Cumartesi sabahı henüz kahvaltı ederken kapı çaldı; kargoymuş. Dekatlon Buzz’dan geldiği görülen paketi merak ve heyecanla açtım. İlk gördüğüm şey Philips yazılı bir kutudaki kulaklıklar oldu.  Sadece bir saniye sonra GoGear Ariaz MP4 Player olduğunu farketmem, sevincimi de arttırdı.

Paketten çıkan bir diğer detay ise şişedeki nottu. İçi kum ve deniz taşları dolu ahşap tıpası olan cam bir şişede parşömene yazılmış bir not bu. Adeta denize atılmış, bir gün bulunmayı bekleyen kayıp bir not gibi. Neyse ki günümüzde böyle notları kargo firmaları denizden çok daha hızlı sahibine iletiyor. (hepsinin fotoğrafını yazının altında bulabilirsiniz)

Dekatlon Buzz hakkında daha evvel Eti Tutku Dolu Sandık kampanyasında yazmıştım. “Hadi blog yazarlarına paket yollayalım da reklam olsun, kehkeh” furyasında, bu mantığın dışına çıkan, blog yazarlarına başarılı kurgular ya da içerik seçimi ile yenilik getiren ve hatta bu konuda son zamanlarda en başarılı olan ajanslardan biri Dekatlon Buzz. En azından ben öyle düşünüyorum.  Bugün yazma sebebimse, firmayı övmek değil; yine benim fikrimce bu yazıya konu olan gönderide, başarıyı biraz olsun gölgeleyen detay.

Şişeden çıkan notta, şu cümleler de yer alıyordu:

Tek yapman gereken, senin için efsane olan ve dinlemeden duramadığın 10 albümü, Philips GoGear Ariaz MP4 çalarına yükleyip sosyal paylaşım ağlarıdaki arkadaşlarınla paylaşman!

Benim bu gibi gönderiler için düşüncem, “öyle bir şey yolla ki, blog yazarı sen istemeden bunu yazma isteği duysun.” Burda “öyle bir şey”den kastım pahalı bir hediye olması değil tabii ki. Bu kampanyada şişedeki not fikri öyle hoşuma gitti ki; daha okumadan paylaşmak istedim ben. Fakat notta paylaşmam istenince de bu konuda tüm isteğim kaçtı.

Antrparantez: Daha önce Sosyal Medya Kampanyaları yazımda bu konu ile doğrudan örtüşmese de, her geleni yazmadığımı da belirtmiştim

Neden “10 albüm” yükleyeceğimi, albümlerimi, yüklediğim albümlerimi yoksa aldığım hediyeyi mi paylaşacağımı bir türlü anlayamadım da aslında. Aklıma ilk gelen şey GoGear Ariaz’ın içindeki şarkıları dinlerken, sosyal ağlarda paylaşma imkanı tanıdığı oldu. Biraz kurcalayınca böyle bir şey olmadığını anladım. (sahi, wi-fi mp3 player var mı hiç?)

Sonucunda albümleri olmasa da hediyemi daha önce Sosyal Medya kategorisindeki birçoğu gibi, kendi deneyim ve düşüncelerimle örtüşmeyenleri eleştirerek yazmaya karar verdim.

Ben yazıyı henüz yazmaya vakit bulamamışken, Salı günü hediyemin ulaşıp ulaşmadığını teyit etmek için bir e-posta aldım. Hediyeyi aldığımı doğrulayıp,  yazacaklarımdan sözettim. Memnuniyetle karşıladılar, teşekkür ettiler ve nottaki metin için “tez canlılığımızdan kaynaklanmış olabilir” dediler.

Toparlayacak olursam:

– Dekatlon Buzz ekibi yeni ve yaratıcı fikirlerle yoluna devam ediyor.
– Philips, sosyal medyaya ve doğrudan blog yazarlarına nispeten daha büyük bütçeler ayırmış gibi görünüyor.
– Dekatlon Buzz ekibi fazla heyecanlı ve ufak hatalar olmadan olmuyor.
– Eleştirildiği zaman bunu kabul etmeyi biliyor, haklarında iyi şeyler yazmamı beklemiyor.

Yorumumun pozitif mi yoksa negatif mi derğerlendirilmesi gerektiği konusunda bir fikre varamıyorum. Ben kendi açımdan süreci anlattım, kararı da siz verin.

Benim ilgim bu gibi kampanyalarda içeriğe ve sürece odaklı olduğundan, hediyeden sözetmeyi tercih etmesem de cihazdan hiç bahsetmemek Philps’e haksızlık olacaktır sanıyorum. Bu yüzden cihaz için bir de inceleme yazısı hazırlayacağım.

Buyrun şimdi gelen paket içeriğinin fotoğraflarına bakın: