Kategori Benden..

Engelli Kültür Günü – 3 – Tiyatro

Alt tarafı bir sergiye, bir tiyatroya gittik; yaz yaz bitmiyor. Ben bile yazarken sıkıldım ama yazılması gereken şeyler olduğu için yazıyorum. Önce bir yazı yazmayı planladım. Sonra sergi, tiyatro ve yolculuk için toplam üç yazı olsun dedim. Şimdi ise serinin beşinci yazısını yazıyorum ama bitiyor. Bu son! Artık başka başka yazılarla devam edeceğim. Doğrudan bu yazıya gelenler için durumu özetleyeyim. Arkadaşım Ozan Eicher ile birlikte Van Gogh Alive sergisine gitmeye karar verdik. Ardından biraz da tesadüfler yolumuzu 3. Türden Yakın İlişkiler – Başlangıç oyununa yönlendirdi.  Bu yüzden o güne “Kültür Günü” adını verdik. İlgili yazılarda hem sergiyi hem de oyunu yorumladım ama tekerlekli sandalye ile bu günü hem kararlaştırmak hem de yolculuğa çevirmek çok da kolay değildi. Hepsini uzun uzun, sıkıcı bir dille anlattım. Şimdi, bu son yazıda tiyatrodan bahsedeceğim.

Akatlar Kültür Merkezine (“Akatlar” diye devam edeceğim) gitmek için uzun uzadıya yollara başvurmadan, taksiyle gittik. Zaten oraya rahatça erişmemi sağlayacak bir toplu taşıma aracının da varlığından emin değilim. Üstelik yorgunduk. Ben yazıyı biraz Akatlar özelinde sürdüreceğim ama siz Akatlar’ı kızım diğer salonları da gelinim sayın. Ben size söyleyeyim, artık kim ne anlarsa da kabulümüz olsun.

Akatlar’ın kapısında taksiden inip hemen içeriye girdik. Ozan gişedeki görevliye Doğa Rutkay’ın davetlisi olduğumuzu söylemeye çalışırken, daha diyalog tamamlanmadan merdivenlerden yukarı doğru biri gelip bizi karşıladı, tanıştık. Devamını oku →

Nisan 01 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok

Engelli Kültür Günü – 2 – Yolculuk

Geçen haftayı blogumda organik oluşan bir tür yazı dizisi ile tamamladım. Önce Van Gogh Alive sergisini anlattım, sonra sergiye gittiğim gün izlediğim 3. Türden Yakın İlişkiler – Başlangıç‘ı yorumladığım bir yazı çıkardım. Tabii bir engelli için böyle dolu bir program yapmak, özellikle sergi ve tiyatroya gitmeye karar verme aşaması çok da rahat değil. Bu yüzden hemen sonra Engelli Kültür Günü – 1 başlıklı yazıda Ozan Eicher ile birlikte “kültür günü”ne nasıl karar verdiğimizi anlattım. Şimdi, bu yazıda  tekerlekli sandalye ile yolların nasıl aşıldığını ve önümüze çıkan engelleri anlatacağım. Tiyatroda nasıl hareket ettiğim ise ancak bir sonraki yazıya kalacak. Devamlılık için diğer yazıları da okumanızı tavsiye ediyorum. (resimdeki benim)

Bu yazıda söz edeceğim detayları tabii ki yıllar içinde binlerce kez yaşadım. Hani yeni bir şey değil. Sadece ilk kez bu yönüyle yazıyorum. Ha bir bu kadar çok toplu taşıma aracı ve asansörü ilk kez kullanıyorum.

Ozan öğle saatlerinde beni almaya geldi. Oyalanmadan yola koyulduk. Daha koskocaman bir sergi gezecektik. (Yani ben öyle sanıyordum) Ozan’la hem bu evden, hem de uzun süre ilk kez birlikte çıkıyorduk. Yol dar, ortasında motorsiklet olunca Ozan biraz tereddüt etti. Bu yüzden caddeye kadar annem eşlik etti. Cadde’ye geldiğimizde vızır vızır geçen arabların arasından karşıya geçmemiz gerekiyordu. Ben alışkın olduğum için “geç geç, bir şey olmaz” diyordum. O Biraz cesaretsiz kalsa da doğru zamanı iyi kestirdiğinde karşıya geçmiştik. Buradan ilk metro asansörüne gideceğimiz yol, bir ara sokak ve ışıklardan ibaret olduğu için kolaydı. Devamını oku →

Nisan 01 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok

Engelli Kültür Günü – 1 – Kararlaştırma

Önceki iki yazımda, 20 Mart’ın benim için bir Kültür günü olduğunu yazdım. Ozan Eicher ile birlikte sergiden tiyatroya derin bir mücadele ile yol alıp durduk. İlk olarak Van Gogh Alive sergisini görüp yazdım. Sonra da aynı akşam izlediğim 3. Türden Yakın İlişkiler – Başlangıç oyununu yorumladım. Bu yazılarda yalnızca sergi ve oyunun içeriklerine odaklandım. Ancak bahsedilmesi gereken bir detay daha var: Sergiye, tiyatroya, sinemaya, vesaire ulaşmak bir tekerlekli sandalyenin üzerindeyken hiç de kolay değil. Üstelik, ulaşmak da yetersiz. Bu yazıda günün kararlaştırılmasından, bir sonraki yazımda ise yolculuk ve süreçten yorumlarımla bahsedeceğim. (Fotoğraf wowturkey‘den. Orada bir çözüm de bulunmuş.)

13 Mart akşamı Ozan “Van Gogh ilgini çekiyor mu? Birlikte gidelim mi?” diye sordu. Ben de “nasıl gideceğiz olum?” diye karşılık verdim. O çok rahattı. “Ne var ki? Önce metroya bineriz, sonra füniküler, sonra tramvay. Biraz yürürüz hepsi bu.” Ben tereddüt ettim. “Hepsinde asansör var mı?”, “Tekerlekli sandalye için uygun mu?” diye sorgulamaya başladım. Bir tek fünikiler biraz sorunlu. Akülü tekerlekli sandalye ile binmek pek mümkün değil. İttirmeli olanla ise çok zor değil. Biraz Yandex Panorama’dan biraz Google Maps’den civarı inceledik. Youtube’da füniküler ve tramvay videolarını bulup izledik ve nihayetinde sergiye gitmeye karar verdik. Devamını oku →

Mart 23 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok

[İzledim] Patlak Sokaklar – Gerzomat

Geçtiğimiz hafta bir kargo firması kapıma adıma düzenlenmiş bir FBI kimliği bıraktı. İlk anda “FBI’e katıldım, benim neden haberim yok? Bu kadar mı gizli bu işler?” diye düşündüm ancak kimliğin bir gala davetiyesi olduğunu anlamam fazla uzun sürmedi. Evet, dün geceyi, 16 Mart’da vizyona girecek Patlak Sokaklar – Gerzomat filminin galasında geçirdim.

Patlak Sokaklar beni başından beri heyecanlandırıyor olmasına rağmen, galaya ulaşımın benim için sıkıntılı olmasından dolayı davet eden ajans 41-29‘a ancak  ulaşım sorununu çözersem geleceğimi bildirdim. Onlar ise bu durumu zaten düşünmüş ve yapımcı firma ANS Prodüksiyon ile bir araç ayarlamışlar. Bu sebeple beni evimden alıp, gece boyu eşlik eden Salih, arkadaşım Gülşah ile birlikte ajans ve yapım şirketine açık bir teşekkür ediyorum.

Patlak Sokaklar – Gerzomat galası, bugüne dek katıldığım sayılı galadan en kalabalık olanıydı. Yüzlerce insan arasında tanıdık yüz çok azdı. Buna karşın bir süre sonra gördüğüm her yüz ya tanıdıkmış gibi gelmeye başladı ya da birilerine benzetebilir oldum. Gösterim öncesi kokteyl kusursuz hazırlanmış olsa da, diğer her kokteyl gibi bir saat sebepsiz ayakta durup, sıkılmak içindi. Oysa ben sadece filmi görmek istiyordum. Tabii ki o bekleme sürecinde içtiğim iki kadeh şarap, gördüğüm birkaç tanıdık da o sıkıcılığı örtebildi. Daha önce bir miktar yazıştığım Doğa Rutkay’ın gelip beni tanıması ise gecenin sürprizi oldu.

Her neyse; konuşmamız gereken asıl mesele filmin kendisidir. Hala bilmeyenler için yazmakta fayda var; film Sütü Seven Kamyoncu ile bilinirlik kazanan BatesMotelPro ekibinin bir ürünü. Yedigün içecek reklamı için çekilen 5 bölümlük internet dizisi Patlak Sokaklar, bir anda kendini beyaz perdede buldu. Bu film iki sebeple çok önemli. Devamını oku →

Mart 15 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Sinema
Yorumlar 4 Yorum

Şişli – Taksim arası sadece 1 saat!

Soldaki fotoğrafı dün, öğleden sonra Twitter’a paylaştım. (RT edebilirsiniz.) Aslında fotoğraf ve bu yazının başlığının her şeyi anlatacak kadar açık olduğunu düşünüyorum. Ancak ben sınır noktasına geldiğim için bu defa yazmaktan geri durmayacağım.. Çünkü bir defa, iki defa değil bu sorunla karşılaşmam. Öncelikle İstanbul’u bilmeyen birileri de okuyorsa diye belirteyim: Şişli Taksim arası mesafeyi biraz tempolu bir yürüyüşle yarım saatte almak mümkün. Metro tabii ki bu süreyi kısaltmak için var ancak bir tekerlekli sandalye kullanıcısı için bu şart çoğu zaman geçerli değil.

Evden çıkıp metroya ulaşmak 10 dakikamı alıyor. Buraya kadar da sorun yok. Ancak metroya inmek için asansörün önüne geldiğimde “servis dışı” ibaresini, kimi zaman arıza barikatlarını (evet, barikat kuruyorlar resmen) görünce işin rengi değişiyor. Şişli durağında olduğum için şanslıyım. Hemen dibinde Cevahir AVM var. Metroya ulaşmak için iyi bir araç. Diğer duraklarda bu olanak olmadığım için gidip, gün ışığı görmeden geri döndüğüm de oldu. Ha keza “Engelli engelli asansörü” yazımda, Şişhane durağındaki 3 haftalık arıza sürecini de yazmıştım.

Her neyse, Cevahir AVM metroya ulaşmak için iyi bir araç dedim ama içeri girmek öyle kolay değil. Kocaman bir döner kapının ardında, dışarı doğru 3-4 metre uzanan bir kuyruk var. Giriş ve çıkış yönlerinde normal kapılar var ama kilitli. Bir o kapıya, bir bu kapıya gidip birkaç maymunluk yapınca bir güvenlik görevlisi tabii ki farkedip kapıyı açmak için geliyor. Kuyruğu ortadan yara yara, aman kimseyi ezmeyeyim endişesiyle içeri girmekle de mücadele bitmiyor. Devamını oku →

Mart 12 / 2012
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar Yorum Yok

İlk canlı yayınım: Sosyal Kafa

Geçtiğimiz Salı akşamı BJK TV‘de yayınlanan Sosyal Kafa programına blog yazarı kimliğimle konuk oldum. Programın sunucusu Erkan Saka (hocam) ile birlikte bloglar üzerine bolca sohbet ettik. Blogun ne olduğundan nasıl açılacağına, yazma eyleminden para kazanmaya oldukça detaylı bir sohbetti bu.

Daha önce bir kez televizyona (mobilya olan) ve birkaç kez de internet televizyonlarına konuk olup röpörtaj vermiş, sohbet etmiştim ancak bu ilk canlı yayınımdı. Muhtemelen de farklı bir deneyim yaşayacaktım. Ne kadar farklıydı, ne kadar değildi kestiremiyorum ancak bu yazıda o süreci özetleyip sizi yayının kaydıyla yalnız bırakacağım. Olur da merak ederseniz, bu yazının sonunda 2 parça halindeki Youtube video’larından izleyebilirsiniz. (fotoğraf:Ozan Eicher – ve diğer fotoğraflar.) Devamını oku →

Mart 01 / 2012
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 6 Yorum