Engelleri Kaldır ile E-tohum tv’deydik

Engelleri Kaldır Hareketi, benim bir süre önce biraz tesadüfle tanıştığım, bir ucundan destek vermeye çabaladığım bir sosyal sorumluluk projesidir. Projenin temelinde para toplayıp engellilere yardım etmekten ziyade, farkındalık yaratmak ve gerçekten engelleri kaldırıp, daha yaşanılası şehirler yaratmak var.

“Engelleri Kaldır Hareketi kimsenin değil, sahiplenen herkesindir!” diyen oluşumu bugün sahiplenmiş yüzlerce kişi ve kurum var. Herkes kendi adına bir şeyler yapıyor. Projenin en güzel yanı da, bir kurum, vakıf, dernek altına girmeden, bireyselleşmeden, özgürce hareket edebilmesidir. (not: resmi platformda söz sahibi  olmak için bir dernekleşme olacak;  “Engelsizler Derneği”)

Geçen haftalarda, Projenin yaratıcısı Rodin Alper Bingöl ve Fırat Demirel ile ben  E-Tohum TV için bir röpörtaj verdik. Projeye olan ilgisi ve bizi misafir ettiği için Burak Büyükdemir Hocamıza çok teşekkür ediyorum.

Video’yu izlemek için resme tıklayın:

engelleri_kaldir

Kasım 19 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok

Konuşmak yazmaktan daha zor geliyor

konusmaBu başlığı bir piyanist-şantör bestelesin de tavernalarda hoş gelenler eşlik etsin diye atmadım elbette. Durumu daha net izah edebilecek bir cümle kuramadım, yazının içeriğini bir başlık için daha tanımlayamadım. İki cümlede neden aynı şeyi tekrar ettim, onu da anlayamadım.

Bu yazarken, yani fiil halde yazma işini sürdürürken çok net farkettiğim bir şey. Yazarken kendimi o kadar doğru ifade edebiliyorum ki… Yani bunu güzel, iyi anlamında demiyorum. O ayrı bir konudur. Demek istediğim, aklımda ne varsa, ne düşünüyorsam direkt olarak onu aktarabiliyorum yazarken. Tam ihtiyacım olan cümleleri, doğru şekilde sıralayıp derdimi anlatmaya en uygun cümleleri sıralayabiliyorum.

Özellikle böyle olduğunu gördüğüm her yazımda, neden konuşamadığıma hayıflanıyorum. Benim düşüncelerim, benim hislerim. Fakat hemen hiçbir zaman sese doğru bir biçimde dönüşmüyorum. Yazılarımda kelime çeşitliliği gösterme çabam var ve hatta bu kendi halinde bir otomasyon oluşturmuş olduğu halde, konuşurken bu sözcüklerin bir çoğunu kullan(a)mıyorum. Ve dahası zaman zaman sözüm kesiliyor, ne diyeceğini bilemez olabiliyor ve dahası kekeliyorum.

Bir anlamda istemli olmasa dahi kendimi ve en önemli iletişim kaynağımı bizzat engellemiş oluyorum. Elbette düşüncelerimi her an, herhangi bir şekilde anlatabilmem mümkün. Yazarak, resim çizerek, fotoğrafla, grafikle ve başka şeylerle. Fakat o an, yüzyüzeyken gereken şey, benim için daha zor olan konuşmak.

Neden böyle?..

Kasım 16 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 5 Yorum

Bugün YoungGuns’taydım

YoungGunsYoungGuns, Project House‘un “yeni nesil reklam insanları” yaratmak üzere başlatığı bir projedir. Projenin, proje koordinatörlüğünü de Uğur Özmen hocamız yapıyor. Nitekim Danışma Kurulu da pek değerli insanlardan oluşuyor. Proje hakkında detaylı bilgi sitelerinde var. Bu yüzden ben gelinen konumla birlikte kısa, eksik ve belki dolaylı olarak yalan yanlış bir özet geçeceğim. Detaylı ve daha doğru bilgiler için, projecilerle de görüşebilirsiniz. Hoş, şu an başvuru için geç kalınmış bir zamandayız. (yazının devamında Project House’dan PH kısaltması ile bahsedeceğim.)

Projeyi duyup, iddianameleriyle katılan 100’ün biraz üzerinde adaydan, 25’i seçildi. Bu sabah için PH bünyesinde, Young Guns için ayrılmış ofise davet edildi. Bir sunum şeklinde brief’i alan adaylar kura ile 5 gruba ayrıldı. Bu grup, yaklaşık 28 saatini brief üzerine fikir, çözüm üreterek, Young Guns’ın kimliğini, pazardaki konumunu belirlemek için çalışmakla geçirecek.

Yarın ise bu gruplar, (ister grupça, ister gruptan bir kişi olacak şekilde) ürettiklerinin sunumunu yapacaklar. Bunların arasından seçilecek 12  genç, birebir mülakata hak kazanacak ve sonunda 6 genç, YoungGuns olacaklar…

Bu 6 genç, istetikleri zaman vazgeçebilmek şartı ile, en çok 18 ay süre ile YoungGuns olarak çalışacaklar. İşin güzel yanı, bu adamlar, kızlar, PH’nin birer parçası değil, kendi ajanslarının başındaki insanlar olacak. Kendi müşterilerini bulup, kendi işlerini yapacaklar. Bu bir staj değil, yeni bir ajans. Bir grup gencin, sıfırdan bir ajans kurup müşteri bulması, şahlanması sahiden de enfes bir şey.

18 ay sonra (belki daha erken) her biri belki PH’de çalışacak, belki başka bir ajansa geçecek. Ya da “bu iş bana göre değilmiş” deyip, kendi yolunu çizecek. İşte, benim özetim budur.

Bugün ise, bu 28 saatlik eğlencenin bir kısmını izlemek için PH’daydım. Devamını oku →

Kasım 15 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 4 Yorum

Otomatik Türkçe WordPress güncellemesi

Neredeyse 10 gündür yazı yazmayınca, blogumun yönetim paneline de sık girmiyordum. Bugün girdiğimde ise, WordPress’in yeni bir sürümünün (2.8.5) olduğu uyarısını aldım. Bu sürümü zaten çıktığı gün kurduğum için, uyarıyı almam da ilginçti. Yönetim panelinde bir kaç yorum onaylayıp, “nbr” ya da küfür yazılı olanları sildikten sonra, güncelleme sayfasını açtım. Aşağıdaki resimde de görebileceğiniz gibi, Türkçe WordPress için “otomatik güncelle” seçeneği eklenmiş. Diğer dillerde durum nedir bilmiyorum. Ancak Türkçe WordPress kullanıcıları için durum şahane.

Resim: (tıklayın, büyüsün)
wordpress_update

Kasım 11 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Haber, İnternet
Yorumlar 4 Yorum

İş hayatında mütevazı olmamalı

Bugün Hasan Yalçın ile yüzyüze sohbet etme fırsatım oldu. Bir yandan işinden etmeme telaşı, bir yandan fırsatı kaçırmama derdi derken kısa zamanda pek çok konuda biraz biraz konuştuk. Hatta hayat hikayelerimizden kesitler çıkardık. Keyifli sohbetimiz içinde bir tavrıma karşılık “bu kadar mütevazı* olma” gibi bir laf etti Hasan. “Yok, bu mütevazılık değil” dedim ve ekledim. “Sen bir de işimle ilgili bir şeyler sor, nasıl ukala oluyorum o zaman?..” Bu diyalog aynı zamanda uzun zamandır yazmayı ertelediğim, unuttuğum bu konuda yazmam için vesile odu.

Bazen iş konusunda gerçekten mütevazı davranmam gerekse de, durum hakikaten böyle. Çalışıp para kazanma derdine düşeli 10 yıl kadar olduğundan bahsetmiştim kimi yazımda. Birkaç yıldır da çok daha profesyonel olarak emeğim karşılığı para satın alıyorum. Bu süreç içerisinde gözlemlediğim şeylerden biri de (mutlaka istisnadakiler var) siz ne kadar emek harcarsanız harcayın, çok da önemi yoktur. İşler yürüyorsa, sorun yoktur. Sorun yoksa, sorgu da yoktur.

Ancak sözcükler önemlidir. Siz ne anlatıyorsanız, özellikle güven varsa kabul görür. Mütevazılığın geri teptiği nokta da bu oluyor. Ben ne zaman biraz mütevazılık etmeye kalkıp, iyi olduğum bir işte “eh işte, anlarım biraz.” dediysem, bu öyle kabul görüldü. İşten başarılı bir sonuçla dahi çıksam, “Simto bu işten anlar biraz”  oldu durum. Bu beni çalışma hayatımda en çok rahatsız edenler arasında yer aldı.

Rahatsız oluyorum, çünkü; -Bugün Hasan Yalçın’la da konuştuk- pek çok işle ilgileniyorum. Pek çok işte bilgim ve tecrübem var. Ancak yalnızca birazı ile gerçekten ilgileniyor, kendimi geliştiriyorum. Bunlarınsa çok daha azına çekinmeden “ben bu işi biliyorum” diyorum. Diyorsam, biliyorumdur ve işimin küçümsenmesinden nefret ediyorum. İyi bildiğim bir işte, sırf mütevazı davrandığım için küçümsenecek ya da hafife alınmayı artık göze almıyor ve oldukça ukala davranabiliyorum. Bunu yaptığım için de mutluyum

*Sözcüğün doğrusu Mütevazı‘dır. Mütevazi sözcüğünün bambaşka bir anlamı olmasına karşın sıklıkla Mütevazı sözcüğünün yerine kullanılıyor.

Hasan Yalçın‘a ayırdığı zaman ve güzel sohbeti için teşekkür ediyorum.

Kasım 02 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 2 Yorum

Bir kalp çıktı rokamızdan

Bir İnsanı Tanımak başlıklı yazımı blogumu okuyan birinden aldığım e-posta üzerine yazdığımı belirtmiştim. Yazının ardından başlayan arkadaşlığımız, Cumartesi günü (Cevahir Fisho’da) yediğimiz yemek, yemeğin yanında nasıl geçtiği belli olmayan 3 saatlik çok keyifli sohbet ile nihai bir tanışmaya dönüştü. Bir İnsanı Tanımak hakkında bir şeyler yazdıkdan kısa bir süre sonra yazdıranı tanımak da ayrı eğlenceli tabii ki.

Sohbet sırasında o, koca roka yaprakları arasında boğulmuş kalp şeklindeki roka yaprağını görmüştü. Hemen Bir Kalp Koptu Tenimden başlığımı anımsadı ve bu sohbetimizde bizi gözleyen kalbi fotoğraflamaya karar verdik. İşte o fotoğraf aşağıda. (tıklayarak tam boy görebilirsiniz.)

Ben de bu başlığı vesile bilip, Cumartesi günümü keyiflendirdiği için arkadaşıma teşekkür edeyim. (:

rokakalp

Ekim 26 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 4 Yorum