Dün gece uyku öncesi düşünme ritüelimde farkettim ki son zamanlarda çok fazla şeye “üzülüyorum”, “canımı sıkıyor” tepkisi vermişim. Bazen bir sohbette dile getirdim, bazen bir yerlerde yazdım. Bazen de kimse duymadı, iç seslerimde kaldı. “ne oluyor, ne bu şikâyet” diye sorgulamaya başladım sonra. Yakın zamanda nelere bu tepkiyi verdiğimi hatırladım ve sonuca vardım.
Ne zaman özensiz bir iş ve bunun sonucundaki hataları görsem, bu konuda bir iki laf etsem, sonuna üzüldüğümü eklemişim. Yapılan işe, emek eksikliğine, özensizliğe, kayıplara… Oluşan bütün, vahim bir sonuca denk geliyor sanki. Sanki?..
Bunun farkinda olabilmek bile ayri bir guzellik. Sevinmen gerekiyor su durumda:)
İ$te sen bu farkındalıklarını farkedebilmi$ farklı bir ki$iliksin Simto. O yüzdendir ki sayısız arkada$ın, çok sevenin var. Lakin, emeksiz iş yapan o kadar çok insan var ki. Sen her zaman i$lerini emek vererek yaptığından dolayı o insanlar bile aslında farkındalar SENDEN..!
Golemia’ ya kesinlikle katılıyorum. Katılıyorum demekle kaldığım için kusura bakmayın lütfen. Ben maalesef kendini yazılarla değil, sözlerle ifade edebilen bir insanım.
“Farkının farkında olmak” her baba yiğidin harcı değil. Bunu görmüş olduk :) Bu yazı ile…