Kategori Engelliyim

Engelliye bozuk para yağar

Çeşitli yazılarımda bahsettim, tanıyanlar da okuyanlar da biliyor; ilk kez okuyanlar da şimdi öğrensinmiş olsun, ben bir fiziksel engelliyim, yürüyemiyorum. Bununla ilgili bazı güncel anılarımı, çeşitli faaliyetlerimizi, siyasi meseleleri vs. zaman zaman yazdım. Bu yazılardan birkaçına en aşağılarda link vereceğim. Şimdi ise bugünün anısından ve geçmişteki örneklerinden bahsedeceğim.

Bundan 10 yıl evvel bir başka engelliyi sokakta görmek aslında benim için de çok şaşırtıcıydı. Bir yandan bakıp izlemeye çalışır, bir yandan da ayıp olmasın diye kaçınırdım. Farkındalık kavramı bir yana, bir şekilde farklılşan insanların varlığı da bilinirlik dışıydı. Belki hala öyle.

İşte bu dönemlerde, yani bundan birkaç yıl evvel farklı günlerde, farklı yerlerde ve farklı insanlarla özünde aynı olan ve tekrar tekrar yaşanan iki anım vardır. Bunlardan biri, bu yazımın konusu olmayan meraklı bir “sen yürüyemiyor musun?” sorusudur.

Diğeri ise uzaktan beni gözüne kestiren kişinin, aramızdaki mesafe bir insan boyuna inince kucağıma bir miktar madeni para bırakmasıdır. Nadir zamanlarda da olsa daha hatrı sayılır, değeri büyük, banknot halinde para verenler de oldu. Bunların bir kısmı vicdani rahatlık için içten ama yalanken, bir kısmı da beni tamamen dilenci sanmalarından kaynaklıydı.

Alışkanlık kazanınca hazırda tutar olduğum iki tepki oluşturdum. Eğer yalnızsam, kesinlikle dilenci olmadığımı ve hiçbir sebeple bu parayı alamayacağımı anlatıyordum. Kimi zaman bir münakaşaya da girerek. Eğer ailemleysem de aptalı oynuyordum. Boş boş suratlara bakıp, sesimi çıkarmıyordum. Annem de benim diğer halime benzer tepkiler veriyordu. Yakın geçmişte ise bu iki anının hiçbir tekrarını yaşamadım. Ta ki bugüne kadar.

Sıkça geçtiğim bir sokakta, orta yaşın belki biraz üzerinde bir abi var. Benim gibi, engelli bir çocuğu varmış. Daha önce tekerlekli sandalye temini konusunda bir şeyler sormuştu. (konu dışı ama yakınında beni koklamayı seven bir köpek de genelde yanında geziyor.) O zamandan beri de sokaktan her geçtiğimde (evet, adam ne zaman geçsem sokakta) başımla hafif selam veriyor, bazen de iyi günler dileyip geçiyorum.

Bugün, bu abi ben geçerken bir telaşla süren sohbetini bıraktı. O sırada sohbet halinde diye selam da vermiyordum. Abi hızla yanıma gelip, bir banknotu kucağıma bıraktı. Haline, tavrına bakılırsa pek varsıl biri de değil. Elini tuttum, “sağol” dedim. “Ama alamam. Sen de çocuğuna bir şey alırsın hem” dedim. Bu sırada yanımda olan annem de sinirlenip tartışmaya başladı. Sakinleştirdim, sanırım. Abi “çocuğuma alıyorum zaten. Bir kontör parası işte” dedi. Alamadım.

Zaten hoşlanmazken bu gibi tavırlardan, alamadım tabi. Çok tuhaf geliyor, kabul edemiyorum. Zaten şükür ki bir mesleğim, yapacak işim ve az çok kazandığım bir para var. Halim zaten buna ihtiyaç duyacak birinin hali değil.

Ama bir yandan da…

Adam iyi niyetliydi be!…

—-
Diğer Bazı Yazılar:

Yeni, yine, ilkler
Taksim’de bir ben
Engelli, hamile gazeteci vs ben
Tekerlekli sandalye aküleri
Engelliysen oy kullanma

Ağustos 01 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar 2 Yorum

Engelli asansörü kalabalığına çözüm

Metroda,  engelli asansöründe olan saygısızlığı görmek için tecrübe etmeye gerek yok aslında. İlgisiz pek çok kişinin de asansörün gençlerce gereksiz olarak işgal edilmesine tepkisini gördüm. Buna rağmen değişen hiçbir şey yok. Engelli Hamile Gazeteci başlıklı yazımda olduğu gibi tartışmalarımı pek çok kez dile getirdim. Neredeyse hiçbir zaman bana yol veren olmadığı gibi “çekil yolumdan” gibi saçma tepkilerle de karşılaştım.

Hemen her seferinde nazikçe uyardım insanları. Çokça tartıştık. Bir çok kez de küfür ettim ancak onların bildiği cinsellik içerek küfürler olmadığından, hiçbiri farketmedi. Kimi zamanda “Sonrakine binerim” dedim. Kimse yol vermeyince de gerçekten bir sonraki seferde bindim. Ancak hiçbir zaman gerçekten kabalaşmadım, haddimi aşacak kadar saygısızlık etmedim. Sonuçsuz…

Bugün Taksim metrosunda asansöre doğru giderken (yolun ilerisinde sağa dönmek gerek) benden evvel bir grup (7-8 kişi) gencin asansöre gittiğini gördüm. Hemen yetişmek için aracımın hızını arttırdım. Ani bir hareketle, biraz da kayarak sağa döndüm. Durmadım. Kaba bir şekilde “HUUUOOOOĞĞPPPP” diye bağırdım ve tam birine çarpma noktasında durdum. Sesime irkilen tam önümdeki herif kucağıma oturmaktan son anda kurtuldu. Ardından da olay yerinden uzaklaştı. “Pardon abi”, “buyur burası senin” sesleri yükselirken, saniyeler içinde sadece iki kişi kaldı. Biri, az önce binilen asansörü durdurmak için kapıyı tekmeledi (geç kalmıştı) ve yolu bana bıraktı. Süreç boyunca gülmemek için dudağımı ısırdım…

Temmuz 11 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar 1 Yorum

Okumana Engel Var Mı?

“Okumana Engel Var Mı?” bir sosyal sorumluluk projesinin adı. Ben Fırat Berkan Bağcı’nın nazik bir daveti vesilesi ile tanıştım. Hemen projenin detaylarını, paylaşmak için öğrendim.

“Kişisel Gelişim ve Girişimcilik Kulübü”, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin yeni bir kulübü. Kurucuları kulübü Berkan’ın deyimiyle bir evlat gibi sahiplenmişler. Kulüp olarak da adındaki iki konuya bağımlı kalmak istemeyerek gözlerini büyük hedeflere dikmişler. Bir sosyal sorumluluk projesine.

Takip edenler biliyor, zaman zaman sosyal sorumluluk projelerine en azından bir yazı ile olsun destek vermeye çalışıyorum. Bunu yaparken de içtenliğine inandığım adamları, projeleri seçiyorum. Yoksa herkesin bir projesi var. Bu adamlar da o içten insanlardan işte.

Ali Rıza Aydoğdu, engellilerin aslında diğer insanlar tarafından engellendiği düşüncesi ile bir projeye başlamak istediğini söylüyor. Kulübün de kabulü ile proje başlıyor.

Projeye emek veren 100’ün üzerinde üniversite öğrencisi var. Bu öğrenciler 15 Mart’tan beri haftanın iki günü, Metin Sabancı Spastik Çocuklar ve Gençler Eğitim Öğretim Rehabilitasyon Merkezi’ne gidip, oradaki öğrencilerle kitap okuma etkinliği gerçekleştiriyor. Amaçları hem onlara kitap okuma alışlanlığı kazandırmak hem de eğitimlerine destek olmak. Berkan , 100’ü aşkın gönüllü üniversitelinin her etkinlik sonrası yüzlerinde tebessümle okula döndüklerini söylüyor.

“Okumana Engel Var Mı?” projesinin bu dönemki on haftasını Dünya Engelliler Haftası’na denk getirmişler. Bu bahaneyle proje dahilinde engellileri de (kulüp  onlara “engelsiz” diyor) eğlendirmek maksatlı bir eğlence düzenliyor.

Eğlence 13 Mayıs Perşembe akşamı, saat 19:00’da; YTÜ Beşiktaş Kampüsü Oditoryumunda gerçekleşecek. Geceye Sertab Erener, Demir Demirkan, Murat Evgin, Batıkan Manço, Hasan Şaş, Hakan Şükür ve Kurtalan Ekspres de katılımlarıyla destek olacak.
Berkan bu eğlence ile engelsiz kardeşlerimize bir de kitlesel olarak “Yanınızdayız” mesajı vermek istiyoruz diyor.

Kulüp, “Okumana Engel Var Mı?” projesini gelecek yıl da devam ettirmek niyetinde. Ben de daha fazla uzatmadan, yazıyı Berkan’ın cümlelerinden biriyle bitireceğim:

Sosyal işkencelerin artık son bulmasını ve toplumda engelli kavramının değil, aslınd engelleyen kavramının olduğuna dikkat çekmek istiyoruz.

Mayıs 04 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori Engelliyim, Haber
Yorumlar Yorum Yok

Starbucks’da engel yok

Bundan birkaç ay evvel Özgür Alaz Starbucks‘ın LikeMind‘a sponsor olduğunu ve elde edilen gelirin tamamının yıl sonunda Tohum Otizm Vakfı’na bağışlanacağını duyurmuştu. (Sadece Ekim’de 263 içecek satılmıştı) Starbucks‘un elini böyle bir taşın altına iyi niyetle koyduğunu görünce aklıma gelen ilk şey “engelliler için de bir şey yaparlar mı?” oldu…

Özgür’ün de yardımıyla hemen (aynı tarihlerde) Starbucks ile iletişim kurduk. Onlar da erişim probleminin farkında olduklarını, mimari yapının hali hazırda uyumsuz olmasından da sıkıntı çektiklerini belirttiler. Ve hemen ilk müjdeyi de verdiler. Bir şubelerine engelli müşterilerin erişimi için bir zil takmışlar. Hedeflerinde bu projeyi büyütmek de varmış.

Bu konuda kısa bir iki e-posta trafiği yaşadık. Ben naçizhane görüşlerimi ve deneyimleri, onlar ise yaptıklarını paylaştı. Ve ardından derin bir sessizlik çöktü. Ta ki birkaç gün öncesine kadar.

Starbucks bu konudaki çalışmalarını sürdürmüş. Şu an itibariyle 10 adet mağazasına bu zillerden yerleştirmiş. İhtiyaç halinde bu zilleri kullanarak yardımcı olacak birilerini çağırmak mümkün. (bu uygulama yokken dahi ne kadar yardımsever olduklarını bizzat deneyimlemiştim.) İlk hedefleri Ocak ayı sonuna kadar İstanbul’da cadde üzerindeki tüm mağazalara bu zillerden takmak.  Projenin bir sonraki aşamasında ise belirli mağazalara erişimi kolaylaştıracak rampaların yerleştirilmesi var..
(Şu an zil takılan mağazalar: Suadiye, Caddebostan, Bahariye, Plajyolu, Çiftehavuzlar, Beyoğlu, Tünel, Galatasaray, Elmadağ ve Bebek.)

Böylece ilk kez zincir mağazalardan biri engelli erişimi konusunda gereken hassasiyeti gösterip çalışmış oldu. Umarım bir gün başkaları da bu yolda küçük de olsa bir adım atacak. Ben de o zamana kadar tek başıma gidebildiğim bir Starbucks mağazasında keyifle mocha’mı içeceğim…

Ocak 12 / 2010
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 11 Yorum

“Bi’ bakar mısınız?” ile Kirli Sepeti’ndeyiz

İki gün ardarda benzer konularda girdi hazırlamak ilginç oldu aslında. Sosyal sorumluluk projeleri ile bir köşede çalışmam sürse de peşisıra gelen röpörtaj videoları tamamen tesadüf. Bugün her ay olduğu gibi LikeMind‘a gitmiş, kahve içip sohbetimi ederken bir sürprizle kendimi yine MYK-Medya kameraları karşısında buldum.

Yanımda Tolga Arıcan, Yiğit Kalafatoğlu ve Dilara Bilgen ile Kirli Sepeti programi ile Hasan Yalçın‘ın konuğu olduk. Çeşitli nedenlerle blogumda bir türlü bahsedemediğim Bi’ Bakar Mısınız? projesini ve yarın gerçekleşecek ilk etkinliğimizi anlattık.  Etkinliğe olan ilgisinden dolayı MYK-Medya ve Hasan Yalçın’a teşekkürler.

Resme tıklayarak röpörtajı izleyebilir, bibakarmisiniz.com‘dan tüm bilgileri görebilirsiniz.

kirli_sepeti

Kasım 20 / 2009
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

Engelleri Kaldır ile E-tohum tv’deydik

Engelleri Kaldır Hareketi, benim bir süre önce biraz tesadüfle tanıştığım, bir ucundan destek vermeye çabaladığım bir sosyal sorumluluk projesidir. Projenin temelinde para toplayıp engellilere yardım etmekten ziyade, farkındalık yaratmak ve gerçekten engelleri kaldırıp, daha yaşanılası şehirler yaratmak var.

“Engelleri Kaldır Hareketi kimsenin değil, sahiplenen herkesindir!” diyen oluşumu bugün sahiplenmiş yüzlerce kişi ve kurum var. Herkes kendi adına bir şeyler yapıyor. Projenin en güzel yanı da, bir kurum, vakıf, dernek altına girmeden, bireyselleşmeden, özgürce hareket edebilmesidir. (not: resmi platformda söz sahibi  olmak için bir dernekleşme olacak;  “Engelsizler Derneği”)

Geçen haftalarda, Projenin yaratıcısı Rodin Alper Bingöl ve Fırat Demirel ile ben  E-Tohum TV için bir röpörtaj verdik. Projeye olan ilgisi ve bizi misafir ettiği için Burak Büyükdemir Hocamıza çok teşekkür ediyorum.

Video’yu izlemek için resme tıklayın:

engelleri_kaldir

Kasım 19 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok