Kategori Benden..

“Freelance” arayüz geliştirmede ücretlendirme

Başlıkta deyimi İngilizce (freelance) kullandım zira çok da iyi bir Türkçe karşılığı olduğuna inanmıyorum bu sözcüğün. Kabaca bağımsız ve geçici anlamlarında olduğunu söyleyebiliriz. Eski Türkçe’deki muvakkat sözcüğünün ise en güzel Türkçe karşılık olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen yazının devamında kullanmam gerektikçe İngilizcesini kullanacağım.

10 yılı aşan iş geçmişimde, uzun dönemler yalnızca freelance çalışarak para kazandım. Bir şirkete bağlı olarak çalıştığım dönemlerde de zaman ve şirketin sınırları uygun oldukça freelance işler yaptım, yapıyorum ve yapacağım. İnternette farklı alanlarda para kazanmaya çalışsam da asıl olarak yaptığım iş arayüz geliştirmedir. Yani web tasarımlarının tarayıcılarda (browser) görüntülenebilir ve kullanılabilir olmasını sağlıyorum.

Benden, kendileri için çalışmamı isteyenlerin bazıları “şunun gibi bir siteyi kaça yaparsın”, “bizim bir proje var, kaç paraya yapıyorsun sen” gibi sorular soruyor. Bazen de “sayfası x lira”dan bu işi üstlenen insanların ilanlarını görüyorum. Ancak her işte olduğu gibi, arayüz geliştirmede de bir takım bütçelendirme kriterleri vardır ve olmalıdır da. Aşağıda, benim için önemli olan kriterleri yorumlarımla listeleyeceğim. Hepsinden önce söylemem gereken, tasarımı görmeden hiçbir şekilde bütçe belirliyemiyor olmam. Devamını oku →

Ağustos 08 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 3 Yorum
Etiketler , , , ,

Engelli engelli asansörü

Hemen soldaki, üzerine tıklayınca büyüyen fotoğraf bundan 2 hafta önce (03.07.2011) Şişhane metrosu Tünel çıkışında çekildi. Gişelerden geçerken dahi görevliler uyarmadığı için de bu sürprizi son ana kadar kimse bozamadı. Fotoğraf’ı “Tünel’e geldik, ger dönüyoruz” diye Twitter‘a attım. Tam da geri dönüyorken, Tünel’de ikamet eden bir abi (Yusuf abi) yardım ederek, benimle birlikte ağırlığı 100kg’ye ulaşan tekerlekli sandalyemi yürüyen merdivenlerde destekleyerek İstiklal’e kadar çıkardı. O kısa yol sohbetinde az şey konuşmadık aslında. Ben sadece Yusuf abinin asansöre dair cümlesini aktaracağım: “Bu asansör geçen haftadan beri böyle. Her gün önünden geçiyorum ben.”

Bu olaydan tam 2 hafta sonra (dün) yeniden Tünel’e inmek istedim. “3 Hafta geçti, yapılmıştır o asansör artık” diye hiç endişe etmeden yola koyuldum ama fazla iyimser düşürmüşüm. Malesef 3 haftanın sonunda asansör hala arızalı. Güvenlik görevlisinden yardım istiyoruz (kardeşimle). “2 kişi olsa çıkabiliriz” diyor kardeşim. Görevli iyi niyetli, yardıma hazır ama “ne iki kişisi, yerime bakacak adam bile yok” diyor. Biraz bekleterek, sağa sola telefon açarak ancak geçici olarak yerine bakacak birini buluyor. Oradan da bana yardım edip yine İstiklal’e ulaştırıyor.

Görevliden aldığım bilgiye göre (onun da alanı dışı olduğu için sadece duyduklarını aktarıyor) gelip asansöre bakmışlar. “Parçası yandı, yurtdışından gelecek” demişler. Öyle de kalmış. Böyle zaruri bir asansör, nasıl 3 hafta onarılamaz? Nasıl yurtiçinde yedek parçası olmaz? Neden bu kadar zamanda parça getirilemez anlamıyorum… Şimdi İstanbul Ulaşım‘ı arayıp (444 00 88) şikayet edeceğim ama ilgilenecekler mi bakalım?

Güncelleme: 1 gün sonra (19.07.2011)
Dünkü şikayetim üzerine İstanbul Ulaşım geri aradı. Arızalı parçanının Almanya’dan geleceğini ve bu hafta içinde beklediklerini iletti. Haftasonuna kadar onarılacakmış. Teşekkür edip kapattım telefonu. Umuyorum söyledikleri gibi olur.

Güncelleme: 10 gün sonra (28.07.2011)
4,5 hafta olmuş. Yapılan tek değişiklik, uyarı levhalarını azaltıp asansörün kapısına kadar çekmek olmuş. Hala bozuk. Bugün dünyanın her yerinden internet üzerinde alışveriş yapıp 1 hafta içinde teslim almak mümkün. Ta Çin’den 1 kuruş bile kargo ücreti ödemeden 2 haftada ürün teslimi alabiliyorum. Böylesi bir durumda, bir asansör yedek parçası 5 haftada nasıl getirilemez? Bir dahaki güncellemede aynı cümleyi 5’i 7 yaparak üçüncü kez tekrarlayacak mıyım? Bu nasıl sorumsuzluk?..

Güncelleme: 12 gün sonra (30.07.2011)
Ve nihayet, 5. haftanın tamamlanmasına 2 gün kala (yazıyı tekrar duyurduktan sonra), bir daha geri arandım. Dün akşam (29.07.2011) 21.30’da asansörün yeniden çalışır hale geldiği bilgisini verdiler.

Temmuz 18 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar 3 Yorum

Bi Büyük Fest’de bi büyük yağmur

25 Haziran Cumartesi gecesi, Yeni Rakı’nın bu sene 2’incisini düzenlediği Bi Büyük Fest vardı. Kuruçeşme Arena’da düzenlenen etkinliğin adı her ne kadar “fest” olsa da,  “Dünya’nın en büyük gazinosu” iddiasında olan etkinlik, 10.000 metrekare alana alana kurdukları gazinoyla iddialarında haksız değillerdi.  Gripin, Şevval Sam ve Emel Sayın‘ın sahne alığı gazinoya uğrayanlar (ya da festivale katılanlar)dan biri olarak o geceyi yazmak istiyorum.

Biletlerin 4 kişilik masada 480 liraya kadar çıktığı (bence uygun) ve en ucuz biletin (ayakta) 40 lira olduğu organizasyona katılım yoğundu. Biletix’den takip edenler biletlerin ne kadar hızlı tükendiğini görebildi. Bu yoğun katılıma rağmen festivalin dijital iletişimini yürüten Zarakol, Türkiye’deki en geniş kapsamlı iş blog yazarları iş birliğini yapıp, Bi Büyük Blog‘a katılan ilk 100 blog yazarına (ayakta) bilet verdi. İş birliği diyorum, Bi Büyük Blog‘da çünkü farklı alanlarda ve bir çoğunun sosyal medya diye anılan popüler mecralarda ünlü olmayan çok sayıda blog yazarının katıldığı gözlendi. Festival bitmesine rağmen katılımın hala açık olduğunu görünce, insanın aklına “iletişime devam mı?” sorusu gelmiyor değil.

Ben festivale blog yazarı olarak kazandığım biletle gittim. Bu kategorideki biletler diğerlerinden çok ucuz, daha az içerikli ve “ayakta” diye geçiyor olmasına rağmen, biraz uzak kalsa da sahneyi tam karşıdan, en iyi şekilde görüyordu. Bu nedenle masa alanlardan bir parça şanslıydık. Kategorimiz “ayakta” olmasına rağmen bolca bar taburesi ve stantlarla desteklenmişti.   Devamını oku →

Haziran 29 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar Yorum Yok

9. Altın Örümcek’in ardından

Dün gece, 9. kez düzenlenen Altın Örümcek Web Ödülleri‘nin, ödül törenini, tören sonrası Sertab Erener konserini izlemek ve belki de ajansımla birlikte iki ödül sahibi olmak için Turkcell Kuruçeşme Arena‘daydım. Altın Örümcek sektörde biraz tartışılan, değer verenin de vermeyenin de çok olduğu bir ödül. Türkiye’de düzenlenen ilk web ödülleri olduğu için belki de bir başka değerli. Ben yine de şaşasını büyük ölçüde kaybettiğine inanıyorum.

9 Yıl boyunca geçmişte daha aktif olmak üzere takip ettim, zaman zaman çeşitli projelerle aday olduk ama dün gece ilk kez töreni yerinde izleme fırsatı buldum. C.O.R.E ekibi olarak iki kategoride birer siteyle adaydık. (U2İstanbulda & Finans Emeklilik) Arkadaşım Çiçek “senin de davetiyen var” dediği andan beri, içten içe ufak bir heyecana kapılıp ödülü nasıl alacağımızı düşündüm.

Nasıl olacağını görmek için, Cihan ve Kağan’ın beni almasıyla Şişli’den Kuruçeşme’ye 1 saati aşan bir yol mücadelesini atlatmamız gerekti. Birkaç eksikle ekipçe toplandığımızda tören saatini kaçırmış olsak da tören henüz başlamamıştı. Fırsattan istifade biraz lafladık, fotoğraf çektik, eğlendik. Fiziksel durumum itibariyle evden çalıştığım için her günümü iş arkadaşlarımla geçirmediğim ve hatta Berk ve Kağan’la ilk kez karşılaştığım için ayrı bir neşeliydim. Ayrıca yıllar sonra, Kağan sayesinde analog bir makine ile fotoğrafım çekildi. Nasıl çıkacağını çok merak ediyorum. Devamını oku →

Haziran 16 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Yorumsal
Yorumlar Yorum Yok

Oy kullanmak hala engelli

Bugün oy kullanma hakkı olan hemen herkes gibi devletimi yönetecek topluluğu seçmek için sandık başındaydım. Oy kullanmak hem bir vatandaşlık hakkıdır hem de manevi boyutta bir görevdir. Bu nedenle seçmen olma vasfına erişmiş her birey oy kullanmalı ve bu kişilerin oy kullanabilmesi için gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır. Malesef her şey, her zaman olması gerektiği gibi olmuyor.

Blogumu takip edenler muhakkak biliyorlardır. Bilmeyenler de bu cümle ile öğreneceklerdir ki ben bir engelliyim. Daha önce bir seçimde ve referandum‘da şartlar üzerine yazmıştım. Bu yıl da; 2011 genel seçimlerinde zaman çok ilerlemiş olsa da hiçbir şey değişmemişti. Dolayısı ile oy kullanma güçlüğü ile yeniden karşılaştım.

Oy kullanacağım 1219 numaralı sandık 2. katta idi. Polis memurları sağ olsunlar hemen yardıma koştular beni tekerlekli sandalye ile 2 kat taşımak için. Teşekkür edip durdurdum. Cümlelerimin özeti ile “yasal olarak sandık başkanının gözetiminde oyumu burada kullanabilmem gerekiyor. Ayrıca tüzükte “sandık alanı”nın 100 metre yarı çapta bir çemberi kapsadığı yazar” dedim. Memurlardan biri hemen sandık başkanına bu konuda bilgi vermek için koştu.

Birkaç dakika merdven başında görevli polisi bekledim. Fakat o sandık başkanının olumsuz yanıtını bana aktardı: “buraya kadar geldiyse yukarı da çıkacak!” Yapacak bir şey yok. 2 polisin kuvvetli kolları arasında arasında 2. kata kadar çıktım. Sandık odasına kadar girip, sandık başkanı ile durumu tartışmaya başladık. Durum daha da vahimleşti. Devamını oku →

Haziran 12 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Engelliyim
Yorumlar 1 Yorum
Etiketler ,

Philips’den gelen GoGear Ariaz MP4 Player

Cumartesi sabahı henüz kahvaltı ederken kapı çaldı; kargoymuş. Dekatlon Buzz’dan geldiği görülen paketi merak ve heyecanla açtım. İlk gördüğüm şey Philips yazılı bir kutudaki kulaklıklar oldu.  Sadece bir saniye sonra GoGear Ariaz MP4 Player olduğunu farketmem, sevincimi de arttırdı.

Paketten çıkan bir diğer detay ise şişedeki nottu. İçi kum ve deniz taşları dolu ahşap tıpası olan cam bir şişede parşömene yazılmış bir not bu. Adeta denize atılmış, bir gün bulunmayı bekleyen kayıp bir not gibi. Neyse ki günümüzde böyle notları kargo firmaları denizden çok daha hızlı sahibine iletiyor. (hepsinin fotoğrafını yazının altında bulabilirsiniz) Devamını oku →

Nisan 14 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar Yorum Yok