Kategori Benden..

“Kayacan” dedi, kendi kaydı

kayacanBizim evin yakınlarında kısa süre önce bir market açıldı: Kayacan. Fotoğrafta gördüğünüz torba da bu markete ait. Ailem sık sık buradan alışveriş etse de, ben adından rahatsız oluyorum. Çünkü biliyorum; Kayacan, Alican gibi bir şey değil. Bu kayacak bir şey. Nitekim de öyle oldu, ve kaydı.

Evvelsi gün, annem çekirdek almak istedi ve üzerinde para yok. Garanti Paracard’ımı verip, bana da bir portakal suyu almasını istedim. Aldı, geldi. Yaklaşık 3 liralık bir alışveriş tuttu. Buraya kadar her şey çok güzel.

Dün ise bir arkadaşım bana bir miktar para havale yaptı. Kontrol etmemi istedi. Ettim. Hesabımda para olmasına rağmen, “bu adam bu kadarcık yollamış olamaz” diyeceğim kadar azdı. Günün işlemlerine baktım ve gelen para, olandan fazlaydı. “Ne oluyoruz yahu” tavrıyla bir haftalık işlemleri kontrol ettiğimde, önce gün 67 liralık bir ödeme yaptığım görünüyor.

Annemle konuştum. Eldeki ihtimalleri eledik, fişleri kontrol ettik. Ve gördük ki 3 liralık kasa fişinin yanında, pos makinesinden çıkan 67 liralık vardı. Çözmek için ailecek seferber olup, marketle yarım saati aşan müzakereler sonucu kardeşimin parlak zekası ile fark ettik ki; marketçi pos makinesini doğru zamanda anneme vermediğinden, annemin yazdığı şifre, tutar olarak işlenmiş. Bir de hata bizde diye geri ödemeyi reddediyor, alışveriş yapın diyor. Ancak sonunda geri ödemeyi alıyoruz.

Sanki ben o parayı her şekilde geri almayacakmışım gibi…
Neyse, artık ödemelerimi rahatça yapabilirim.
Oh be..

Mayıs 24 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 7 Yorum

Kim Bunun Sahibi’ndeyim.

İnternetteki sitelerin, özellikle blogların sahiplerini bulup çıkaran; onlarla videolu röpörtajlar yapan bir site KimBununSahibi. Teknik olarak amatör olmalarına karşın, oldukça güzel bir işi başarıyla kotarıyorlar. Zaten içerik odaklı bir proje olduğu için, geriye kalan bir çok şey teferruat olarak kalıyor.

KimBununSahibi‘inden Ömer, benimle de bir röpörtaj yapmış. Çekim sırasında pek bir eğlenmeme karşın, izlerken kendimi pek sevmesem de, güzel bir sohbet oldu.  İzlemek için direkt siteye gidebilir:
http://www.kimbununsahibi.com/2009/05/simtoalevcom/

Ya da hemen burada izleyebilirsiniz:

Mayıs 23 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., video
Yorumlar 5 Yorum

Canımsın Pizza Pizza

pizzapizzaEvimin yakınlarında yeni bir şube açmış Pizza Pizza (Şişli). Henüz YemekSepeti’nde dahi satışa başlamamış, tazecik. Kapılara, genellikle bakmadan çöpe attığım spam ilanlardan bırakmışlar. Fotoğraflar kışkırtıcı. Annem eve kadar getirince, incelemek farz oldu. İyi ki de incelemişim.

Üzerinde enfes bir kupon vardı. (sanırım kamanyadan faydalanmak için kupon şart değil.) “Jumbo Special Pizza alana” diyor,  “1 porsion elma dilim patates,  9 adet soğan halkası, 6 adet nugget, 1 litre Coca-Cola bedava” diyor. Jumbo boy, neredeyse 2 orta boy pizzaya denk. Special pizza üse çok sevdiğim Super Supreme pizzadan çok farklı değil.  Dayanadım ve aldım tabi..

Oldukça doyurucu ve hesaplı olmuş bence.  Bu nedenle Pizza Hut’a bir süre ara veriyorum.

Mayıs 16 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 1 Yorum

Nokia 5800 kasa açıklığı

nokia5800Daha önce paylaştığım Nokia 5800 linklerinde haliyle bu telefonu aldığımı yazmıştım. Her ne kadar böyle yeni bir cihaz kullansam da, yıllarca eski bir telefon kullandım ve telefonları incelemeye de pek aşina değilim. Hal böyle olunca, 5800’ın kasasındaki açıklığı da geç farkettim. Daha sonrasında genel bir problem olduğunu, bir serinin böyle üretildiğini ve hatta toplatıldığını öğrendim. Konuşurken yaşadığım ses kesintileri de sandığım gibi telefon çekmediğinden değil, aynı problemin devamı olarak varmış.

Dün, bu sorunu çözmek için biraz vakit bulup Cevahir AVM’deki Nokia Shop’a gittim. Teknik bölümdeki ilgiliyle görüşüp, kısaca derdimi anlattım. Telefonu alıp, sim ve hafıza kartını geri verdi. “Tamam, 1 saat sonra gel” dedi. 1 Saat sonra gittiğimde, bir 5 dakika daha bekletip telefonu iade etti. Kasa açıklığı kapanmış, ses kalitesi düzelmiş ve üzerine yeni sürüm yazılım yüklenmişti.

Yeni sürümü (v21.0.025) okuduğum onlarca “Türkçe karakterle yazarken sorun çıkıyor” uyarısıyla kurma konusunda dirensem de, artık isteğim dışında kurulmuştu. Ancak şunu söyleyebilirim, telefon 1-2 kez farklı ekranlarda kilitlenmiş olsa da; farklı klavye seçeneklerinde Türkçe karakterle hiçbir problem yaşamadım.

Eğer aynı problemleri siz de yaşıyorsanız, telefonunuzu 1 saat bir Nokia Shop’a emanet edip kurtulabilirsiniz. Telefonu teslim aldığınızda formatlı halde göreceğinizi ve bu nedenle benim gibi hazırlıklı olup önceden yedek almanızı tavsiye ederim.

Mayıs 14 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Teknoloji
Yorumlar 15 Yorum

Üstümden “haftasonu” geçti

Başlıktan anlaşıldığı gibi, aslında bu bir haftasonu yazısı. Fakat ancak bugün (Çarşamba) yazabilir hale geldim. Geç yazmamın bir sebebi üzerimden geçen haftasonunun Pazartesi günü de ağrısını sürdürmesi. Diğer sebebi ise Pazartesi ve Salı günü vaktimin çoğunu çalışmaya ayırmam. Geç de olsa tarihimde kalacak bir not birikintisi olarak yazıyorum.

1: yazı oldukça kişiseldir, okumamayabilirsiniz.
2: yazıyı yazarken bile yoruldum. düzensiz, bozuk cümleler ve ifade eksikleri dolu.
3: Bu yazı koşulsuz, diğer bir haftasonu maduru Berk’e ithaf edilmiştir.

Ben aslında planlı, programlı; yanında ajanda taşıyan, randevu defteri olan bir adam olmasam, plansız ve düzensiz yaşamak benim yaşam öğelerinden olsa da, rutin yaşamın getirisi hayatı bir düzende tutmak oluyor. Hangi gün, hangi saatte ne yapacağım plansız da olsa ortalama olarak bellidir. Bunun dışına fazlaca çıktım mı da yorucu olabiliyor. Devamını oku →

Nisan 30 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 8 Yorum
Etiketler

“Anında Görüntü Şov”muş

Bu Pazar Sabahı ya da gecikerek Pazartesi günkü yazımın konusu belliydi: Anında Görüntü Şov (deneyimim.) Hafta içi  (GoGoBaBa) abimden bir mail aldım. SanalCafe olarak, Fox TV’de yayınlanan Anında Görüntü Şov’un 4. sezon ilk programına konuk olabileceğimiz yazıyordu. İlgili kişilerin iletişim bilgilerini de bırakmış.

İlgili yeri arayıp, -sanırım yapımcı- Sera hanımla görüştüm ve 50 kişilik rezervasyon yaptırdım. Bu konuda yazacağım cümlelerin de kafamda yazılmış, sadece programı deneyimlemeyi bekler olduğunu söylemeliyim. Rezervasyonun 30 kişilik bölümünü SanalCafe’ye, 20 kişilik bölümünü FriendFeed’deki arkadaşlarıma ayırma gayretindeyim. Gerek  SanalCafe’de 40 kişinin altında organizasyon yapmayıp, 90 kişiyi dahi gördüğümüzden; gerekse FriendFeed’deki kalabalıktan rezervasyonu nasıl arttırabileceğimi planlarken yeter ilgi görmedik. Rezervasyonu önce 30’a, sonra 15’e düşürmek zorunda kaldım.

Sera hanımı her iki defasında da gerçekten utanarak arayıp içten bir şekilde özür diledim. İşte, Pazar günkü yazım bu konudaki başarısızlığıma olan utancımı ve üzüntümü anlatarak başlayacak, Anında Görüntü Şov’daki keyfimi anlatarak devam edecekti. Ancak bu kadar lafı uzatırken yazdıklarımdan da anladığınız gibi, başka şeyler anlatacağım.

Kendi imkanlarımızla ayarladığımız servisle, programın başlamasına 1 saat kala Aydın Üniversitesi Florya Kampüsüne vardık. Büyük bölümü öğrencilerden oluşan ziyan bir kalabalık vardı. Neyse ki önceden, en ön sıralardan rezervasyonumuz vardı. Tekerlekli sandalye ile de geleceğimi belirmiştim. İlgileneceklerdi.

Nitekim biraz karmaşadan sonra birileri SanalCafe adına karşılık, yerimizin olduğunu ve VIP’den alınacağımızı duyurdu. Tabii ki bu konuda gurur duydum. Ancak 23.30’da (yayının da başlama saati) bekleme yaptığımız kantin kapandı ve nazikçe kovulduk.

Yayının yapıldığı salona ise, yayın başladığından kimse alınmadığı için yaygaralar koptu o kalabalıkta. Berk’in yaptığı bir kaç telefon görüşmesiyle kapılar SanalCafe için açıldı. Hiç tanımadığımız insanlar “ben de SanalCafe’denim” dedi, “yemedi”. Hemen ardından (arkadaşlarım harici) kimsenin yardım teklifi dahi olmadan tekerlekli sandalye ile iki kat aşağı indik. Salona girdik…

600 kişilik salonda tek bir boş koltuk yoktu! Dahası, koridordaki, koltuk aralarındaki insan sayısı da 50’nin üzerindeydi. Önceden ayrılmış, VIP’den gireceğimiz koltuklar çoktan dolmuş. Yapacak bir şey yok. “Reklam arasında yer ayarlarız” diyorlar ama, ordan 10 kişi kalksa pusuda bekleyen 50 kişi var. Kaldı ki biz bir arada olamadıktan sonra hiçbir anlamı da yok bu etkinliğin.

Salonda boş geçen bir 15 dakikanın ardından, çaresiz ayrıldık oradan.. Çıkarken de pek sakin olamayıp organizasyon ekibinden Elif hanım ile güzel bir ağız münakaşasına tutuştum. Elif hanım, arka kapıları hesap etmediklerini ve öğrencilerin okulu iyi bildikleri için böyle olduğunu iddia ediyor. Güvenlik ise böyle olmadığını.

Kim doğru söylüyor bilemem. Ancak son 5 yılda 85 civarı organizasyon düzenledik SanalCafe’de. Üyelerin düzenledikleri, bağımsız organizasyonlarla bu sayı 150’yi geçiyor. Ve bu organizasyonların 100 kadarında aktif rol aldım. Bir çoğunu bizzat ben organize ettim. Hem de şartlara rağmen tüm imkanlarımı kullanarak. Mutlaka ufak tefek aksilikler yaşadık. Ancak hiçbir zaman katılımcılara bu derece mahçup olmadım. Hiçbir zaman böyle kapı gibi ufak detayları ihmal etmedim. Koca bir yapım firması bunca deneyimden sonra bu hataya düşüyorsa, bu üzücüdür.

Bu yazıda Mahşer-i Çümbüş’ten ve hayranlık duyduğum, ülkemizde pek yeri olmayan “Yaratıcı Drama”dan da bahsetmek istiyordum. Ancak şu an hiçbir günahları olmayan bu yetenekli oyunculara karşı dahi önyargı kazandım.

Şu an organizasyon adına tek mutluluğum, beni üzen şeydir: 50 kişinin gelmemesi. Yoksa bu 50 kişiyi geri döndürürken daha çok utanacaktım..

Kişisel olarak “Tek mutluluğum” diyebileceğim şeyse Pelin. Bu organizasyonda aktif rolü olmamasına rağmen 3 sınavın üzerine bizim için deli gibi çırpındı. Kendisinden aldığım, elleriyle yapacağı mantı, çikolata gibi cazibeli yiyecekler de bu tanışmanın bonusu oldu.  Orada söz veremesem de, ilk fırsatta onunla Fransız Kültür’e gitmek için fırsat kolluyorum bugün. Kendisiyle yapacağımız süper bir projeden hepinizi ayrıca haberdar edeceğim canlarım…

İşte böyle.. Karmaşık başlayan bir haftasonu böyle acımasızca ama her şeye rağmen içinde barındırabildiği bir güzellikle bitti…

Nisan 26 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Yorumsal
Yorumlar 3 Yorum