Başlığa son günlerin moda deyimi “kesin bilgi”yi de eklemek isterdim ama artık hiç kimseye, hiçbir şeye güven duyamadığım için diyemiyorum. Ben bugün Gezi Parkı’na giderken yaşadıklarımı ve diyaloglarımı olduğu gibi aktaracağım ama siz de bana güvenmeyin.
15 Haziran akşamı İstanbul Valisi H. Avni Mutlu’nun “müdahale olmayacak” açıklamasına rağmen polisin orantısız değil, tüm şehri saran ve kapalı ortamlarda çocukları dahi gaza boğan acımasız saldırısı herkesçe biliniyor. Bu şekilde park boşaltıldı. Ertesi gün parka yeni çiçekler ve ağaçlar ekilmeye başladı. Yapılan açıklamalara göre her şey normale dönmüş, Taksim halka açılmıştı. Tek bir sorun vardı, Gezi Parkı’na insan sokmuyorlar. (Nasıl diyor Amerikalılar; WTF?)
Bu durum tek başına oldukça vahimdir. Dün yıkacağın parka olayları tırmandırıp sonradan ağaç dikmek, insanları kovup belediye işgali başlatmak ve parka kimseyi sokmamak, her zaman halkın olduğu Taksim’i halka açmak ve en önemlisi “temizledik” mesajı vermek son derece acı verici. Gezi Parkı yasağını benim için daha da vahim hale getiren bir detay daha vardı. Taksim’e tekerlekli sandalye ile çıkmamın tek yolu Gezi’den geçiyordu. Nasıl olacak? Bugün bu sorunun cevabını almak için parka girmeyi denedim. Devamını oku →



