Güncellemeler

İki, üç gündür bir şeyler yazmıyorum bloguma. Fakat bu sürede yine bloguma zaman ayırıp, ufak tefek şeyler yaptım. Gerçi okuyucu kısmının çok da ilgisini çekecek şeyler ya da pek mühim şeyler değil ama, her zaman okuyucuyu hedef alarak yazmamalı sanırım. Kendime notlar almak için açtığım blogumda, bayağı bayağı yazar oldum. Bu defa ama, yaptıklarımı kendime not babında yazayım.

– Temada dikkat çekmeyen, ama benim de gözüme takılan ufak tefek bir iki görsel hatayı düzelttim.
– Temanın tamamını değil ama, sık görülen/kullanılan yerlerini Türkçeleştirdim.
– Sayfa başına düşen yazı sayısını 10’dan 6’ya düşürdüm.
– Yazıların altında benzer konuları listeleyen bir eklentiyi kurdum.
– Etiketsiz yazılarıma etiket girmeye başladım. (Bu devam edecek)
– Sağ tarafa bir etiket bulutu ekledim.
– Süresi dolan reklamı kaldırdım. Ancak yerine yeniden AdSense koymadım. Yeniden reklam alırsam yayınlarım ama en azından şimdilik AdSense kalabalığı istemiyorum sitemde.
– Son günlerde artan ve Akismet’i de delip geçen spam yorumlardan ötürü, yorum yazmayı onay gerektirecek hale aldım. Ancak bir defa yorumu onaylanan, onay beklemeden yorum yazabilecek. 
– RSS’imi FeedBurner’a taşıdım. Şurdan takip edebilirsiniz: http://feeds2.feedburner.com/simtoalev 

 —
Sanırım hepsi bu kadar…

Mart 15 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 5 Yorum

Avon’dan hiçbir şey beklemiyorum

İnternetten alışveriş yapmak artık insanların eskisi kadar korktuğu bir şey değil. Gerek yaygınlaşmasıyla, gerek bankaların güvenliğini arttırmasıyla, ve gerekse daha birçok sebeple insanlar internetten alışveriş yapar oldu. Ben de uzun zamandır hemen her ihtiyacımı internetten satın alabiliyorum. Tanıdığım, bildiğim bir ürünse, elektronik eşya almaktan da çekinmiyorum.

Hal böyle olunca sıkça kargo beklemek de kaçınılmaz oluyor. Yurtiçi, Aras ve MNG kargo evime bir kaç adım uzakta. Bir de ben biraz heyecanlı olunca, çöp dahi almış olsam kuryeyi beklemeden şubeye pakedi almaya gidiyorum. Daha doğrusu ben gidemediğimden (bir iki üç), annemi yolluyorum. Sağolsun, gidip bakıyor.

Yurtiçi Kargo personeli de artık annemi tanır oldu. İsim dahi sormadan paket gelmiş mi, gelmişse nerede diye kontrol ediyor. Fakat her defasında, ilk denemesinde bulamıyor. “Kargo gelmemiş” diyor. Sonra da soruyor, “Avon’dan mı gelecekti?” Annem “hayır” deyince, benim paket ortaya çıkıyor.

Anneme ne zaman “Bir Yurtiçi Kargo’ya baksana” desem, döndüğünde aynı hikayeyi ekliyor. Evet Yurtiçi Kargo! Ben, Avon’dan bir şey beklemiyorum. Bu kadar…


Aslında söz kargodan açılmışken hafızamda net olarak canlansa, ya da eski bir yazımı bulsam, cep telefonumu kalem sanan kuryeyi de anlatmalıyım. Bir karıştırayım bakalım etrafı, bulursam bir tür devam yazısı gelir.(:

Mart 12 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Acayip, Benden..
Yorumlar 2 Yorum

Basın Bülteni yağmuru

Hakkımda sayfamda da belirttiğim gibi, ‘webmaster’ statüsü ile PC World dergisinde çalışıyorum. Dergideki işim, sitedeki uygulamaları kodlamak. Kullanıcı ve yönetim arayüzünü geliştirmek, sunucu sorunlarına müdehale etmek vesaire. Ancak ne yazarlığım ne de editörlüğüm var. Gerek siteye, gerekse dergiye tek bir haber girmişliğim dahi yok. Çünkü işim bu değil. (: Künyede de adımın yanında “webmaster” yazıyor.

Buna rağmen site üzerinden eposta adresimi almış bir firma çalışanı ayda 1-2 defa, bazen daha seyrek olmak üzere basın bültenleri gönderiyordu. Aynı bültenler zaten bu konuda yetkililerin de eline ulaştığı için (ki asıl yağmur onlara olan gönderidir) gözardı ediyordum.

Fakat 3 gündür garip bir şekilde en az 2-3 bülten düşüyor eposta kutuma. Farklı isimler, farklı kurumlar ve geneli aracı firma. Aynı sebeplerle gelen epostaları (ısrarcı “okudundu raporu” istemlerine karşın) gözardı ediyorum. Haber girme yetkim yok (teoride yok), “webmaster” olarak anılmışım, eposta adresimi amaç doğrultusunda kısmen de olsa illegal elde etmişsin. Ben de tüm bu basın bültenlerini bir tür spam olarak görmüşüm. Buraya kadar da yine kabul edilir görüyorum. Basın bültenini bir dergi çalışanının eposta adresine gönderiyorsun, eyvallah.

Ama ben, tüm bu yazdıklarımı yoksaysak dahi siteye şu haberleri nasıl girebilirim;

– MARKS & SPENCER ERKEĞİ BU SEZON DA ŞIK VE İDDİALI
– Çocuklar 23 NİSAN’ı Kemer Golf & Country Club’da Kutluyor

Not 1: Tüm bu yazdıklarım tamamen bireysel görüş ve yorumumu içermektedir. Ötesi değildir.
Not 2: Basın bülteni acemisiyim, o yüzden yadırgıyorum tüm bu olanları
Not 3: İçimden geldi, okuyan herkesi öpüyorum. Valla..

Mart 11 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 2 Yorum

HayHuy.com geldi, hoş geldi

hayhuyHayHuy.com, işlerini ilgiyle takip ettiğim Soda Medya’nın yeni icadıdır. Aslında ne kadar yeni desem de, bütün haliyle ortaya yeni kondu. HayHuy.com geçtiğimiz hafta içinde açıldı. Ancak son bir kaç aydır adı sağda solda duyuluyordu.  Ben de son beta günlerinde siteyi önceden mıncıklama fırsatı buldum.  Yazmak için de açılmasını bekledim…

HayHuy Nedir?
HayHuy.com, ardarda Hay’ınızı, Huy’unuzu öğrenmek için çok seçenekli sorular sorar. Sorular bazen ciddi, bazen geyiktir. Seçenekler de sorular kadar enteresan. Fakat tüm soruları da üyeler ekliyor. Siz de ekleyebilirsiniz. Mesela “En sevdiğiniz alkollü içecek?” sorusu ekleyip,  seçenek olarak da bir kaç içki adı, bir de “İçki tüm kötülüklerin anasıdır” yazabilirsiniz. Bir de isterseniz bu sorunun sizin için ne kadar önemli oludğunu 1-10 arası puan vererek belirleyebilirsiniz. Bu puan kafa dengi ölçümünde önem kazanacaktır.

Kafa Dengi mi?
Evet, Kafa Dengi… HayHuy.com, sadece bir soru yanıtlama mekanizması değildir. Sitede diğer HayHuy’cuların profillerini gezebilirsiniz. Her HayHuy’cunun profilinde bir Kafa Dengi ibaresi vardır. Bu ibare cevapladığınız sorunları değerlendirip, kafameter  ile ölçüm yapar. O HayHuy’cu ile ne kadar Kafa Dengi olduğunuzu yazar. Böylece kafa denginiz olan insanlarla arkadaş olabilir, kafa dengi olmadıklarınıza çemkirebilirsiniz. (: Devamını oku →

Mart 08 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Haber, İnternet, Yorumsal
Yorumlar 3 Yorum

Sahte Adsense Raporu Üretici

adsense_raporGeçen gün FriendFeed’de Özer bir link paylaştı. Site, sizin yazdığınız sayılarla sahte bir Google Adsense rapor ekranı oluşturuyor. Fakat hem site, hem de oluşan rapor İngilizce. Türkçe’si de olsa pek güzel olurdu diye düşündüm ve yaptım:  Adsense Rapor Üretici 

Yaparken, orijinalinde eksik gördüğüm bir detayı da (mail adresi) ekledim. Yaklaşık 40 dakikada textleri uygun şekilde yazmayı başardım. Ancak “content-type  image/jpeg” tanımlamama rağmen browser üzerinden dosya bir türlü doğru kaydedilemeyince, 6 saat kadar daha uğraşıp PHP Manual’i hatmetmem, ezberlemem gerekti. (:  İstediğim sonucu net olarak elde edemesem de çalışan bir araç elde etmiş oldum.

Kazanımlarım: 
– 2 Haftadır pek pek bir iş yapmadığım için pasımı azalttım.
– Eğlendim.  
– Beynim patladı (:
– 2 Yeni bilgi öğrendim.  ( a: PHP ve Image header’i çok belalı. b: GUID

Notlar:
– Sayfa yabancı bir örneğinden çalıntı olarak oluşturulmuştur. 
– Sayfanın Google ile hiçbir bağlantısı yoktur ve sayfadan hiçbir gelir elde edilmemektedir. (evet, tırsıyorum.)
– Tamamen eğlence amaçlıdır. (:

http://www.simtoalev.com/adsenseolustur/

Mart 07 / 2009
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 5 Yorum

İplerim Kesiliyor…

the_puppeteerİlk profesyonel blog deneyimimi 23 Nisan 2005’de aldığım domain hicbirsey.net üzerinde başlattım. Arkadaşım VaGa ile (onun ismi sırdır. (: ) başlattığımız bir projeydi. İkimiz de edebiyat ağırlıklı olmak üzere çeşitli yazılarımızı paylaşıyorduk. Siteye üye olup, üyelerin de yazılarını göndermesi mümkün. Bunun için bazı kurallar belirledik ve en önemlisi kusursuz imla oldu. Siteyi “Hiçbir Şey . Net …değil” olarak andık, “mental masturbasyon sitesi” dedik. (Aslında ben ruhsal diyorum.) 

Hep geçmiş zaman eki kullandım ama site hala ayakta ve VaGa yazmayı sürdürüyor. Bense aynı biçimde “şiirsel”ler yazabilecek şeyler yaşadığımı düşünmediğimden, artık kendimi tekrar ettiğimi gördüğümden ve yazdıklarımı iyice beğenmez, hatta yenilerini yazamaz olduğumdan yazmayı bıraktım. Aslında bu bir final değil, bir ara vermek. Fakat yeniden başlamak hiç de yakın görünmüyor..

Aktif yazdığım süreç içerisinde yaşadıklarımı anlatan, şiire benzer (benim şiirsel dediğim) bir çok yazım, birkaç anı yazım, biraz da eğlencem oldu. Bugüne kadar yazdığım her şeyi bir solukta yazdım. Ortada duygularıma karşın yazacak tek bir cümle yokken, bir anda satırlar geçti beynimden. O düşündü, ben yazılı ortama aktardım. Hiçbir cümlem üzerine düşünmedim ve hiçbir şiirselimi (imla hataları hariç) düzenlemedim…

Bu şartlarda yazdığım her şiirselimi, yazımı zaman içinde tekrar okudum. (genellikle yazdıktan sonra okumam, uzun bir süre) Sonra değerlendirdim. İçinde bir şeyleri beğendim, ya da “bu olmamış” dedim. Bu değerlendirmeler de giderek bir tarz oluşturdu bende. Hala hiç üzerine düşünmeden, yazdığımı düzenlemesem de; beynim benim için bu kontrolü yapar, cümleleri özenle seçer oldu…

Ben şiirde zoraki yazılmış kafiyelerfi kabul edemiyorum. Açıkla duyguyu anlatan cümleleri de: “Seni seviyordum / sen beni terk ettin. / Sonra ben ağladım / ağlamaktan şişti gözlerim” gibi. Şiirde bence duygular, yaşananlar, söylenecekler betimlenmeli. Hem birazcık gizemli olmalı (karizma yapmak için değil, düşündürmek için), hem de okuyucuya da bir şeyler bırakmalı. Eline şiiri bir bütün olarak verip, “al bunu oku, bak ben ne yaşadım” dememeli. O kendi duygularını eklemeli. Betimlemeleri kendi yaşantısına yakıştırmalı. Çünkü şiir biraz da okuyucu için yazılır. Okura bir şey katamıyorsan, ya da okur sana bir şey katamıyorsa bir anlamı yok bu işin…

Her neyse; şimdiye dek aslında tam olarak bu düşünceyi kapsayan şiirseller yazamadım. Bir çoğunu okuyunca çokça eksik gördüm, beğenmedim. Çok azı için de “Bu güzel galiba” dedim. Tabii değerlendirirken yaşadıklarımı düşünmüyor, ne kadar iyi anlatabildiğime bakıyorum. Yazdığım onlarca şiirsek arasındaysa ancak birini gerçekten sevdim. Her fırsatta birilerine okutmak istedim. Beğenmelerini değil, açık fikirlerini bekledim..

Bu yazıyı yazma amacım da bu şiirselimi paylaşmaktı. Bir paragraflık bir giriş yazısı yazıp, ilgili bağlantıyı vermekti niyetim ama, tutamadım kendimi. Bu yüzden de şiirselimi okutmadan önce epey bir vaktinizi almış oldum. Affedin… 

Buyrun, ilgili şiirsele bağlantı:

İplerim Kesiliyor

Mart 05 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 2 Yorum