Kategori İnternet

Blogunuza Facebook like butonu ekleyin

Facebook bir süre önce fan page’lerde bir değişikliğe gitti. Bu değişiklikle Become Fan/Hayran Ol yerine Like/Beğen butonları ekledi. Bu değişiklikle hayran sayfalarının ötesine taşıp internetteki her şeyi beğenebilir olduk. Sistemin ayrıntılarını henüz bilmiyorum. Ancak Like edilen (beğenilen) sayfalar profilinizde paylaşılıyor. Rıza Selçuk Saydam‘ın bilgilendirmesine göre IMDb’de Like edilen (beğenilen) filmler de profilde “favori filmlere” ekleniyor.

* Bu yazının sonunda bir örneğini görebilirsiniz.

Bu sistem yakın gelecekte Share/Paylaş butonlarının yerini tamamen işgal edecek gibi görünüyor. Şimdiden Techcrunch.com, Washington Post, PC World gibi siteler içerik paylaşımı için kullanmaya başlamış.

Facebook’un Developer sayfasında, kendi sayfalarınıza nasıl like butonu koyabileceğiniz detaylıca anlatılmış. Burdaki yönergelere uyarak sayfalarınıza like butonu hazırlayıp; görünecek resmi, başlığı nasıl belirleyeceğinizi öğrenebilirsiniz.

Bense bu yazıda, blogunuzdaki her yazının altına otomatik like butonu ekleyen bir WordPress Plug-in’inden bahsedeceğim: Facebook Like Button for WordPress.

Plug-in’i diğerleri wp-content/plugin klasörüne atıp aktive etmeniz yeterli. Çalışması için başka hiçbir ayar yapmanıza gerek yok. Fakat Facebook’un sunduğu bazı görsel düzenlemelerle birlikte bir ayar sayfası da mevcut. Plugini aktileştirdikten sonra sol menüde “Facebook Like Button”u görebilirsiniz. Bu sayfadaki ayarları kısaca anlatmak gerekirse,

Display the button on pages
Bu seçeneği işaretlerseniz, like butonu post olarak girdiğiniz içerikler gibi Page olarak girdiklerinizde de görünür

Display the button on the front page (home)
Bu seçenek işaretli ise ana sayfanızda da her postun altında like butonu görünecek. İşaretli değilse ancak post başlıklarına tıklanıp açıldığında görünür.

Position
Birkaç seçenekli bu ayar, like butonunun nerede olacağını belirler. Seçenekler ise şöyle:
Before: Yazının başında,
Afrer: Yazının sonunda,
Before and After: Yazının hem başındaa hem sonunda,
Shortcode: Sadece yazı içinde [fblikebutton] geçen yer(ler)de,
Manuel: Sizin ekleyeceğiniz PHP kodu ile.

Show Faces
True ise like eden/beğenen kişilerin küçük fotoğrafları görünür False ise görünmez.

Color Scheme
Renk temaları. Deneyerek birini seçebilirsiniz.

Button Text
“Like” yerine “Recommend” yazan bir buton seçebilirsiniz. Şu an Facebook sadece bu ikisine izin veriyor.

Layout
Eğer “Standard”ı seçerseniz butonun yanında kimlerin like ettiği/beğendiği yazar. “Count” seçeneğinde ise butonun yanında sadece kaç kaç kişinin like ettiği/beğendiği yazar.

Styling
Buradan “Like Button” alanını kapsayan div’e css stilleri tanımlayabilirsiniz. Bu konuda bilginiz yoksa değişiklik yapmanız gerekmiyor.

Nisan 27 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet
Yorumlar 18 Yorum

Otomatik Türkçe WordPress güncellemesi

Neredeyse 10 gündür yazı yazmayınca, blogumun yönetim paneline de sık girmiyordum. Bugün girdiğimde ise, WordPress’in yeni bir sürümünün (2.8.5) olduğu uyarısını aldım. Bu sürümü zaten çıktığı gün kurduğum için, uyarıyı almam da ilginçti. Yönetim panelinde bir kaç yorum onaylayıp, “nbr” ya da küfür yazılı olanları sildikten sonra, güncelleme sayfasını açtım. Aşağıdaki resimde de görebileceğiniz gibi, Türkçe WordPress için “otomatik güncelle” seçeneği eklenmiş. Diğer dillerde durum nedir bilmiyorum. Ancak Türkçe WordPress kullanıcıları için durum şahane.

Resim: (tıklayın, büyüsün)
wordpress_update

Kasım 11 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Haber, İnternet
Yorumlar 4 Yorum

MySpace’e erişim engeli

myspaceDünyanın en iyi müzik network’ü olduğu belki de tartışılmaz olan MySpace‘e, bugün mahkeme kararı ile erişimin engellendiğini öğrendik. Siteye girdiğimizde bizi şu mesaj karşılıyor:
“T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır.”

Neden kapatıldığına dair hiçbir açıklama olmasa da, içeriği yalnızca mp3 olan bu sosyal ağ sitesinin kapatılma nedenini anlamak güç değil. Korsan müzik!.. Fakat MySpace‘i farklı kılan şey, her sanatçının kendi profili olması ve bu profillerinin belki neredeyse tamamını sanatçıların ya da yapım şirketlerinin bizzat kendileri açmasıydı. Pek çok yerli ya da yabancı şarkıcı albümlerinden, albüm öncesi demolarından ya da albümde hiç yer almayan mp3l’er paylaşırdı. (Aslında bizim gözümüz bağlansa da bunlar olmaya devam ediyor.)

Aynı şekilde pek çok amatör müzisyenin de (bir çoğu telif sahibi bile olmadan) çalışmalarını paylaştığı, kendini dinletmek, tanıtmak ve hatta bir fan grubu  oluşturmak için en bilinen bilinen mecrasıydı.
Sözün özü, MySpace bizzat eser sahipleri tarafından yapılan müzik paylaşımlarıyla çok iyi bir promosyon alanıdır.

Tam da MySpace Türkiye’de ofisini açmış, .com.tr domainini satın almış, sitesini Türkçeleştirmiş; yani yatırımlarını Türkiye’ye odaklamışken, nedir bu yasağın anlamı?

Düzenleme: MySpace ile birlikte, last.fm de kapatılmış.

Eylül 19 / 2009
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 6 Yorum

Yeni bloglar

Başlıkta “yeni” dedim ama onlar aslında 1 yıldan çok zaman önce kazandılar bu “yeni” unvanını. Malesef bir talihsizlikle bloglarını kaybeden iki arkadaşım yeniden blog yazmaya başladı. Okumaya değer bulduğum bu iki insanın bloglarnı yeniden tanıtmak güzel.

Bunlardan ilki S. Yunus Erol’un blogu, Yazarca. Yunus blogunda MAC, iPhone, sinema ağırlıklı olmak üzere pek çok konuda bilgiler verip, bu konularda çeşitli yorumlar yapıyor.

Diğer blog ise, Çiğdem Akça’nın yazdığı, çok daha kişisel fakat okuması da bir o kadar keyifli olan Bloglandım.

Ben bu iki arkadaşımın da bloguna bir gözatmanızı tavsiye ediyorum.
İyi okumalar…

Eylül 18 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet
Yorumlar Yorum Yok

iFrame virüsü

Muhtemelen fark edenleriniz vardır, 2 gündür siteme girince antivirüsler alarm veriyor, zaman zaman kod hataları görünüyordu. İş öyle bir noktaya geldi ki; Chrome ya da Firefox’la siteye girmeye çalışınca “zararlı site” uyarısı veriyordu. Aynı zamanda siteye bir Google araması ile ulaşmaya çalışırsanı, girmenize izin vermiyordu. Hepsinin tek bir sebebi var: iFrame virüsü.

iFrame virüsü nedir?
iFrame virüsü, adında index, default, footer, header olan (asp, php, html gibi) web sayfası dosyalarınıza görünmez bir iFrame ekliyor. Bu iFrame’de de, kullanıcıya zarar verecek bir site açılıyor. Genellikle de bu siteden virüsün bir kopyası bulaşıp, yayılması sağlanıyor.

Virüs, bir şekilde FTP şifrenize ulaşıyor. Siz sitenizden virüsü ne kadar temizlerseniz temizleyin, yeniden ve yeniden bulaşıyor.

iFrame virüsü nasıl silinir?

Öncelikle şunu belirteyim; virüsten tamamen kurtulmuş olsam da, virüsün yapısına ait net bir bilgim yok. iFrame virüsünden herkesin benzer ama farklı çözümlerle kurtulduğunu gördüm. Bu yüzden önce iki çözüm linki paylaşacağım. Ardından nasıl kurtulacağınızdan ziyade, benim nasıl kurtulduğumu yazacağım. Bunu yazarken, yaşananların sırasını doğru sonuca götürecek şekilde yeniden kurgulayacağım. 1,5 gün içinde pek çok kez bu virüsle boğuştum.

Emre Güzer’in çözümü
Seoliz.com’un çözümü

Çözüm önerilerinde, öncelikle bilgisayardaki dosyalardan iframe kodunu kaldırmak gerektiğinden bahsediyor. Benim bilgisayarındaki dosyalar bir zarar görmediği için bu işlemi atladım. Virüs, gözlemlediğime göre FTP’ye bağlanıp, iFrame kodunu sunucu üzerinde ekliyordu. (iFrame kodu genellikle sayfanın en altına ekleniyor.)

Sunucu üzerindeki dosyalardan, iframe kodunu temizlemelisiniz. Fakat bunu yapmadan önce, bilgisayarınızda bu işi yapan canavarı öldürmeniz gerek. Yoksa siz temizledikçe tekrarlanacak.

Kullandığım antivirüs (AVG Free Edition) benim bilgisayarımda hiçbir virüs bulamadı. Keza farklı sistem araçları, genel bakım yöntemlerimle de olağan dışı bir duruma rastlamadım, bir  durum haricinde. “başlangıç” klasörümde “ikowin32.exe” adında bir dosya vardı. Direkt scan’lediğimde AVG yine temiz derken, Google’da da hakkında gerçek bir ipucu bulamadım. Sorunun en büyük kaynağının bu olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden öncelikle bu ya da bunun gibi şüpheli dosyalardan kurtulun.

İkinci aşamada benim gibi CuteFTP kullanıyorsanız, kurtulun! Çalıştırmadığım halde, silemdiğim cuteshell.dll dosyasını ancak başka bir yazılım, servis kullanıyor olabilirdi. Bu yüzden bu aşamada hiçbir tereddütüm yok. Yerine FileZilla adlı ücretsiz FTP programını kullanabilirsiniz.

Eğer şüpheli dosya ve CuteFTP’den kurtulduysanız, bilgisayarınızı bir kez yeniden başlatıp temiz bir sayfa açabilirsiniz. Bilgisayarınız açıldıktan sonra şüpheli dosyanın varlığını yeniden kontrol edin.

Daha sonra, yeni FTP programınzla sunucuya bağlanıp, tüm web sayfası dosyalarını (php, asp, html vb.) iFrame kodu içermeyen, temiz dosyalarla değiştirin. Tüm bu işlemlerin ardından hiç vakit kaybetmeden FTP şifrenizi de değiştirin. Eğer buna yetkiniz yoksa, sunucu yetkilisinden rica edebilirsiniz.

Sanıyorum ki tüm bu işlemlerin ardından, benim gibi siz de virüsten kurtulmuş olacaksınız. Geçmiş olsun.

Önemli: Tüm bu işlemler sırasında, web sitenizi bir kez dahi açmayın. Bu, virüsün yeniden bulaşmasına neden olup, sizi kısır döngüye sokabilir. Tüm aşamaları başarıyla atlattıktan sonra web sitenizi görüntüleyip, kaynak kodda “iframe” arayabilirsiniz. Muhtemelen yoktur.

Güncelleme 24.08.2010:

Yukarıda Filezilla kullanmanızın daha güvenli olacağından bahsettim. Dün itibari ile bir anda çok sayıda siteye bulaşan virüs için Filezilla bir önlem olmuyor. Bu güncelleme tarihine kadar kişisel tecrübelerimle iFrame virüsünü kaçırmadığını bildiğim tek antivirüs Avast iken bu defa o da çaresiz kaldı. Zaman zaman sitenizi gözle de kontrol etmenizin fayfalı olacağını düşünüyorum.

Virüs, güncel hali ile .js uzantılı dosyalara da bulaşıyor. Bunu farketmek, antivirüsünüz uyarmadıysa kıyasla daha zor olacaktır. Bu yüzden virüs şüpheniz olduğunda ya da başka bir dosyada virüsü (iframe kodunu) gördüğünüzde .js uzantılı dosyalarınızın son satırlarını da kontrol edin.

WordPress kullanıyorsanız

Eğer WordPress ya da benzeri bir hazır CMS kullanıyorsanız, virüs tahmin etmeyeceğiniz dosyalara da ulaşmış olabilir. İşe tema dosyalarınızı kontrol edip temizlemekle başlayın. iFrame kodları kullanmadığınız temalara da bulaşmış olabilir. WordPress’i tıpkı yeni bir sürümü çıkmış gibi, kişisel verilerinizi koruyarak indirdiğiniz temiz bir sürümü ile güncelleyin.

Kullandığınız WordPress plug-in’lerinde (güncel bilgilere göre özellikle index.php ve .js dosyalarında) iFrame kodu olma olasılığı çok yüksek. Bu yüzden  plug-in’lerin temiz kopyalarını yeniden yükleyin veya bir text editörü ile tek tek temizleyin.

Google’da kendimizi aklama

iFrame virüs  bilgisayarınızdan ve sitenizden tamamen silinmiş olsa da, eğer Google sizi zararlı site olarak tanımışsa, virüsü temizlemeniz kendinizi aklamanız için yeterli olmayacaktır.

Kendinizi aklamak için Google Webmaster Tools‘a sitenizi eklemeniz gerekmekte.  Bu sayfada sitenizin zararlı siteler arasında olduğuna dair bir uyarı ve yeniden kontrol edilmesi için küçük bir talep formu göreceksiniz. Formu göndermenizin ardından, virüs temizlenmişse en çok bir gün içerisinde temize çıkacaksınız.

Google’da kendinizi aklama işlemlerini, Fatih Hayrioğlu’nun makalesinde çok daha detaylı olarak, resim ekleriyle birlikte okuyabilirsiniz. Tekrar geçmiş olsun. (:

Hızlı olun

Virüs sitenizde kaldığı sürece hızlı bir şekilde hit, güven, belki para kaybedeceksiniz. Virüs kaldığı sürece başka sitelere de bulaştırma olasılığınız artacak. Google sizden nefret edecek, zamanla listesinden çıkartacak. Tüm bu nedenlerle hızlı  olun. Sitenize iyi bakın. (:

Faydalı diğer linkler

Photoshop Magazine – Sitem “Saldırgan” Olmuş, Nasıl Sakinleştiririm Doktor Bey
Ali Oğul – Zeki Virüs
Seozm – iframe Virüsü

Ağustos 18 / 2009
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 13 Yorum

SanalCafe 10. yıl partisi

sc-10yil-6-haziran-2009-2Zaman zaman yazılarımda SanalCafe‘den söz etmiyor değilim. SanalCafe, benim de neredeyse kurulduğundan beri projenin içinde bulunduğum bir organizasyon ve sosyal ağ sitesi. 22 Kişilik ekibimiz ve 46.000 üyemiz hem bir sosyal ağ sitesi yürütüyor, hem de (2003 yılından beri) düzenli olarak çeşitli organizasyonlar düzenliyoruz.

-Yaz ayları hariç- her ayın 2. Pazar günü sinemaya gidiyoruz (anlattım).  İmza günü düzenliyor, zaman zaman tiyatroya gidiyoruz. Sıkça bowling, halısaha, basketbol gibi turnuvaları üyeler arasında düzenliyoruz. Piknikler, iftar yemekleri vs. de bu işin ekstrası oluyor sanırım.

Bu işin en güzel yanı ise, (SanalCafe’ye çok fazla para harcansa, reklamlar alınsa dahi) ticari bir oluşum olmaması. Organizasyonları, katılımcıları minium masrafa sokacak şekilde, kimi zaman indirimler de oluşturarak düzenlemeye azami gayret gösteriyoruz. Bu da organizasyonların, olabileceğinden fazla samimi geçmesini sağlayan şeylerden biri oluyor.

İşin en güzel yanlarından biri de, organizasyonların artık bizim işimiz olmanın ötesine geçmesidir. Üyeler, kendi aralarında ya da açık duyuru ile bizden bağımsız olarak SanalCafe Organizasyonu düzenliyorlar. Yönetim olarak düzenlediğimiz 85 organizasyona üyelerin düzenlediklerini eklersek, bu sayı 150’nin üzerine çıkıyor. (malesef ben bile tam sayıyı takip edemiyorum.)  Organizasyonlar, SanalCafe adı altında olsa da, herkes, SanalCafe üyesi olmasa dahi organizasyonlara katılabilir. (ancak 10. yıl partisinde üyelik gerekli)

Ve SanalCafe olarak, dolu dolu geçen bir 10 yılı, 6 Haziran akşamı  güzel bir parti organizasyonuyla kutluyor. Parti, saat 19.00-23.00 saatleri arasında 80’leri yaşatmayı bırakmayan Mono Bar’da olacak. Saat 20.00-23.00 saatleri arasında ise tüm biralar SanalCafe’nin ikramı olacak. Dileyen katılımcılar daha geç saatlere kadar kalabilir, kutlamalar 40 gün 40 gece sürebilir. Her şey katılımcıların performansına bağlı. :D

Ben de bu yazımdaki açık duyuru ille sizleri hem SanalCafe’ye, hem de 10. yıl partisine davet ediyorum…
Partiye katılmak için şu linki kullanabilirsiniz:
http://www.sanalcafe.com/organizasyon_detay.asp?OrganizasyonID=122

Eğer hala SanalCafe üyesi değilseniz, bu link de sizin için:
http://www.sanalcafe.com/uye_ol.asp
(benim bu yazıyı hazırladığım saatlerde “happy hours” var. Bundan yararlanıp, davetiye kodu aramadan üye olabilirsiniz.)

Haydi, görüşmek üzere. (;

Haziran 03 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden.., Haber, İnternet
Yorumlar Yorum Yok