12 Eyl 2008
Dün hemen tüm haber ve blog sitelerinin manşet geçtiği haber izlesene.com ve vidivodo.com’un kapatılmasıydı. (webrazzi güncelleme ile imeem.com’un da kapatıldığını belirtmişti.) Bunun üzerine çeşitli yorumlar yapıldı, bir takın paranoyalar yenilendi. Ancak kimse kararın arkasındaki sebebi öğrenemedi. Bugün TEAkolik.com‘un girdiği içerikle, toplamda 52 siteye mahkeme kararıyla erişimin engellendiğini ve bu işin arkasında MÜ-YAP‘ın (müzik yapımcıları derneği) olduğunu öğrendim.
Anlaşılan o ki; ücretli mp3 sitesi açma derdine geçtiğimiz yıllarda bir çok siteyi kapattırıp pek bir sonuç alamayan MÜ-YAP, bu defa hedef listesine büyükleri de katmış. Haberin kaynağına göre savcılık kararına ilk itiraz eden site Show TV‘nin vidivodosu olmuş.
Kapanan 52 sitenin listesi ise şöyle:
www.asimmp3.net
www.arkakapak.net
www.aslarmuzik.com
www.bambaska.org
www.btboard.net (daha fazla…)
16 Nis 2008
Zaman kavramım sorunlu olduğu için net süre veremeyeceğim ama yaklaşık 5-6 yıl süreyle neredeyse hiç televizyon izlemedim. Zaman zaman belgesel kanalları, bir de Okan Bayülgen. Onlara dahi çok da vakit ayırdığım söylenemez. Hal böyle olunca televizyonda olup bitenlerden bir haberdim.
Magazin gündeminden, gündüz kuşağındaki kadın programlarından kaçamadım. Sokakta, internette, gazetelerde… Her yerde gözüme gözüme sokuldu. Ben kaçtıkça onlar peşimden gelip kabusum oldular.. Ne var ki benim bahsediceklerim bunlar değil aslında…
Son zamanlarda akşam vakitleri ailemle zaman geçiriyorum biraz. Tam da dizi saatlerine denk geliyor. Bakıyorum biraz haliyle. Ne kadar özensiziz bu konuda. Geçen gün mesela hangisi olduğunu bilmediğim bir dizide oldu şunlar: Adamın biri, başka “adamın biri”lerden kaçıyor. Hafif ormanlık bir alan. Kaçan adam max. 30 derecelik açıda, 10 metre bi tepede tökezliyor. Aşağı kadar da yuvarlana yuvarlana ilerliyor. Şiddetli bir düşüş değil. Yaralanmaz bile insan. Neyse, sahne değişiyor. Ardından da tekrar bu “adamın biri”ne dönüyor. Yerde boylu boyunca yatıyor, baygın. Normalde düşmesi gereken yerden biraz öteye uçmuş. Üzerine bir sonbahar boyunca dökülen yaprakların tümü yığılmış. Bir kaç da dal parçası. Resmen toprağa gömülmüş.. Nasıl oldu anlamadım..
Beni asıl rahatsız eden şeyse; özel bölümler. Her bölümden önce, bir önceki bölüm için özel bölüm yayınlanıyor. Bölümün tam 30 dakikalık özeti. (Amerika’da dizilerin bir bölümü 40-45 dk arasında değişiyor.) Özel bölüm yetmiyormuş gibi, 5-10 dakika da “özet” veriyorlar. Çıldırıyorum. (yine Amerika’da özetler 2 dakikayı geçmiyor.) Ayrıca tüm bunların aralarında 8-9 dakika da reklam veriyorlar. (6dk rtük’ün izin verdiği reklam süresi + tanıtıcı reklam + dizi trailer’leri)
İşte böyleyken böyle.. Derken toparlayıp yazıya bir final yazamadım. Eğer öncesini okuduysanız, final için de bu cümlelerle idare edin. Öpüyorum sizi..
28 Mar 2008
Yazının başında belirteyim öncelikle; ben de fiziksel engelliyim. Mevzu da bununla ilgili. Ev telefonu çaldı az evvel. Annem açtı ve benimle görüşmek istemişler. “Yağmur Çocuklarından” da demişler. Telefonu alıp en meraklı ses tonumla “aloo?” dedim. “Siz misiniz?” dedi kadın. Kimi kastettiğinden emin olamadım tabi. “Kim miyim?” demek de vardı orda. Yine de benmişim gibi davranım “evet” dedim. Artık ben nasıl ben olmayacaksam?..
Önce eğitim alıp almadığımı sordu.. Daha sonra eğitim almayı isteyip istemediğimi sordu. Eğitim sistemindeki hoşnutsuzluklarımdan ve bireysel eğitimciliğimden bahsetmeden “Çalışıyorum, vaktim yok” bahanesiyle geçiştirdim. (bu arada eğitimler ayda 6 kez, 45′er dakikaymış. İçeriğini söylemedi)
Biraz duraklayıp, “Pardon, sizin engeliniz ne?” dedi. Cevapladım: “Yürüyemiyorum?..”
Tekrar sordu: “Bedensel yani?”
“Evet?” dememin ardından 40-50 saniye hiç ses çıkarmadı. Ancak benim “Yani?” dememden sonra cevap geldi: “O zaman ben bir kurumla konuşayım, ona göre size geri dönerim.” Gerek olmadığını söyleyip, teşekkür ettim..
Şimdi..
Görüşmeden belli ki bunlar zihinsel engellilere eğitim veriyor. Ve hatta benim telefonda düzgünce konuşabilmemi beklemiyordu. Peki neden benimlle konuşmak istedi? Talep eden ben değilim, sizle iletişimim yok ve telefon numaramı bulmuşsunuz. Nazikçe de reddetmişim. Neden isteyen benmişim gibi birileriyle konuşup bana geri dönüyorsun? Engelli olduğumu öğrenip, ev telefonumu bulmuşsun. Aradığın gibi bir engelli olmadığımı neden öğrenemedin? vs. vs..
Yok, yazıyorum bu kadar çünkü iyi niyetli düşünemiyorum. Altında bir şey arıyorum bu hadisenin.. Yoksa oldukça güzel bir atraksyon.
18 Mar 2008
Aptallık, salaklık.. Vergilendirilsin..