Hakkımda -3- Alışkanlıklarım ve prensiplerim

Blogumda  yazdığım hemen her şey tamamen ya da bir parça kişisel olsa da, doğrudan hakkımda bir şeyler yazmıyorum. Aslında 2009 yılında hakkımda bir şeyler yazacağım bir seri başlatmıştım. Hemen ardından da bu seriye adımın anlamını açıklayan bir yazı yazıp, kesin bir karar almasam da seriyi noktalamışım. Sanırım daha sonra, bu kadar kişisel yazmayı gereksiz buldum. Belki biraz da hakkımda ne yazacağıma karar veremediğimdendir. Fakat Fundalina blogunda mimledi ve onun da mimlenip yazdığı gibi, garip alışkanlıklarımı, prensiplerimi yazmamı istedi. Ben de eşe dosta da sorarak  aşağıdaki listeyi oluşturdum. Merak eden okusun! (görsel kaynağı)

  • Çalışırken, işimi tamamlamak için gerekli her şey net olarak önümde hazır olsun istiyorum. Eksik bilgilerle, malzemelerle çalışmayı sevmiyorum. Mümkün olduğunca tüm bilgiler elimde olmadan da işe başlamıyorum.
  • Ne kadar yoğun olursam olayım mutlaka kendime zaman ayırıyorum. Bu zamanda tamamen boş da oturabilirim, film-dizi de izleyebilirim.  Her şey keyfim için. Tabii iş programımı da bu düzene göre ayarlamaya çalışıyorum.
  • Girdiğim sitelerde, özellikle bloglarda çok fazla imla hatası görürsem, hiçbir şey okumadan sayfayı kapatırım.
  • Soğuk içecekleri biraz ısındıktan sonra, sıcak içecekleri ise biraz soğuduktan sonra içerim. Soğuk sudan hoşlanmam. Devamını oku →
Kasım 30 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 1 Yorum
Etiketler ,

Nokia Lumia 920 unboxing ve ilk bakış

Nokia’nın yeni telefonu Lumia 920, daha ilk görüntüleri ortaya çıktığından beri beni heyecanlandırıyor. Window Mobile 8 ile Nokia ya yeniden dirilecek, ya da benim gibi düşünenlerin gözünde tamamen yok olacak. Bu heyecanla, daha PureView 808 incelemesini yaptığım zaman, Nokia’nın dijital ajansı 41? 29!dan test cihazı talep ettim. Lumia 920’nin Türkiye lansmanın ardından da cihaz elime ulaştı. (görsel kaynağı)

Ben de cihaz elime ulaşır ulaşmaz, kamera karşısında geçtim ve Ozan Eicher‘in desteği ile (808’de olduğu gibi, Lumia 920 incelemesini birlikte yapacağız) bir “unboxing” ve ilk bakış video’su hazırladım. Video’ya geçmeden önce birkaç küçük notum var.

– Bu benim kamera karşısında tek başıma olduğum ilk video. Ne yapacağımı bilemeyince, tekrarla 4.5 saatte çekimi tamamladık.
– Son derece amatör şartlara sahiptim. Video’nun yarısı iPhone 4, yarısı Samsung Galaxy S3 ile çekildi.
– Çıkan türlü aksiliklerle montajı 8 saati aşkın bir sürede hazırladım.
– Video’da ürün hakkında bir görüş bildirmiyorum. Detaylı inceleme yazısını kısa bir süre sonra yayınlayacağım.
– başlıkta “kutu açma” yerine her alanda kabul görmüş olduğu için İngilizce olarak “unboxing” deyimini kullandım.
– Video’yu 720p seçeneğinde izlemenizi öneririm.

Sonuç olarak ortaya çıkan video beni mutlu etmese de, bu alanda ilk adımımı atmış oldum. Eğer yalnız konuşurken kendimi aptal gibi hissetmekten kurtulursam, daha iyi video’larla devam edeceğim.

İşte Video

Kasım 25 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori İnceleme, video
Yorumlar 8 Yorum
Etiketler ,

Haber yapalım derken, haber olduk

Geçtiğimiz hafta Taksim’i yayalaştırma projesi üzerine bir şeyler yazdım. Hemen ertesi gün de benim kullandığım, meydana çıkan engelli asansörünün kapatıldığını öğrendim. Önce Ulaşım A.Ş’den teyit ettim. Gerçekten kapatılmıştı ve benim için daha zor bir yol olan Gezi Parkı’ndaki engelli asansörünü öneriyorlardı. Hemen dikkat çekmek, tepki toplamak için fotoğrafı Twitter’da paylaştım ve hedefime ulaştım. Radikal muhabiri Elif İnce bana ulaştı ve “bunu haber yapalım”dedi.

Yukarıdaki resme tıklayarak gazete sayfasını büyük boyda görebilirsiniz. Haberi Radikal’de okumak için tıklayın.

Ben teklifi kabul ederken “en fazla yolumuz uzar, 10 dakika gecikiriz. Zaten hemen her gün benzerini yaşıyorum. Bir de haber olur” diye düşündüm. Ancak durum daha vahimmiş. Ayrıntılarını haberde okuyabileceğiniz gibi, metro vagonundan inip, Cumhuriyet Anıtı’na varmamız tam 61 dakika sürdü.

Ardından Radyo geldi

Haberin yayınlandığı gün (13 Kasım 2012) Best FM’de yayıncı Arzu Çağlan, programında bu haberi dillendirip tepki gösterdi. Bunu duyan bir arkadaşım haber verince, hemen radyoyu açtım ve Arzu Çağlar’a bir tweet atıp, “beni mi andınız” dedim. Arzu da yayına katılmamı teklif etti. (Yayına birini bağlamak da pek huyu değilmiş diye duydum.) Böylece, ertesi sabah kendimi gözümü açmadan sesimi açmaya çalışırken buldum ve yayına katıldım. Yayında görüşlerimi bir de sesli anlatma fırsatı verdiği için (Gerçi kendimi ona anlatmayı başaramadım ama…) Arzu’ya teşekkür ediyorum. Buyrun, dinleyin: Devamını oku →

Kasım 15 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar 6 Yorum

Taksim’i yayalaştırma projesi üzerine

Aslında sıcak gündeme dair, hala tartışılan ve her kafadan bir sesin çıktığı hiçbir olayda benim de kafamdan çıkan ayrık sesleri bir blog yazısında toparlamayı çok da sevmiyorum. Fakat madem blog “benim de söyleyeceklerim” demek için var ve bu Taksim’i yayalaştırma projesi benim de aklımı  kurcalıyor; o halde, bu defa bir iki cümle laf edip aklıma takılanları sormaktan, belki kimine düşündürmekten geri durmayacağım. (görsel kaynağı)

Taksim’i yayalaştırma, trafiksiz büyük bir meydan yapma projesi 1 yıldan çok zamandır biliniyor olsa da; birçok kişinin de ancak çalışmalar nedeniyle taksime giden yollar kapanınca durumdan haberdar olduğunu farkettim. Herkes bu trafikten şikayetçi. Ben ise ne kadar can sıkıcı olduğunu bildiğim halde, güzel sonuçlanacak bir amaç uğruna birkaç aylık sıkıntının katlanılabilir olduğunu düşünüyorum. Asıl sorun, bu proje gerçekten güzel mi sonuçlanacak?

Devamını oku →

Kasım 08 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 2 Yorum
Etiketler , ,

Twitter: Sandığınız gibi değil

Yakın zamanda “Siyaset Meydanı’nda Sosyal Medya Konuşulmadı” başlıklı bir yazı yazdım. (Hatta bir önceki yazım bu.) Programdaki sosyal medya tartışmasının ne kadar sığ olduğundan ve sosyal medya kavramının sanıldığı gibi olmadığından küçük  bir parça sözettim. Aslında program sadece yazmam için tetikleyen araçtı. Yani bir an zaten yazacaktım. Şimdi de o yazının bir parça devamı niteliğinde bir yazı ile, Twitter’ı birçoğunun çok yanlış anladığından bahsetmek istiyorum. (görsel kaynağı)

Tabii ki Twitter’ı odağa alma sebebim,  onların sosyal medyayı Twitter ve Facebook’muş gibi algılamaları ya da öyle bir görüntü sergilemeleri.

Kimisi Twitter’ı bir doğrudan bir haber kaynağı olarak görüp güvenirliliğini tartışıyor. Bazıları gazeteleri geçmesinden korkuyor, bazıları tamamen güvensiz ve dezenformatif buluyor, bazılarınınsa tek kaynağı olabiliyor. Pozitifçiler daha çok Ortadoğu olaylarını, negatifçiler ise daha çok sahte ölüm haberlerini örnek gösteriyor. Zaten bu yönde tartışanların başka örnekleri bildiğine de ihtimal vermiyorum. Oysa Twitter bir haber kaynağı değildir. Devamını oku →

Ekim 30 / 2012
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok
Etiketler

Siyaset Meydanı’nda sosyal medya konuşulmadı

Dün geceki Siyaset Meydanı’nın konusu sosyal medyaydı. Haliyle bugünün muhtemel başlığı “Siyaset Meydanı’nda sosyal medya konuşuldu” olacaktı ancak durum aksi bir cümleyi gerektirdi. Programda sıkça sosyal medyanın 2 ögesi Facebook ve Twitter konuşulsa da gerisi boştu.

Doğrudan sosyal medya ilgisi olmadığı halde programın yarısında gazetecilerin yayınladığı deklerasyon (el cevap) konuşuldu ama konuklar “yurtdaş gazeteciği” dedikçe, Ali Kırca “onu sonra konuşuruz” dedi. Vel hasılı kelam siyaset Meydanı’nda sosyal medya konuşulmadı.  (görsel kaynağı)

Peki ben şimdi sosyal medyayı mı anlatacağım? Hayır! Daha çok sanıldığı gibi bir şey olmadığından bahsedeceğim. Daha önce Ercüment Büyükşener “Sosyal Medya İletişimi ne değildir“i anlattı. Ben de onun yolundan gidip, biraz sosyal medyanın  ne olmadığından bahsedeceğim, biraz da Siyaset Meydanı’nı eleştireceğim. Devamını oku →

Ekim 19 / 2012
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 2 Yorum