15 Mar 2009
İki, üç gündür bir şeyler yazmıyorum bloguma. Fakat bu sürede yine bloguma zaman ayırıp, ufak tefek şeyler yaptım. Gerçi okuyucu kısmının çok da ilgisini çekecek şeyler ya da pek mühim şeyler değil ama, her zaman okuyucuyu hedef alarak yazmamalı sanırım. Kendime notlar almak için açtığım blogumda, bayağı bayağı yazar oldum. Bu defa ama, yaptıklarımı kendime not babında yazayım.
- Temada dikkat çekmeyen, ama benim de gözüme takılan ufak tefek bir iki görsel hatayı düzelttim.
- Temanın tamamını değil ama, sık görülen/kullanılan yerlerini Türkçeleştirdim.
- Sayfa başına düşen yazı sayısını 10′dan 6′ya düşürdüm.
- Yazıların altında benzer konuları listeleyen bir eklentiyi kurdum.
- Etiketsiz yazılarıma etiket girmeye başladım. (Bu devam edecek)
- Sağ tarafa bir etiket bulutu ekledim.
- Süresi dolan reklamı kaldırdım. Ancak yerine yeniden AdSense koymadım. Yeniden reklam alırsam yayınlarım ama en azından şimdilik AdSense kalabalığı istemiyorum sitemde.
- Son günlerde artan ve Akismet’i de delip geçen spam yorumlardan ötürü, yorum yazmayı onay gerektirecek hale aldım. Ancak bir defa yorumu onaylanan, onay beklemeden yorum yazabilecek.
- RSS’imi FeedBurner’a taşıdım. Şurdan takip edebilirsiniz: http://feeds2.feedburner.com/simtoalev
–
Sanırım hepsi bu kadar…
12 Mar 2009
İnternetten alışveriş yapmak artık insanların eskisi kadar korktuğu bir şey değil. Gerek yaygınlaşmasıyla, gerek bankaların güvenliğini arttırmasıyla, ve gerekse daha birçok sebeple insanlar internetten alışveriş yapar oldu. Ben de uzun zamandır hemen her ihtiyacımı internetten satın alabiliyorum. Tanıdığım, bildiğim bir ürünse, elektronik eşya almaktan da çekinmiyorum.
Hal böyle olunca sıkça kargo beklemek de kaçınılmaz oluyor. Yurtiçi, Aras ve MNG kargo evime bir kaç adım uzakta. Bir de ben biraz heyecanlı olunca, çöp dahi almış olsam kuryeyi beklemeden şubeye pakedi almaya gidiyorum. Daha doğrusu ben gidemediğimden (bir iki üç), annemi yolluyorum. Sağolsun, gidip bakıyor.
Yurtiçi Kargo personeli de artık annemi tanır oldu. İsim dahi sormadan paket gelmiş mi, gelmişse nerede diye kontrol ediyor. Fakat her defasında, ilk denemesinde bulamıyor. “Kargo gelmemiş” diyor. Sonra da soruyor, “Avon’dan mı gelecekti?” Annem “hayır” deyince, benim paket ortaya çıkıyor.
Anneme ne zaman “Bir Yurtiçi Kargo’ya baksana” desem, döndüğünde aynı hikayeyi ekliyor. Evet Yurtiçi Kargo! Ben, Avon’dan bir şey beklemiyorum. Bu kadar…
–
Aslında söz kargodan açılmışken hafızamda net olarak canlansa, ya da eski bir yazımı bulsam, cep telefonumu kalem sanan kuryeyi de anlatmalıyım. Bir karıştırayım bakalım etrafı, bulursam bir tür devam yazısı gelir.(:
11 Mar 2009
Hakkımda sayfamda da belirttiğim gibi, ‘webmaster’ statüsü ile PC World dergisinde çalışıyorum. Dergideki işim, sitedeki uygulamaları kodlamak. Kullanıcı ve yönetim arayüzünü geliştirmek, sunucu sorunlarına müdehale etmek vesaire. Ancak ne yazarlığım ne de editörlüğüm var. Gerek siteye, gerekse dergiye tek bir haber girmişliğim dahi yok. Çünkü işim bu değil. (: Künyede de adımın yanında “webmaster” yazıyor.
Buna rağmen site üzerinden eposta adresimi almış bir firma çalışanı ayda 1-2 defa, bazen daha seyrek olmak üzere basın bültenleri gönderiyordu. Aynı bültenler zaten bu konuda yetkililerin de eline ulaştığı için (ki asıl yağmur onlara olan gönderidir) gözardı ediyordum.
Fakat 3 gündür garip bir şekilde en az 2-3 bülten düşüyor eposta kutuma. Farklı isimler, farklı kurumlar ve geneli aracı firma. Aynı sebeplerle gelen epostaları (ısrarcı “okudundu raporu” istemlerine karşın) gözardı ediyorum. Haber girme yetkim yok (teoride yok), “webmaster” olarak anılmışım, eposta adresimi amaç doğrultusunda kısmen de olsa illegal elde etmişsin. Ben de tüm bu basın bültenlerini bir tür spam olarak görmüşüm. Buraya kadar da yine kabul edilir görüyorum. Basın bültenini bir dergi çalışanının eposta adresine gönderiyorsun, eyvallah.
Ama ben, tüm bu yazdıklarımı yoksaysak dahi siteye şu haberleri nasıl girebilirim;
- MARKS & SPENCER ERKEĞİ BU SEZON DA ŞIK VE İDDİALI
- Çocuklar 23 NİSAN’ı Kemer Golf & Country Club’da Kutluyor
Not 1: Tüm bu yazdıklarım tamamen bireysel görüş ve yorumumu içermektedir. Ötesi değildir.
Not 2: Basın bülteni acemisiyim, o yüzden yadırgıyorum tüm bu olanları
Not 3: İçimden geldi, okuyan herkesi öpüyorum. Valla..
7 Mar 2009
Geçen gün FriendFeed’de Özer bir link paylaştı. Site, sizin yazdığınız sayılarla sahte bir Google Adsense rapor ekranı oluşturuyor. Fakat hem site, hem de oluşan rapor İngilizce. Türkçe’si de olsa pek güzel olurdu diye düşündüm ve yaptım: Adsense Rapor Üretici
Yaparken, orijinalinde eksik gördüğüm bir detayı da (mail adresi) ekledim. Yaklaşık 40 dakikada textleri uygun şekilde yazmayı başardım. Ancak “content-type image/jpeg” tanımlamama rağmen browser üzerinden dosya bir türlü doğru kaydedilemeyince, 6 saat kadar daha uğraşıp PHP Manual’i hatmetmem, ezberlemem gerekti. (: İstediğim sonucu net olarak elde edemesem de çalışan bir araç elde etmiş oldum.
Kazanımlarım:
- 2 Haftadır pek pek bir iş yapmadığım için pasımı azalttım.
- Eğlendim.
- Beynim patladı (:
- 2 Yeni bilgi öğrendim. ( a: PHP ve Image header’i çok belalı. b: GUID )
Notlar:
- Sayfa yabancı bir örneğinden çalıntı olarak oluşturulmuştur.
- Sayfanın Google ile hiçbir bağlantısı yoktur ve sayfadan hiçbir gelir elde edilmemektedir. (evet, tırsıyorum.)
- Tamamen eğlence amaçlıdır. (: