Ben Olsaydım Öperdim!

hahaMariachi, Project House’un hazırladığı yeni bir mikro site açmış. Son zamanlarda moda gibi kullanılan yüz tanıma özelliği projeye başarıyla aktarılmış. Bu da size Mariachi reklamında güzel bir kızı ya da yakışıklı bir erkeği öpme imkanı veriyor. Yapmanız gereken tek şey siteye girip, fotoğrafınızı yüklemek. Kısa bir süre içinde sizin oynadığınız reklam filmini izleyebilecek ve arkadaşlarınızla paylaşabileceksiniz.

Benim gibi saçma bir fotoğraf kullanırsanız, ortaya çıkacak şey de oldukça korkunç olabilir. Buyrun, izleyin:

http://benolsaydimoperdim.com/?mId=30227950.3

Mayıs 26 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 6 Yorum

Bir sabah kahvaltısı

Twitter’da Cumartesi gününü 3 yazılık malzeme çıkararak yaşadığımı paylaşmıştım.  İlki, dün yazdığım “Kayacan” vukuatıydı. İkincisi ise şu an yazdığım kahvaltı. (fark ettim ki Twitter’a yazdığım sıralama farklıymış.)

Rutin bir yaşantıda; rutini bozma korkusuyla kontrolsüzce, kendini tekrarlayarak yaşanan olaylar, bazen rutinin getirdiği sıradanlığın dışına çıkabilirler. Kahvaltı (ve gibi) rutinler her ne kadar zorunlu sayılsa da, sıradanlaştıran şey muhtemelen yaşamın şartlarıdır. Ve bazen aşılırlar. O zaman da paylaşmaya değer olur diye düşünüyorum.

Ben aile ilişkilerimin (çekirdek hariç) çok da sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Yeterince sık görüşemiyoruz. Birbirimizi de yeterince tanımadığımızı düşünüyorum. Hatta 2. derece kuzenlerimi geçtiğimiz ay, ancak 20 yıl kadar sonra yüzyüze görebildim. Gerek yeterince tanımadığımdan, gerekse çok fazla ortak arkadaş vs. olmadığından, akrabalarımla bir araya gelmek benim üzerimde bir gerginlik yaratıyor. Ne konuşacağımı, neleri anlatabileceğimi kestiremiyorum. Genelde insanlarla, görüşmelerimde onların da ilgisini çekebilecek ve uzayan bir ortak sohbete vesile olacak laflar etmeyi severim.

Bundan bir ay kadar önce, -Cuma günü- kuzenim arayıp, “biz Cumartesi günleri amcamla kahvaltıya gidiyoruz. Yarın sen de gelir misin?” dedi. Son 15 yıl içinde örneği görülmemiş, heyecan verici bir plan olsa da, günün yoğunluğuyla reddetmek zorunda kaldım. (Bundan da şu sıkıcı yazımda bahsetmiştim.)  Bunun ardından kahvaltı planını 3 hafta daha ertelememiz gerekti.

İşte ben “sık görüşemiyoruz” derken, geçtiğimiz  Cumartesi günü kuzenim ve amcam ile ortalama görüşme standartlarımızın üzerine çıkıp, Nişantaşı’nda keyifli bir sabah kahvaltısı ve sohbetinin ortağı oldum. Yukarıda bahsettiğimin aksine, pek gerilmediğimi, hatta oldukça keyifli olduğumu söyleyebilirim. Yıllar sonra farklı bir ortamda bir araya gelip, farklıca sohbet edebilmek. Onların kahvaltı-yeme alışkanlıkları gibi farklı detaylarını deneyimlemek de oldukça hoştu. Bence “tanımak” sözcüğü asıl anlamını da bu noktada bulmaya başlıyor.

Ve bu anlatımın ardından, blogumu iyi bir aracı seçip kuzenim ve amcama açık teşekkür ediyorum.

Bunlar da o kahvaltıdan atraksyonel olmasa da, anıları sabitleyen araçlar arasında yerini alacak bir kaç fotoğraf:

Mayıs 25 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar Yorum Yok

“Kayacan” dedi, kendi kaydı

kayacanBizim evin yakınlarında kısa süre önce bir market açıldı: Kayacan. Fotoğrafta gördüğünüz torba da bu markete ait. Ailem sık sık buradan alışveriş etse de, ben adından rahatsız oluyorum. Çünkü biliyorum; Kayacan, Alican gibi bir şey değil. Bu kayacak bir şey. Nitekim de öyle oldu, ve kaydı.

Evvelsi gün, annem çekirdek almak istedi ve üzerinde para yok. Garanti Paracard’ımı verip, bana da bir portakal suyu almasını istedim. Aldı, geldi. Yaklaşık 3 liralık bir alışveriş tuttu. Buraya kadar her şey çok güzel.

Dün ise bir arkadaşım bana bir miktar para havale yaptı. Kontrol etmemi istedi. Ettim. Hesabımda para olmasına rağmen, “bu adam bu kadarcık yollamış olamaz” diyeceğim kadar azdı. Günün işlemlerine baktım ve gelen para, olandan fazlaydı. “Ne oluyoruz yahu” tavrıyla bir haftalık işlemleri kontrol ettiğimde, önce gün 67 liralık bir ödeme yaptığım görünüyor.

Annemle konuştum. Eldeki ihtimalleri eledik, fişleri kontrol ettik. Ve gördük ki 3 liralık kasa fişinin yanında, pos makinesinden çıkan 67 liralık vardı. Çözmek için ailecek seferber olup, marketle yarım saati aşan müzakereler sonucu kardeşimin parlak zekası ile fark ettik ki; marketçi pos makinesini doğru zamanda anneme vermediğinden, annemin yazdığı şifre, tutar olarak işlenmiş. Bir de hata bizde diye geri ödemeyi reddediyor, alışveriş yapın diyor. Ancak sonunda geri ödemeyi alıyoruz.

Sanki ben o parayı her şekilde geri almayacakmışım gibi…
Neyse, artık ödemelerimi rahatça yapabilirim.
Oh be..

Mayıs 24 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 7 Yorum

Kim Bunun Sahibi’ndeyim.

İnternetteki sitelerin, özellikle blogların sahiplerini bulup çıkaran; onlarla videolu röpörtajlar yapan bir site KimBununSahibi. Teknik olarak amatör olmalarına karşın, oldukça güzel bir işi başarıyla kotarıyorlar. Zaten içerik odaklı bir proje olduğu için, geriye kalan bir çok şey teferruat olarak kalıyor.

KimBununSahibi‘inden Ömer, benimle de bir röpörtaj yapmış. Çekim sırasında pek bir eğlenmeme karşın, izlerken kendimi pek sevmesem de, güzel bir sohbet oldu.  İzlemek için direkt siteye gidebilir:
http://www.kimbununsahibi.com/2009/05/simtoalevcom/

Ya da hemen burada izleyebilirsiniz:

Mayıs 23 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., video
Yorumlar 5 Yorum

IE6 PNG Fix

Artık kimse Internet Explorer 6 için destek vermeye gönüllü değil. Müşteri faktörü olmasa belki hiçbir site IE6 ile açılmayacak, biliyorum. Fakat IE6 desteği gerektiği sürece, sorunlara çözüm bulmamız da şart.
Biraz olsun deneyimli geliştiricilerin (developer) aşina olduğu IE6 sorunlarından biri, transparan PNG dosyalarıdır. Transparan alanlar illa ki gri görünecektir. Bunu çözmek için de türlü CSS numaraları (trick), JavaScript’ler ve 40 taklalık alternatif çözümler var.  Yine pek çok geliştirici bu sorunun çözümlerini bilir.

Benim kısa zaman önce bulduğum bir JavaScript uygulaması ise, IE6’da PNG Fix’leme konusunda en pratik ve başarılı olanı: DD_belatedPNG.  Tüm imajları, css sınıflarını, arkaplan (background) resimlerini düzeltebiliyor. Script’in web sitesinde gerekli tüm bilgiler mevcut. Ben yine de kısaca kullanımından bahsedeceğim.

Öncelikle, buradan DD_belatedPNG’nin son sürümünü indirin. Eğer tarayıcınız dosyayı direkt açıyorsa, “pngfix.js” adıyla kaydedebilirsiniz. Daha sonra sayfanızın head tagları arasına aşağıdaki satırları ekleyin ve DD_belatedPNG.fix fonksyonu içine, düzeltmek istediğiniz etiket veya CSS sınıflarını ekleyin/değiştirin.

Örnek Kod:

<script src=”pngfix.js”></script>
<script type=”text/javascript”>
DD_belatedPNG.fix(“img, .baslik, .menu a, #icerik, #kutu1, #kutu2”);
</script>

Hepsi bu kadar. Hayırlı olsun. (:

Mayıs 20 / 2009
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 5 Yorum

19 Mayıs ne bayramı?

turk_bayragi20Hatalı mı düşünüyorum, bu fikri yalnızca kendimle mi paylaşıyorum emin olamıyorum. Fakat 19 Mayıs ve 23 Nisan tarihlerinde kutladığımız bayramlarla ya da daha doğru bir ifade olacaksa, kutlayanlarla alıp veremediğim bir şey var. Keşke verebilsem.

Derdim bu bayram adlarının eksik telafuzu, eksik anlaşılması ve eksik kutlanmasıdır. -Yalnızca tatil fırsatı olarak görenleri çoktan geçtim.- 23 Nisan yalnızca çocuk, 19 mayıs ise yalnızca gençlik bayramı değildir.

Bayramın adı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bu gün, ulusal egemenliğimizi kutladığımız gün olmalıdır. Atatürk’ün çocuklara olan bu jesti, bayramın çocuk kısmının artık evrensel boyutlara taşıyor olması, çocukları yalandan da olsa büyüklerin yerine koyup, büyüklüklerini görebilmemiz elbette mükemmel bir şey. Ancak ulusal egemenliğimiz bence çok daha mükemmel, tarifsizdir. Nitekim 23 Nisan ancak 1935 yılında yeniden adlandırılarak Çocuk Bayramı ekini almıştır.

Bayramın adı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Burada yine bayram adındaki altı çizili alan mühimdir. Atatürk’ü anmayı bir güne sıkıştırmak şüphesiz ki oldukça manasızdır. Ancak kaç kişi bu bayramı “gençlik bayramı işte, mis gibi de tatil” demekten öteye gidip, Atatürk’ü anma bayramı olduğunu biliyor?

İşte, alıp da veremediklerim, keşke birileri alsa benden de başkalarına verse dediklerim böyle. Biraz geç yazabiliyor olsam da, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nız kutlu olsun.

Ayrıca yazıma da referans olan, Hakkı Devrim’in 23 Nisan 2009 tarihli yazısını da mutlaka okuyun.  Eğer kızlı-erkekli ilk 23 Nisan kutlamasını bilmiyorsanız müthiş bir anlatı bulacaksınız..

Mayıs 19 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 1 Yorum