Kategori sosyal medya

Bir sosyal medya başarısızlığı ifşası: Ylmz Mrgl

Dün öğle saatlerinde Facebook’umda ilginç bir arkadaşlık teklifi gördüm. İlginç, çünkü teklifi yapan Yılmaz Morgül’dü. On sekiz de ortak arkadaşımız var. Herhalde sahte hesaptır, biri eğleniyordur diye ilgilenmeden diğer 60 teklif arasında beklemeye bıraktım. Zaten ilgilenecek vaktim de yoktu. Ancak akşam saatlerinde bakmaya fırsat bulduğumda hesabın gerçekten Yılmaz Morgül olduğunu anladım. Aynı hesap bilgisini Twitter hesabına da yazmış zira.

O an tek düşündüğüm şey bu işin ne kadar saçma olduğuydu. Birbirimizi internette takip etmiyoruz, hiçbir diyalogumuz olmamış. Dolaylı yoldan dahi bir bağımız, ortak bir tanıdığımız yok. Çok saçma! Eh, madem bu kadar saçma, Twitter’da kendisine de “mention” ederek “ne iş” diye sordum. Sormaz olaydım!

Kendisini afişe etmekle suçlandığım gibi, bir sosyal medya başarısızlığına da tanık oldum. Şimdi tüm süreci, ekran görüntüleri ile aktarıp hem yorumlarımı yazacağım hem de “ifşa etme” suçlamasının pek de haksız kalmamasına sebep olacağım. Lütfen ekran görüntülerini aradaki yorumlarımla takip ediniz. (Resimlere tıklayarak tam boy görebilirsiniz) Devamını oku →

Eylül 18 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 1 Yorum

Meme ve sosyal medya üzerine

Daha şu yazının sadece başlığını görünce diyeceksiniz belki, “yazacak başka şey mi kalmadı Simto?” Kalmaz olur mu? Yazacak çok şey var ama bugün hangi biri bu kadar ilgi görüyor? Bir de şike davamız var ama o bitecek. Sonra yine memelere odaklanacağız. Tabii “meme ilgi görüyor, ben de memeleri yazayım” diye düşünmüş değilim. Öyle ilgi çekmek istesem, açar gösteririm zaten. Gerçi benimkilerin ilgi çekeceğini sanmıyorum ama bir denerdim şansımı. Ben bu ilgi ve buna tezat “aa! ne ayıp şey” tepkisi üzerine yazacağım.

2 farklı mevzu var yakın dönemde bu konu ile ilgili. Biri sadece benim gündemimi kapsayan bir meme krizi; diğeri ise Türkiye’yi sarsan Hilal Cebeci‘nin giderek açılan memeleri.

Kişisel olan konuda, bazı diyaloglar özelde yaşandığı için çok fazla detay veremeyeceğim. Ancak bir yazımda geçen “meme” sözcüğünün, bir kurumun hukuk sorumlularının gözüne takıldığını ve “küfür” olarak etiketlendiğini söyleyebilirim. En sağlıklı iletişim için, ilgili yazımda bir düzenleme yapmam gerekiyordu. Yapamayacağımı söyleyip, aracı kişilere “Bu küfür değil. Sadece bir organdan söz ediyorum. Hepimizin sahip olduğu bir çift organ.” Gerçekten de öyle. Arabuluculuk yapmaya çalışan arkadaşım, “belki yerine göğüs diyebilirsin” dedi. “Aynı şey değil ki; göğüs vücudun üst bölümü. Memeler de göğüs üzerinde” deyince birlikte gülmeye başladık. (Nihayetinde meme orada kaldı.)

Tahmin ediyorum, ayıbını sorgulayanların aklına meme deyince bir erkeğin dümdüz göğsü, yediğimiz yoğurdun, peynirin ham maddesi sütü veren ineğin memesi, yavrusunu emziren bir ana yerine, doğrudan seks partneri olarak seçilecek kadının memeleri gelip, bazı fantezileri gün yüzüne çıkıyor. Akıldan geçenler ayıp olunca da, kimin ne dediğinin önemi kalmıyor.

Konuyu anlatttım ama sadece konu özelinde değil her şey. Benim gözlemim en azından, çoğunluğun bana zıt yönde tavır aldığıdır. Aynı büyüklükte bir kitle de geçen haftayı Hilal Cebeci‘nin  memelerine takılarak geçirdi. Konuyu detaylı anlatmaya lüzum yok zannediyorum. Herkesin malumu. Sadece özetleyecek olursak, Hilal Cebeci, memelerini oldukça gösterir bir fotoğrafı Twitter’da paylaşıp “yatmadan önceki halim” dedi panpişlerine. Devamını oku →

Temmuz 11 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

Bi Büyük Fest’de bi büyük yağmur

25 Haziran Cumartesi gecesi, Yeni Rakı’nın bu sene 2’incisini düzenlediği Bi Büyük Fest vardı. Kuruçeşme Arena’da düzenlenen etkinliğin adı her ne kadar “fest” olsa da,  “Dünya’nın en büyük gazinosu” iddiasında olan etkinlik, 10.000 metrekare alana alana kurdukları gazinoyla iddialarında haksız değillerdi.  Gripin, Şevval Sam ve Emel Sayın‘ın sahne alığı gazinoya uğrayanlar (ya da festivale katılanlar)dan biri olarak o geceyi yazmak istiyorum.

Biletlerin 4 kişilik masada 480 liraya kadar çıktığı (bence uygun) ve en ucuz biletin (ayakta) 40 lira olduğu organizasyona katılım yoğundu. Biletix’den takip edenler biletlerin ne kadar hızlı tükendiğini görebildi. Bu yoğun katılıma rağmen festivalin dijital iletişimini yürüten Zarakol, Türkiye’deki en geniş kapsamlı iş blog yazarları iş birliğini yapıp, Bi Büyük Blog‘a katılan ilk 100 blog yazarına (ayakta) bilet verdi. İş birliği diyorum, Bi Büyük Blog‘da çünkü farklı alanlarda ve bir çoğunun sosyal medya diye anılan popüler mecralarda ünlü olmayan çok sayıda blog yazarının katıldığı gözlendi. Festival bitmesine rağmen katılımın hala açık olduğunu görünce, insanın aklına “iletişime devam mı?” sorusu gelmiyor değil.

Ben festivale blog yazarı olarak kazandığım biletle gittim. Bu kategorideki biletler diğerlerinden çok ucuz, daha az içerikli ve “ayakta” diye geçiyor olmasına rağmen, biraz uzak kalsa da sahneyi tam karşıdan, en iyi şekilde görüyordu. Bu nedenle masa alanlardan bir parça şanslıydık. Kategorimiz “ayakta” olmasına rağmen bolca bar taburesi ve stantlarla desteklenmişti.   Devamını oku →

Haziran 29 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

İnanılmaz Evlenme Teklifi’nin ardından

Birkaç gün önce, Türk Hava Yolları’nın “İnanılmaz Evlenme Teklifi” başlıklı video’su (yazının devamında video var) ortalıkta dönmeye başladı. Daha birkaç kez izlenmiş olmasına rağmen de viral yaftası yapıştırıldı. “Viral nedir?”, “Bu video viral midir?” hala tartışılan ve net olarak kavranamamış mevzulardan. Ben bu tartışma üzerine uzun uzun bir şeyler yazmayacağım ama bir içerik organik olarak viral etki ile henüz yayılmadan viral diyemeyiz.

Yine de viral diye sözedeyim; THY’nin bu viralinde en ilginç bulduğum detay, -Dipnot TV haberine göre- reklamı Okan Bayülgen‘in yeni şirketi Fakulte Reklam Ajansı‘nın hazırlamış olması. Okan’ın son zamanlarda sosyal medyaya hızla artan ilgisini görmemek mümkün olmasa da bu kadar büyük bir hamle beklemiyordum.

Şu an Youtube’da 350.000 izlenme sayısına sahip video’nun etkisi de bir başka detay. İnternette viral olarak yayılan pek çok video’nun onlarca replikasını görmeye hiç de yabancı değiliz. Bunlardan bazıları izlenmeye sayılarıyla: İdare Edemem Anne (2.8 milyon),  Mario’cu Kız (92 bin), Charlie Bit My Finger (308 milyon). Ancak ben ilk kez bir viral reklam filminin bu kadar replikasının ya de cevap video‘sunun çekildiğini görüyorum.

Aşağıda orijinal video ile birlikte, çekilmiş cevap ve replikalardan bazılarını paylaşıyorum. Bu videolar üzerinden başka örneklere de ulaşabilirsiniz. THY video’su viral mi tartışıladursun, bu kadar makarası yapılıyorsa istediği etkiyi yarattığını düşünebiliriz.

Devamını oku →

Nisan 22 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori sosyal medya
Yorumlar 7 Yorum

Damla Su, sosyal medyayı dinliyor

Sosyal Medya kategorisine ağırlıklı olarak gördüğüm hataları, yaşanan sorunları ve nadiren de başarıları yazıyorum. Bugün de başarılı bir aksiyonla sonuçlanan Damla Su hikayemi yazacağım. Bu yazı da aslında Damla Su’yu tebrik etmekten ziyade, iletişim eksikliği gösteren markalara bir eleştiri getirmek maksadıyla yazılıyor.

Olay, ilk ŞehirFırsatı siparişimle başladı. Günün fırsatında değeri 6 TL olan 19 litrelik damacadada Damla Su 1 TL’ydi ve 5 adetlik alım limiti getirilmişti. Evde günde 8-10 litre su tüketirken iyi bir fırsattı ve hemen 5 adet aldım. Sipariş verilebilecek ilk gün Damla’nın sipariş hattını aramam -bugün müspet sonuçlanan- sorunun başlangıcı oldu.

Çağrı merkezinde iki seçenek vardı. Biri sipariş için, diğeri ise ŞehirFırsatı için. Uygun seçenekte direkt olarak, kupon kodu sormadan “kaydınız alınmıştır” diyor; sipariş seçeneği ise bayiye yönlendiriyor. Sonucunda, bayiye kuponum var diyorum ve su kısa sürede evime ulaşıyor ancak görevliye kupon kodunu ilettiğimde “benim bundan haberim yok” diyor, basılı bir kupon görmek istiyor. Sonra çalıştığı bayiyi arıyor, anlatıyoruz durumu… “çağrı merkezini arayıp kayıt yaptırmanız lazım” diyor. Uzun süre anlaşamayınca, suyun parasını 6 TL olarak yeniden ödeyip, adamı yolluyorum. Devamını oku →

Mart 16 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori sosyal medya
Yorumlar 11 Yorum

Sosyal Medya’ya başlarken

Son birkaç aylık dönemde, bazı arkadaşlarım elindeki iş için “sosyal medya”ya girme kararından bahsedip, benden fikir almaya çalıştı. Her birine de bilgim yettiğince, “social media for beginners” tadında anlatmaya çalıştım. “Nasıl daha çok takipçi kazanırım” sorularını yanıtladım. Şimdi “sosyal medya nedir” sorusunu pas geçerek ve o saçma “sosyal medya uzmanı” etiketine sahip olmadan, arkadaşlarıma ilettiklerimi burada da yazacağım.

Peşinen söylüyorum, bu yazıyı okuduktan sonra markanızın takipçi sayısı pik noktasına erişmeyecek. Burada kampanya kurguları önermeyeceğim. O zaten markaya özel tasarlanması gereken bir meseledir. Yalnızca, bugünün en popüler sosyal medya araçlarının birer aktif kullanıcısı olmadan “benim markam neden takip edilmiyor” deyinlere, başlangıç bilgileri vermeye çalışacağım. Fazlası hiç değil… Aşağıda yer alan bilgiler yalnızca benim tecrübe ve gözlemlerimin bir yansımasıdır. Rahatlıkla “Olmaz o öyle!” diye haykırabilirsiniz.

Öncelikle kabul edilmesi gereken şey, sosyal medya denen olgunun, Facebook ve Twitter’a eşit olmadığıdır. “Bookmarking”, video paylaşım siteleri, bloglar, slayt paylaşım siteleri, forumlar, soru-yanıt siteleri, hayat akışları (life streaming) derken onlarca kola ayrılıyor ve en nihayetinde internete eşitleniyor. Yine de hiçbir mecrada şu an için Facebook ve Twitter’da olduğu kadar ekmek yiyemeyeceğiniz açık. Sadece bilin ki; Twitter kullanarak sosyal medyada var olamazsınız. Devamını oku →

Şubat 28 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori sosyal medya
Yorumlar 3 Yorum