de pek kolay değil. Metrodan meydana 2 kişinin yardımı ile ancak 61 dakikada ulaşabildim. Çıkan haberler ve bireysel başvurularım kâr etmeyince, bir imza kampanyası başlattım. 4 Aylık bir mücadele ile Mart ayında zafere ulaştım.

Mayıs ayının sonunda malum Gezi Parkı eylemleri başladı. Süreç boyunca olabildiğince destek verdim ama bu yazının konusu doğrudan Gezi eylemleri olmadığı için konu üzerine fazla bir söz söylemeden kendi derdimle devam edeceğim. Ama hatırlatmakta fayda var; bu eylemler sırasında her milletten ve siyasi görüşten, birbirine düşman gibi gösterilen kimseler kolkolaydı. Devamını oku →

Ağustos 11 / 2013
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

Gezi’ye girdim, polislerle konuştum, müdahaleden de ucuz yırttım

2013-07-06 15.02.58Taksim Gezi Parkı 3 haftayı aşan bir zamandan beri halka kapalı. Gerekçe içeride yapılan temizlik ve yenileme çalışmaları. Eylemlerden sonra bir parkı onlarca polisin koruması ise bu gerçekten bir çalışma olsa da bu gerekçeye inanmayı güçleştiriyor. Hatta inanmıyorum! İki hafta önce polis amirlerinden izin alıp parka girdiğimde, parkın iki gün sonrası açılacağını öğrendim. Açılmayınca bugün tekrar o parka girmeye karar verdim ve gittim.

İş benim için inada bindi bir defa. Çünkü özel araç kullanmadan, Taksim Meydanı’na tekerlekli sandalye ile çıkmanın tek yolu Gezi Parkı‘ndaki metro asansörü. O da kapalı! Evden çıkmadan evvel Ulaşım A.Ş’yi arayıp sordum. Emniyetin asansörü kapattığı bilgisini verdi. Emniyet kapattığı için hiçbir şey yapamazlarmış. “Tek çıkışım o ama” dedim, sadece “Evet” diyebildi telefondaki kadın. “Taksim’e gitmeyeyim mi o zaman?” dedim. Cevapsız kaldı. Diyalog kurmayı beceremeyince teşekkür edip kapattım. Kardeşimle birlikte Taksim’e doğru yola çıktık. Devamını oku →

Temmuz 06 / 2013
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

Gay misin? Merak ediyoruz

melih_gokcekDün LGBT  Onur Yürüyüşü’nün 21.’si düzenlendi. On binlerce lezbiyen, gay, biseksüel, trans ve onları destekleyen heteroseksüeller Taksim’den Tünel Meydanı’na yürüdüler. Ben de aralarında olmak istedim ama olası bir polis müdahalesinde kaçma şansım çok az olduğu için annem müsade etmedi. Her yan o kadar polis dolu ki; sokağa çıksam bir şey olacakmış gibi tedirgin oluyor kadın. Haksız değil.

Her neyse, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek, twitter hesabında yürüyüşe katılan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’e “Merak ediyoruz, gay misin?” diye sormuş. Eğer silmezse buradan ilgili tweet’e ulaşabilirsiniz. Silerse, aşağıdaki ekran görüntüsü ile yetinmeniz gerekecek. Twitter’da bu konuda fikrimi açık eden birkaç tweet attım. ([1], [2], [3], [4], [5]) Hızımı alamamış olmalıyım ki bir de blog yazmaya karar verdim.

gaymisin Devamını oku →

Temmuz 01 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 1 Yorum

5 Soruda Facebook’u boykot etme hatası

facebook_boykotSon günlerce birçok Facebook kulanıcısı Gezi eylemleri sırasında yazdıklarımızdan dolayı bilgilerimizi hükümetle paylaşıyor diye Facebook’u türlü şekilde (reklamlara tıklamamak, hesabı kapatmak, statü olarak dilekçe yazmak vb.) boykot etmeye karar verdi. Boykot çoğu zaman etkili bir silah olsa da, bazen neyi boykot ettiğimizden yeterince emin olamıyoruz. İçinde bulunduğumuz günlerde de dezenformasyonların yarattığı kirlilik Facebook’u boykot etmenin yersiz ve hatalı olduğunu görmemize engel oluyor.

Boykotun en çok konuşulduğu günlerde Üstün Üzüm bu konuda detaylı bir blog  yazdı. Ben de her ilgili ile bu linki paylaştım. Her şeye rağmen boykotçuları görmeye devam ettiğim şu günlerde hem kaynak sayısını arttırmak hem de kendi görüşlerimi eklemek için bu yazıyı yazmaya karar verdim.  Devamını oku →

Temmuz 01 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 1 Yorum

“Çapulcu”dan “Chapulling”e

chapullingBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı’nı korumak için parkta bulunan küçük bir grup insana “3-5 çapulcu” dedi. Sonra o grup Başbakan’ın süren hakaretleriyle, tehditleriyle ve en önemlisi polisin uyguladığı acımasız şiddetle o bir grup insan önce yüzler, binle oldu; sonra milyonlar… Başbakansa Gezi Parkı eylemine katılan veya destekleyen herkesi “bunlar” diye ayrıştırıp, “çapulcu” demeyi sürdürdü.

İki gün sonra eylemlere sebep olan ilk kıvılcımın birinci ayı dolacakken yaşanan her şeye hakim olmalısınız zaten. Eylemciler, çapulcu sözünü kabul etti. Her biri kendini çapulcu saydı. Oyuncular, müzisyenler, iş adamları bile “ben de çapulcuyum” dedi. TDK’ya baktığımızda ise bu sözcüğün anlamı şu (iddialara göre bu anlam Başbakan’ın ifadesinden sonra yazılmış): “Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan” Başka kaynaklara ve TDK’daki önceki tanıma göre ise “yağmacı” anlamına geliyor bu sözcük.

Yani neresinden tutsan hakaret, neresinden tutsan aşağılama. Şöyle yolda, okulda, iş yerinde vb. biri böyle bir laf etse birine muhtemelen ağzının orta yerine aldığı bir kafa dabesi sonucu iki dişi eksilir. Son derece provokatif olan bu sıfatı eylemcilere yakıştıranın aldığı yanıtsa tahminimde olduğu gibi şiddet değil, “madem öyle diyorsun, biz de çapulcu oluruz” tavrıdır. (Başbakan umduğu kaotik ortamı yaratamayınca muhtelemelen daha çok öfkelendi.) Tabii çapulcu olmak da kolay değil. Devamını oku →

Haziran 26 / 2013
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar Yorum Yok