Kategori Yorumsal

Yandex.com.tr açıldı!

Yandex, geçtiğimiz hafta Esma Sultan Yalısı‘nda düzenlenen özel bir davetle kendini internet kullanıcılarına tanıtıp, Türkiye pazarına girdiğini duyurdu. Lansmanda Rusya’nın lider arama motoru Yandex’in geçmişinden, Türkiye’ye girişinden, farklarından detaylıca bahsedildi. Ben de davetliler arasında yer alarak, gördüklerimi, dinlediklerimi bu yazıda paylaşmak istiyorum.

Davet bana ilk ulaştığında, çok önemli bir gece olmasına rağmen kararsızca reddettim. Ortada Google gibi bir dev var. Lansmana günler kala Yandex’in sitesi hala Türkçeleşmemiş haldeydi ve benim Yandex’in geleceğine dair önyargılı bir umutsuzluğum vardı. Fakat devam eden ısrar ve artan merakımla katılmaya karar verdim.

Yandex.com.tr Esma Sultan, benim yaşam sınırlarım için fazla lüks bir mekan. Ancak bu kadar şık ve pahalı bir mekan seçimi hem davetlilere verdikleri değeri, hem de özgüvenlerini simgeleyen önemli bir detay olarak görünüyor. Nitekim gece neredeyse kusursuzdu. Her şey için özenle çalışıldığı açık. Ancak daha önemlisi, sunum ve yemek öncesi koktelyde Yandex Türkiye çalışanlarının davetlilerin yanına gelip tanışmasıdır. Bana kendini tanıtan tüm Yandex ekibi, benim hakkımda az çok fikir sahibiydi. Kim olduğumu, ne yaptığımı kafi miktarda biliyorlardı. Daha önce hiçbir bağlantımızın olmadığını düşünürsek, davetliler için de özenli bir çalışma içerisine girdiklerini söyleyebiliriz. Devamını oku →

Eylül 29 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet, Yorumsal
Yorumlar 15 Yorum
Etiketler

Bir sosyal medya başarısızlığı ifşası: Ylmz Mrgl

Dün öğle saatlerinde Facebook’umda ilginç bir arkadaşlık teklifi gördüm. İlginç, çünkü teklifi yapan Yılmaz Morgül’dü. On sekiz de ortak arkadaşımız var. Herhalde sahte hesaptır, biri eğleniyordur diye ilgilenmeden diğer 60 teklif arasında beklemeye bıraktım. Zaten ilgilenecek vaktim de yoktu. Ancak akşam saatlerinde bakmaya fırsat bulduğumda hesabın gerçekten Yılmaz Morgül olduğunu anladım. Aynı hesap bilgisini Twitter hesabına da yazmış zira.

O an tek düşündüğüm şey bu işin ne kadar saçma olduğuydu. Birbirimizi internette takip etmiyoruz, hiçbir diyalogumuz olmamış. Dolaylı yoldan dahi bir bağımız, ortak bir tanıdığımız yok. Çok saçma! Eh, madem bu kadar saçma, Twitter’da kendisine de “mention” ederek “ne iş” diye sordum. Sormaz olaydım!

Kendisini afişe etmekle suçlandığım gibi, bir sosyal medya başarısızlığına da tanık oldum. Şimdi tüm süreci, ekran görüntüleri ile aktarıp hem yorumlarımı yazacağım hem de “ifşa etme” suçlamasının pek de haksız kalmamasına sebep olacağım. Lütfen ekran görüntülerini aradaki yorumlarımla takip ediniz. (Resimlere tıklayarak tam boy görebilirsiniz) Devamını oku →

Eylül 18 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 1 Yorum

Meme ve sosyal medya üzerine

Daha şu yazının sadece başlığını görünce diyeceksiniz belki, “yazacak başka şey mi kalmadı Simto?” Kalmaz olur mu? Yazacak çok şey var ama bugün hangi biri bu kadar ilgi görüyor? Bir de şike davamız var ama o bitecek. Sonra yine memelere odaklanacağız. Tabii “meme ilgi görüyor, ben de memeleri yazayım” diye düşünmüş değilim. Öyle ilgi çekmek istesem, açar gösteririm zaten. Gerçi benimkilerin ilgi çekeceğini sanmıyorum ama bir denerdim şansımı. Ben bu ilgi ve buna tezat “aa! ne ayıp şey” tepkisi üzerine yazacağım.

2 farklı mevzu var yakın dönemde bu konu ile ilgili. Biri sadece benim gündemimi kapsayan bir meme krizi; diğeri ise Türkiye’yi sarsan Hilal Cebeci‘nin giderek açılan memeleri.

Kişisel olan konuda, bazı diyaloglar özelde yaşandığı için çok fazla detay veremeyeceğim. Ancak bir yazımda geçen “meme” sözcüğünün, bir kurumun hukuk sorumlularının gözüne takıldığını ve “küfür” olarak etiketlendiğini söyleyebilirim. En sağlıklı iletişim için, ilgili yazımda bir düzenleme yapmam gerekiyordu. Yapamayacağımı söyleyip, aracı kişilere “Bu küfür değil. Sadece bir organdan söz ediyorum. Hepimizin sahip olduğu bir çift organ.” Gerçekten de öyle. Arabuluculuk yapmaya çalışan arkadaşım, “belki yerine göğüs diyebilirsin” dedi. “Aynı şey değil ki; göğüs vücudun üst bölümü. Memeler de göğüs üzerinde” deyince birlikte gülmeye başladık. (Nihayetinde meme orada kaldı.)

Tahmin ediyorum, ayıbını sorgulayanların aklına meme deyince bir erkeğin dümdüz göğsü, yediğimiz yoğurdun, peynirin ham maddesi sütü veren ineğin memesi, yavrusunu emziren bir ana yerine, doğrudan seks partneri olarak seçilecek kadının memeleri gelip, bazı fantezileri gün yüzüne çıkıyor. Akıldan geçenler ayıp olunca da, kimin ne dediğinin önemi kalmıyor.

Konuyu anlatttım ama sadece konu özelinde değil her şey. Benim gözlemim en azından, çoğunluğun bana zıt yönde tavır aldığıdır. Aynı büyüklükte bir kitle de geçen haftayı Hilal Cebeci‘nin  memelerine takılarak geçirdi. Konuyu detaylı anlatmaya lüzum yok zannediyorum. Herkesin malumu. Sadece özetleyecek olursak, Hilal Cebeci, memelerini oldukça gösterir bir fotoğrafı Twitter’da paylaşıp “yatmadan önceki halim” dedi panpişlerine. Devamını oku →

Temmuz 11 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

Telefon tacizine bir son verin artık

Hem sabit ev telefonumuz, hem de cep telefonumuz (benim adıma kayıtlı değiller ve hat sahibi aynı) son 1-2 haftadır evvelinden fazla çalar oldu. Turk.Net, Smile, BiRi, Turk Telekom sırayla bir gün seçip arıyor ve bitmeyen bir döngüde bu aramalar tekrarlanıyor. Servis sağlayıcılar aynı kampanyayı tekrar edip duruyor. Birini reddettim, birini dinledim, birine “sizi 2 gün önce reddettim” dedim. Biriyle de bir 15 dakika tartıştık, sonra telefon suratıma kapandı.

Bu servis sağlayıcılar Türk Telekom’a ait ortak bir veri tabanı kullanıyormuş (kendileri söyledi). Kimde sözleşmesiz ya da sözleşmesi bitecek olan ADSL hizmeti varsa, birbirinin aynı kampanyayı anlatıp duruyorlar. Birini reddetmek, diğerinin aynı kampanyayı tekrar sunmasına da engel değil.

“Kampanyanızı biliyorum ve istemiyorum, boşuna anlatmayın” dersem, “ama bir de şu var, buna bakın” diyorlar. Hiçbiri bana uymuyor! Aranacak Müşteriyi Doğru Seçmek diye de yazmıştım daha önce. Ya bana deli gibi internet kullandığım halde daha ucuza kotalı paket sunuyorlar ya da kotasız ama daha hızlı, daha pahalı paket sunuyorlar. Kullandığım internetin hızı, ödediğim para, aylık ne kadar para harcadığım vb. konulardan tamamen bir haberler. Ekranlarında “kampanya ile ilgilenmiyor” diye işaretlenecek bir alan bile yok ya da kasti işaretlemiyorlar.

Bugün de Türk Telekom bu haftaki 4. arayışını gerçekleştirdi. Bu kez mesele ADSL değil. Hat sahibiyle görüşmek istiyorlar ama denk getiremiyorlar. Önceki aramalarında sebep belirtmeseler de bu defa öğrendim. “Acıbadem sağlık hizmetleriyle ilgili bir tanımımız var” dedi. İlgilenmediğimizi söylesem de hat sahibini bulmakta ısrar etti. “O da ilgilenmiyor” dediğimde, “Olsun, biz bir de kendisinden duyalım” dedi. Şimdi yine aramasını bekliyoruz.

Ha, “ben hat sahibiyim” demek de mümkün ama ısrarla laf anlatmaya, tacizden gerçek manada kurtulmaya çalışıyorum. Anlık olarak başımdan atmaya değil. Bakalık nereye varacak? Türk Telekom’un neden sağlık hizmeti tanıttığını da merak etmiyor değilim…

Haziran 28 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 6 Yorum
Etiketler , ,

9. Altın Örümcek’in ardından

Dün gece, 9. kez düzenlenen Altın Örümcek Web Ödülleri‘nin, ödül törenini, tören sonrası Sertab Erener konserini izlemek ve belki de ajansımla birlikte iki ödül sahibi olmak için Turkcell Kuruçeşme Arena‘daydım. Altın Örümcek sektörde biraz tartışılan, değer verenin de vermeyenin de çok olduğu bir ödül. Türkiye’de düzenlenen ilk web ödülleri olduğu için belki de bir başka değerli. Ben yine de şaşasını büyük ölçüde kaybettiğine inanıyorum.

9 Yıl boyunca geçmişte daha aktif olmak üzere takip ettim, zaman zaman çeşitli projelerle aday olduk ama dün gece ilk kez töreni yerinde izleme fırsatı buldum. C.O.R.E ekibi olarak iki kategoride birer siteyle adaydık. (U2İstanbulda & Finans Emeklilik) Arkadaşım Çiçek “senin de davetiyen var” dediği andan beri, içten içe ufak bir heyecana kapılıp ödülü nasıl alacağımızı düşündüm.

Nasıl olacağını görmek için, Cihan ve Kağan’ın beni almasıyla Şişli’den Kuruçeşme’ye 1 saati aşan bir yol mücadelesini atlatmamız gerekti. Birkaç eksikle ekipçe toplandığımızda tören saatini kaçırmış olsak da tören henüz başlamamıştı. Fırsattan istifade biraz lafladık, fotoğraf çektik, eğlendik. Fiziksel durumum itibariyle evden çalıştığım için her günümü iş arkadaşlarımla geçirmediğim ve hatta Berk ve Kağan’la ilk kez karşılaştığım için ayrı bir neşeliydim. Ayrıca yıllar sonra, Kağan sayesinde analog bir makine ile fotoğrafım çekildi. Nasıl çıkacağını çok merak ediyorum. Devamını oku →

Haziran 16 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Yorumsal
Yorumlar Yorum Yok

Behzat Ç.

Sanırım ilk defa bir televizyon dizisi hakkında blog yazıyorum. Bu zamana kadar yaz(a)mamış olmamın bir sebebi, benim sadık bir televizyon izleyicisi olmamamdır. 5-6 yıllık bir dönemi televizyonsuz geçirdiğim gibi, her izlemeye çalıştığımda gördüğüm türlü absürtlük ile yılmamdır. Yine de izlemeye değer bulduğum şeyler muhakkak var.

Yazmamamın diğer sebebi ise, dizilerde hep aynı şeylerden şikayet etmemdir.  90 dakika uzatılıp, hiçbir şey anlatamayan haller, gerçek dışı veya bize çok uzak ortamlar, izleyici kitlesi olarak hiç görmediğimiz bir ihtişamın benimsenmesi ya da tam aksine aile komedisi yapacağız derken birbirlerini taklit etmeleri, gereğinden fazla iyilik saçmaları, saçma mesaj kaygıları… Entrikalar, yalan dolu hayatlar, katledilen edebiyat eserleri… Bazılarında sokak sahnelerinin bile stüdyoya taşınması, arabayla 100 metre yol gitmemek için yapılan başarısız “greenbox” uygulamaları derken kahroluyorum.

Şimdi yazmamın sebebi ise: Behzat Ç. Devamını oku →

Şubat 15 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Yorumsal
Yorumlar 7 Yorum