Bir süredir devam eden hosting sorunları nihayetinde Selim’in yoğun çabalarıyla son buldu. Siteye bir şeyler yazıp çizmeye veya bulduğum ilginç içerikleri paylaşmaya devam edebilirim.
Gripfilm Kısa Film Yarışması
Gribim.Com‘un düzenlediği ödüllü bir kısa film yarışması. “Üşütük Haller” diye sloganlamışlar yarışmayı. Eh, yarışmayı bir grip sitesi düzenleyince konu da belli oluyor. Grip!..

Mevzu basit. Bir kısa film çekeceksiniz, komik olacak ve içinde grip olacak. Kazanan da ödüle doyacak. Hepsi bu. Üstelik cep telefonuyla dahi çektiğiniz videolar kabul ediliyor. Yani bu yarışma tüm amatörler için. Ancak videolardaki 5 dakika – 20mb sınırlaması kötü olmuş.. Yarışma için 11 Mayıs’a kadar video gönderebilirsiniz.
Yarışmanın web sitesi: http://www.gripfilm.com
Kurallar da Şöyleymiş.
JÜRİ ÜYELERİ:
nuri bilge ceylan – yönetmen
mehmet açar – sinema eleştirmeni
timuçin esen – oyuncu
ilker canikligil – kısa film yönetmeni
hasan şenyüksel – fotografevi
faruk ayabakan – nobel ilaç
cem cihangir öztop – nobel ilaç
ÖDÜLLER:
Samsung 40″ LCD TV
Sony Video Camera
16GB iPod Touch
Bir Film, Bir Dakika
Film izlemeye vaktiniz yok ama merak ettiğiniz, izlemek istediğiniz filmler çok. Değil mi? İşte bu sitede bir çok filmin özeti var. Okuması bir dakikadan kısa sürüyor. Ancak filmi izlemiş kadar oluyorsunuz, öyle böyle değil!..
Aslında sitede okuyacağınız filmler yüksek oranda spoiler içeriyor ve filmi daha önce izlemişseniz çok eğleneceksiniz. Burdan buyrun efem: http://www.rinkworks.com/movieaminute/
Derdiyoklar 1984
Yakın zamanda bulduğum ilginç bir video. 1984 yılında bir düğünde çekilmiş, zamanın ötesinde bir gösteri. Müzil, dans ve tiyatro bir arada. Derdiyoklar grubu/ikilisi. İzlerken aslında gülmeniz de mümkün. Komik görüntüler mevcut. Ancak takdiri hak eden bir ikili. Biz bugün hala müzikte gelişmemiş, şarkı çalıp hazır ses dosyalarıyla müzikler yaparken, onlar o tarihte kendi müziklerini yapıyorlar. Video üstelik darbe sonrası dönemden. Zor olmalı.
Vokalde grubun bateristi İhsan Güvercin var. Pek az görürüz bateristleri vokalde aslında. Hatta pek çoğumuz muhtemelen Eagles ile görmüştü bunu. Oysa biz de yapmışız da haberimiz yokmuş. Gitarda Ali Ekber Aydoğan var. Gitarı hemen her uzvuyla çalıyor. Mükemmel.. Hani diyorum bu adamlar ve bunun gibiler vaktinde harcanmasaydı, çağdaş müziğe değer verilseydi (ki Derdiyoklar geleneksel müziği de kullanıyor) Bugün bizden de bir Metallica, bir Guns N Roses, bir Steva Vai, bir Mike Portnoy vs. kesinlikle çıkardı. Hande Yener’i de çerez diye götürürdük anca..
Mükemmel Sirk Fotoğrafları
Bazı çocuklar palyaçolardan korksa, hatta paylaçoya paylonço dese de sanırım her çocuk sever sirkleri. Aslında çocuk veya yetişkin ayırt etmeden herkesin ilgisini çekebilecek sihirli bir çadır gibidir sirkler. Benim ilgimi bir de fotoğraflar çeker. İşte sirk temalı mükemmel fotoğraflar bir araya geldiğinde de…
Kapsülden Hayatlar..
Lahana Çorbası Kapsülü‘nü yazdım ya. Dayanamadım, kapsülden hayatlar’ı da bir yazayım dedim. Okurken ne kadar eğlenceli olur bilmiyorum ama düşünürken çok eğlendim ben. Fakat önce Lahana hakkında küçük bir anısal paylaşacağım…
Aslında bu “oysa yaşarken ne komikti di mi” tepkisi vereceğiniz hikayelerden biri. SanalCafe‘nin sinema organizasyonlarının birinde filmden sonra köfteciye gittik. Köfteci işte.. Köfte, salata ve içecekten başka bir şey yok. Selim‘le de geyik potansiyelimiz maksimum seviyede. Sürekli bir şeylere gülüyoruz. Yemek siparişlerine sıra geldiğinde “Lahana” sipariş vermeye karar verdik. (Lahana, şu anda ulaşamadığım bir ek$i sözlük entry’sinde vajinaya benzetiliyordu.) Eh, biz köftecide lahana isteyecek durumda olmadığımızdan bir kurban seçtik. İsmi lazım değil bu arkadaşımızın adı Enis. Enis’i güç bela ikna ettiğimizde, tüm iyi niyeti ve saf duygularıyla garsona sordu: “Lahana var mı?” Garsonun bakışları ve kopma anı görülmeye değerdi….
Şimdi geleyim asıl konumuz Kapsülden Hayatlar’a.. Hani çok geyiği olur demiştim ya önceki yazıda.. İşte düşünürken aklıma gelenler..
Mesela Taksim’desiniz. Nevizade’ye geçtiniz, fasıl dinleyeceksiniz. Arkadaşlar falan yanınızda, muhabbeti koyacaksınız ama kafalar güzelleşmemiş. Hemen garsona siparişi veriyorsunuz.. İşte acılı ezmesinden, haydariye mezeler, karidesi, paçangası, beyaz peyniri. “Bir de büyük aç” diyorsunuz ardından.. Garson eyvallah çekip siz değil her gece, sadece o gece için Heybeli’de mehtaba çıkamadan gelip elinize birer avuç hap veriyor. Siz de peşisıra mekandan ayrılıyorsunuz. “Oysa daha karpuz yutacaktık” diye espiri yapmak da mümkün tabi..
Devamını oku →
