Kategori Müzik

Çilekeş – Histeri Çalışmaları

Yazının başlığı da, yukarıdaki görsel de dün satın aldığım bir albüme ait. Yazıyı yazma sebebim ise albümü almış olmam değil; albümü neden aldığımdır. Bundan birkaç ay önce albümden haberim oldu.

Bir oyun, şaka hazırlanmış.Daha albüm çıkmadan, “Çilekeş’in yeni albümünü piyasaya çıkmadan indirin” mesajları ortalığı sardı. Forumlarda “full albüm” linkleri verildi. Rapidshare üzerinden indirilen ve ortalama bir albüm ile aynı boyutta olan dosyayı indirenler, sürpriz bir video ile karşılaştılar. Bizzat Çilekeş’in hazırladığı ve eğlenceli olan bu video’da “Histeri Çalışmaları, Deney Raporu”na ilişkin bir şeyler anlatılıyordu.

Bununla birlikte albüm çıktığında cilekes.com.tr ‘den ücretsiz indirebileceğimizi, ancak istersek de 5 paraya (5 lira) satın alabileceğimizi söylüyordu. Benim albümü satın alma sebebim de doğrudan doğruya budur. İlgili video’yu merak ettiyseniz buradan indirebilirsiniz. Albümü indirmek için cilekes.com.tr ‘ye uğrayabilir ya da satın almak için bir D&R mağazasına gidebilirsiniz. Histeri Çalışmaları HepsiBurada.com ‘da ise 3.89 TL.

Bu konuda belki daha detaylı bir yazıyı ilerleyen günlerde yazacağım. Ancak birkaç satır da burada yazmayacak değilim. Öncelikle kabul edelim ki Çilekeş ağır bir yükün altına girmiş. Bugün ortalama bir albümün 1/3 fiyatına 12 parçadan oluşan bir albümü satışa çıkarmak da, aynı albüm için “istemiyorsan para verme, gel buradan indir” demek de deli cesaretidir. Belki bu işten para kazanamayacaklar, belki zararlı da çıkacaklar. Ancak yeni medyayı çok başarılı kullandıkları bir gerçek.

Mp3 ile korsancılığın başka bir boyut aldığı, korsan cd bile paralıyken indirmenin bedava oluğu ya da karışık kasete (ki onlar kalmadı) para vermekten çok üstün olduğu bir döneme geçtiği aşikar. Bu noktada da “albüm satmıyor, herkes indiriyor” diye şikayet etmek yerine, o dünyanın kuralları ile oynamak gerekiyor. Şikayette haksız değiller. Ancak o piyasanın iç meseleleri ile ilgili ayrı dava.

Mp3’ün daha çok tutmasının bir nedeni de erişimi kolay olması. Benim gibi her işini internetten yapan miskinler de birkaç tık ile içeriğe ulaşmak ister. Albümü satın almak zahmetlidir. İnternetten satın almak hem hedefe geç ulaştırır hem de fazladan para ödedir. Beğendiğim sadece 2 parça için veya kimi zaman belki hiç beğenmeyeceğim bir albüm için de 15 lira vermek kolay değil. Hele bu albüm bolluğunda.

Ancak sanatçıların ya da sanat olmadan bu işi profesyonel icra edenlerin şarkılarını mp3 formatında tek tek ya da toplu halde satışa sunması hem maliyeti düşürecek, hem fiyatı ucuzlatacak hem de içeriğe erişimi kolaylaştıracaktır. Meta olarak albüme kavuşmak isteyenler için de albüm satışı sürer. Gelinen noktada mp3’ün önüne geçmek kesinlikle mümkün değildir. Bu nedenle de doğru düşünce,  “en az zararla nasıl atlatırım” olmalıdır.

Yukarıdaki önermelerimin tamamen doğruluğunu savunmuyorum. Doğru olan kaliteli içerik üretimi, az ve ağır tüketilen şeylerin de piyasada yer bulması ve albüm satışlarının yeniden artmasıdır. Buna karşın değişen koşullara uyum sağlamamak, sektörel bir evrimden geçememek erken ölümü getirir. Ve şüphesiz ki bu iş aslında bir iki grubun çırpınmasıyla olmaz. Yeni düzen gelmeli.

Tüm bunlar olurken, pek de dinlemediğim bir grup olan Çilekeş’i içtenlikle tebrik ediyorum.

Tespitlerimde hata varsa, müzisyen arkadaşlarım kusura bakmasın artık. Sizin de bu konuda fikriniz ya da bilginiz varsa, yorum bırakmaktan çekinmeyin.

Ağustos 02 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori Müzik, Yorumsal
Yorumlar 1 Yorum

Yasemin Mori – Bırak Bu Rock’n Roll’u

Bloguma daha ilk günden bir de müzik kategorisi açtım aslında. Ama hiç aktif bir şekilde kullan(a)madım. Uzun zamandır da aklımdaydı bu şirin kız hakkında bir şeyler yazmak, özellikle de bu şarkı hakkında. Gün bugünmüş demek ki..

Yasemin Mori‘yi daha albümü çıkmadan evvel bazı mp3’lerini ve klibini yayınlamasıyla tanıyordum. Tabii arkadaşım Ozan’ın tavsiye edişi ve Mehmet Turgut‘un çektiği fotoğraflar da beni “yasemori”ye itti. Sıradışı görünen tarzı, sevimli duruşu, ilginç çığlıkları, müthiş sözleri, yaratıcı klibi.. Ve yine Ozan sayesinde albümü çıkışıyla birlikte tekrar tekrar dinlemeye başladım. Ve bir şarkıya takıldım: Bırak Bu Rock’n Roll’u..

Önce şöyle diyor;

yüzün hep burukmuş,
sararıp solmuş
nereden vurulmuş…
yenilip yutulmuşsun!
ne seni var ediyor?

Ardından o harika, kısa saksafon solosu başlıyor.
Önce titrek, bozuk hatta rahatsız edici bir ses. Hıçkırıklara karışmış ağlamalar gibi, bir isyan gibi… Üzgünce… Sadece 6 saniye.. 6 Saniyede hıçkırarak ağlıyor saksafon. Sonraki 7 saniye ise bir diriliş. Ses her saniye güçleniyor, diriliyor, yükseliyor.. Ve halan 15 saniye müthiş bir solo halini alıyor. Kendinden emin, kararlı bir 15 saniye..

İşte bu.. Belki sadece benim kuruntum. Benim hissettiklerim, beklentim. Ama bence tamamen bu düşünceyle yapılmış, müzikal bir zeka örneği. Sadece 30 saniyelik kırık bir solo ile büyük bir duygu akışının, fiziksel değişimin anlatılmasını da oldukça zekice buluyorum. Takdir ediyorum. Uzun zamandır anlatmak istediğim (hatta daha evvel arkadaşım Fatih’le paylaştığım) düşünceler bunlardı.

Ayrıca belirtmek istediğim bir diğer güzellik ise; Arjantin adlı şarkısında:
Dediler “kimse böyle güzel gülmüyor, neyiniz var?” Şarkının devamında “Altın ya da gümüş, neyiniz var?” dese de ben kalın yazdığım cümleyi oldukça ironik buluyorum.. Güzelce gülen birine “neyiniz var?” diye sormak..
“Sonra işler tersine döndü” diyor şarkıda.. Gerçekten öyle mi?

Gülmek için bir şeyimiz mi olmalı ki?

Ekim 29 / 2008
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Müzik, Yorumsal
Yorumlar 5 Yorum
Etiketler , ,

Derdiyoklar 1984

Yakın zamanda bulduğum ilginç bir video. 1984 yılında bir düğünde çekilmiş, zamanın ötesinde bir gösteri. Müzil, dans ve tiyatro bir arada. Derdiyoklar grubu/ikilisi. İzlerken aslında gülmeniz de mümkün. Komik görüntüler mevcut. Ancak takdiri hak eden bir ikili. Biz bugün hala müzikte gelişmemiş, şarkı çalıp hazır ses dosyalarıyla müzikler yaparken, onlar o tarihte kendi müziklerini yapıyorlar. Video üstelik darbe sonrası dönemden. Zor olmalı.

Vokalde grubun bateristi İhsan Güvercin var. Pek az görürüz bateristleri vokalde aslında. Hatta pek çoğumuz muhtemelen Eagles ile görmüştü bunu. Oysa biz de yapmışız da haberimiz yokmuş. Gitarda Ali Ekber Aydoğan var. Gitarı hemen her uzvuyla çalıyor. Mükemmel.. Hani diyorum bu adamlar ve bunun gibiler vaktinde harcanmasaydı, çağdaş müziğe değer verilseydi (ki Derdiyoklar geleneksel müziği de kullanıyor) Bugün bizden de bir Metallica, bir Guns N Roses, bir Steva Vai, bir Mike Portnoy vs. kesinlikle çıkardı. Hande Yener’i de çerez diye götürürdük anca..

Devamını oku →

Şubat 20 / 2008
Yazar Simto ALEV
Kategori Müzik, video
Yorumlar 1 Yorum

Eurovision: Mor Ve Ötesi – Deli

Bu yıl (24 Mayıs’ta) 53.sü gerçekleşecek olan Eurovison‘da Türkiye’yi Mor Ve Ötesi grubunun temsil edeceğini biliyorduk. Bu yazıdan tam 1 saat kadar önce Eurovision’da yarışacağımız şarkı olan Deli hakla duyruldu.

Aslında ünlü olmak için parasını kullanmış Mor Ve Ötesi pek de beğendiğim, takip ettiğim gruplardan değildir. Fakat Rimi Rimi Ley gibi rezaletlerden sonra oldukça sıkı bir parça olduğunu düşünüyorum. Birincilik beklemiyorum ancak bu parça kesinlikle ilk 3’te yer alacaktır. En azından umuyorum..

Hoş, pek de umrumda değil bu eskimiş geleneksek müzik şovu. Yalnızca finali izleyip eğleneceğim.
Biraz da farklı kültürlerden farklı tarzlarda müzikler dinleyip keyifleneceğim. Hepsi o kadar..

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=_q3TXxDw9fk[/youtube]

aranıyor sahibi ruhumun,
tam yerine mi düştüm?
direniyor faili tutkunun,
kızmış ve küçülmüş.

aranıyor sahibi ruhumun,
tam yerine mi düştüm?
direniyor, direniyor, direniyor…

beni büyütün, ağlatmayın,
sevginiz nerde, övündüğünüz?
beni büyütün, aldatmayın,
sahte düşlerle oyalamayın.

aranıyor sahibi ruhumun,
tam yerine mi düştüm?
direniyor faili tutkunun,
kızmış ve küçülmüş.

aranıyor sahibi ruhumun,
tam yerine mi düştüm?
direniyor, direniyor, direniyor…

beni büyütün, ağlatmayın,
sevginiz nerde, övündüğünüz?
beni büyütün, aldatmayın,
sahte düşlerle oyalamayın.

bir yarım akıllı, bir yarım deli
dört yanım akıllı, bir yanım deli
herkes akıllı, bir ben deli
bir ben deli, bir ben deli…

beni büyütün, ağlatmayın,
sevginiz nerde, övündüğünüz?
beni büyütün, aldatmayın,
sahte düşlerle oyalamayın.

* sözler ek$i’den alıntıdır.

Şubat 15 / 2008
Yazar Simto ALEV
Kategori Müzik
Yorumlar Yorum Yok