Kategori İnternet

“Freelance” arayüz geliştirmede ücretlendirme

Başlıkta deyimi İngilizce (freelance) kullandım zira çok da iyi bir Türkçe karşılığı olduğuna inanmıyorum bu sözcüğün. Kabaca bağımsız ve geçici anlamlarında olduğunu söyleyebiliriz. Eski Türkçe’deki muvakkat sözcüğünün ise en güzel Türkçe karşılık olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen yazının devamında kullanmam gerektikçe İngilizcesini kullanacağım.

10 yılı aşan iş geçmişimde, uzun dönemler yalnızca freelance çalışarak para kazandım. Bir şirkete bağlı olarak çalıştığım dönemlerde de zaman ve şirketin sınırları uygun oldukça freelance işler yaptım, yapıyorum ve yapacağım. İnternette farklı alanlarda para kazanmaya çalışsam da asıl olarak yaptığım iş arayüz geliştirmedir. Yani web tasarımlarının tarayıcılarda (browser) görüntülenebilir ve kullanılabilir olmasını sağlıyorum.

Benden, kendileri için çalışmamı isteyenlerin bazıları “şunun gibi bir siteyi kaça yaparsın”, “bizim bir proje var, kaç paraya yapıyorsun sen” gibi sorular soruyor. Bazen de “sayfası x lira”dan bu işi üstlenen insanların ilanlarını görüyorum. Ancak her işte olduğu gibi, arayüz geliştirmede de bir takım bütçelendirme kriterleri vardır ve olmalıdır da. Aşağıda, benim için önemli olan kriterleri yorumlarımla listeleyeceğim. Hepsinden önce söylemem gereken, tasarımı görmeden hiçbir şekilde bütçe belirliyemiyor olmam. Devamını oku →

Ağustos 08 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 3 Yorum
Etiketler , , , ,

22 Ağustos

15 Mayıs’da üçü ülke dışında olmak üzere 35 kadar şehirde İnternetime Dokunma! diye yürüyoruz, malum. Çünkü 22 Ağustos tarihinde filtre paketleri devreye giriyor ve bir ayağı çukurda internetimiz, mezara düşüp toprak atanını bekler hale geliyor. Bu yüzden sözlüklerin, çeşitli sitelerin, sansür karşıtı bağımsız oluşumların, internet ile ilgili derneklerin deteği ile, hukuksuz internet düşmanı kararlara karşı yürüyoruz!

Ben 22 Ağustos konusunda yazmayacaktım aslında. Televizyonlarda Sedat Kapanoğlu, İsmail Hakkı Polat, Gökhan Ahi, Başak Purut, Yaman Akdeniz gibi konunun uzmanı insanlarla birlikte, konuya dahil olmuş pek çok isim (sözlük kurucuları, yer sağlayıcılar, dernek yöneticileri, sosyal medyacılar) 22 Ağustos’da neler olacağını ve BTK başkanı Tayfun Acarer’in nasıl göz göre göre yalan söylediğini açıkça anlattı.

Buna rağmen BTK’ya inanıp paketlerin tercihli olduğuna ve standart paket ile hiçbir şeyin değişmeyeceğine ikna olan insanlar var. O halde ben de anlatayım dedim. Sen de anlat! Herkes bir kere daha anlatsın farklar ve derdimiz anlaşılana kadar.

Filtre paketlerinin tercihe bağlı olduğu doğru. Standart pakettekiler için fazladan bir filtreleme olmayacağı da doğru. Ancak standart pakette kalanlar için hiçbir şeyin değişmeyeceği yalan. Bugün hangi siteler yasaksa, standart pakette de onlar yasak olacak. Tek farkı uygulamadaki teknik detaylar. Bu teferuatları basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Devamını oku →

Mayıs 13 / 2011
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet
Yorumlar 10 Yorum
Etiketler , ,

Mormani alışverişim

Bir süre önce Hediyeni Seçmeye Hazır Mısın? başlıklı yazımda mormani.com desteği ile bir okuruma çekilişle  3 üründen seçeceği birini hediye edeceğimi duyurmuştum. (22 Ocak’da yapılacak çekiliş için hala vaktiniz var)

mormani.com, okurlarıma hediye verme imkanını sunduğu gibi, güzel bir jestle bana da bir hediye çeki armağan etti. Vesileyle siteyi tanıma ve düşünmeden alışveriş yapma imkanı buldum.

mormani diğer e-ticaret sitelerine sadece bir alternatif olsa da; enteresan bir görünümü var. Alıştığımız e-ticaret sitelerinden çok, “private shopping” dediğimiz (markafoni gibi) siteleri anımsatıyor. Fiyatlar ortalama değerlerde. Ancak Mormetre dedikleri bölümde, fazladan indirimli ürünler de bulmak mümkün.

Hazır bir çekle alışveriş etmeme rağmen, biraz fiyatları incelemek, biraz da daha fazla ürüne erişmek için çekimi fütursuzca harcamak yerine sayfa sayfa ürünleri takip ettim. Aynı ürün grupları içinde farklı markalarda daha ekonomik ürünler bulmak mümkün. Ben de bundan yararlanarak ekonomik bir alışveriş yaptığımı düşünüyorum. Öyle ki, alışverişimi tamamladığımda çekin tamamını harcamamış olduğunu gördüm.

Sürecin bir kampanyayı kapsaması ve tam yılbaşı arifesine denk gelmesi tesliman süremi biraz geciktirdi. Bu konuda negatif yorum yazmayı da planlamıştım aslında. Zira bir e-ticaret sitesinde güvenden sonra beklediğim ilk şey, siparişlerimin kısa sürede elime ulaşmasıdır. Ancak bir telefonla negatif yorum fikrinden vaz geçtim.

31 Aralık Cuma günü mormani.com‘dan Selçuk Bey cep telefonumdan aradı. Kampanya konusundaki memnuniyetimi sordu. O sırada ben de birkaç soru yöneltip fikirlerimi dile getirdim. Uzun zamandır sektörde olduklarını ancak e-ticaret’e yeni başladıklarını öğrendim. Bu konuda blog yazarlarıyla çalışmayı, fikirlerini önemsediklerinden seçmişler.

“Blog yazarları acımasız olur ama” dedim, güldük. Eleştirilebileceklerinin farkındalar ve kendilerine güveniyorlar. “Siparişlerim hala kargolanmadı, bunu da yazarım” dedim. Siparişlerimin hazır olduğunu fakat diğer blog yazarlarını beklediklerini söyledi. “isterseniz hemen göndereyim” diye ekledi ama yeniyıl tatiliydi zaten. Takibindeki ilk iş günü de siparişlerim kargoya verildi.

Daha çok kişisel merakla, stok durumlarını, nasıl çalıştıklarını vs. de sordum. “Kişisel merakım” dediğim için bloguma taşımayacağım fakat aldığım cevaplar beni memnun etmeye yetti.

Adresime ulaşan siparişlerim arasında kırılacak ürünler de vardı. Kargoda başına gelebilecek zevalleri düşünüyordum ama öyle paketlenmişti ki; kargoda değil de biz açarken kırılacaktı. Tabii ilk kez internetten cam eşya aldığım için diğerleriyle kıyaslayamıyorum.

Eğer kampanya olmasaydı belki haberim olmayacak, belki de alışveriş etmeden önce tedirgin olacağım bir siteydi mormani.com. Haberdar olduktan sonra yaşadığım deneyim ve gördüğüm ilgi üst seviyedeydi. Diğer alışveriş sitelerinde arayacak telefon numarası bulamamak mümkünken, burada aranan ben oldum.

Umarım bu ilgi ve müşteri deneyimi, çekiliş sonrasında da tüm müşterilerle yaşanır kalır diyorum. Eğer aynı başarı devam ederse, piyasaya dişli bir rakip girdi demektir. Bakalım, birkaç ay sonraki siparişim ne olacak?

Ocak 13 / 2011
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 3 Yorum

Analytics: Hemen Çıkma Oranı ve 00:00 görünmesi

Blogumun istatistiklerine Google Analytics üzerinden baktığım zaman, bazı yazıların yalnızca 00:00:00 dakika okunmuş olduğunu görüyorum. Bir şekilde siteye girip anında çıksa dahi 1 saniye yazması gerekiyordu. Ha keza istatistiklerde 00:00:01 gibi süreler de yok değil.  Bunun üzerine neden böyle olduğunu araştırmaya çalıştım. Mesele, Google’ın sitede geçirilen süreyi ölçüm biçimi ile ilgiliymiş.

Analytics kodunuzun yerleştirildiği web sitenizde -veya blogunuzda- bir sayfa ziyaret edildiği zaman sayaç işlemeye başlıyor. Ne zamanki ziyaretçi 2. bir sayfaya geçiş yapıyor, önceki sayfada kalınan süre kaydediliyor ve yeni ziyaret edilen sayfa için süre işlemeye devam ediyor. Ziyaretçi sayfada 1 saniye de kalsa, 10 dakikada kalsa son ziyaret edilen sayfada geçirilen süre 00:00:00 olarak gözüküyor. Bu konuda İngilizce bir makaleye şuradan ulaşabilirsiniz. Devamını oku →

Kasım 25 / 2010
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 1 Yorum

Yasaklı Google servisleri ve Youtube çözümü

Yakın zamanda TİB Youtube ile birlikte onlarca Google servisinin IP bazlı erişimini bir gecede durdurdu. O kadar konuşuldu, yazıldı çizildi ki; bilmeyeniniz yoktur. Bu yüzden haberden bir daha etraflıca bahsetmeyeceğim. TİB’in açıklamasındaki gerçek dışılıktan ve kanunun Anayasa’ya aykırı tavrından da bahsetmeyeceğim. Hukukçular yerince anlatıyor. Engelleme hakkında yüzeysel olarak teknik bilgi verip, geçici çözümden bahsedeceğim.

Daha düne kadar IP değil, domain tabanlı bir engelleme sözkonusuydu. Bu yüzden DNS ile sorunsuzca engelleri aşıyorduk. Tarayıcınızın adres çubuğuna bir site adresi yazdığınızda DNS’e (alan adı sunucusu) bir istek gönderilir. Denir ki; “bu site hangi bilgisayarda ise o bilgisayarın IP adresini ver bana” DNS arşivinden çıkarıp IP adresini verir. Daha sonra tarayıcımız o IP adresinin kapısını çalıp, “bana şu siteyi göster” der. TTnet ve diğer Türk servis sağlayıcıların DNS arşivleri kaba bir tabirle yasaklı bir sitenin adresini yazdığınızda yanlış IP vermesi konusunda düzenlenmişti. Biz farklı DNS’ler ile doğru IP’lere ulaşabiliyorduk.

Yasaklı sitelere girmek suç mu sorusunun hala net bir cevabı olmasa da DNS ya da hosts dosyası (aşağıda anlatıyorum) kullanmak suç değildir. Siteyi açtığınızda DNS’e gönderilen IP sorgulaması o sitedeki her resim, script, css, flash vb. dosyası için yenileniyor. DNS’in bize cevap vermesi de, bizim ona erişmemiz de milisaniyeler dahi olsa zaman alıyor. Her resim için yenilendiği düşünüldüğünde… Bizim için hızlı çalışan bir DNS kullanmak oldukça zaman kazandırıcıdır. Sık kullandığımız sitelerin IP adreslerini hosts dosyasına yazarak da DNS’yi de aradan çıkarmak mümkün. (üzeri çizili cümleler hatalı bilgidir ve Egemen Ergel’in düzeltmesi yazının sonundadır.)

TİB bugün domain tabanlı engellemeden vazgeçip yazının başında da belirttiğim gibi IP bazlı engellemeye geçti. Bunun anlamı şu; DNS ile de bu sitelere erişemeyiz çünkü DNS’in verdiği IP adresine “bana şu siteyi göster” dememize izin verilmiyor. Google konusunda ise şanslı olduğumuz nokta servislerini ayakta tutabilmek için onlarca sunucu ve IP adresi kullanmasıdır. Yani aynı site adresinin birden çok IP’de kopyası var diyebiliriz kabaca. DNS hangi IP’i denk getirirse artık… Google bu IP’leri dönüşümlü kullanıyor. TİB ise bu IP’lerin tamamını engelle(ye)medi. Bu durumda yapılabilecek en etkili şey; DNS’in engellenmemiş bir IP denk getirmesini beklemek yerine, doğru IP adresini hosts dosyasına yazmaktır.

hosts dosyası, hangi adrese hangi IP’den erişileceğini yazdığımız dosyadır. Mesela hosts dosyasına www.google.com adresini açtığımızda, 74.125.43.103 numaralı IP adresindeki www.google.com’u getirmesini isteyebiliriz. hosts dosyası yalnızca bir metin dosyasıdır.  Gerekli bilgileri her satıra bir tane gelmesi koşuluyla “IPadresi SiteAdresi” şeklinde yazmak gereklidir. (hosts dosyanızı nasıl bulacağınızı anlatacağım)

Google servislerine erişebileceğiniz toparlanmış IP listesi ise http://tinypaste.com/4c797f adresinde. Buradaki satırları hosts dosyanıza kopyalamanız yeterli. En azından tüm IP adresleri engellenene kadar. Yasağa (benim güvenmediğim proxy’ler gibi) alternatif çözümler her zaman bulunabilecek olsa da bu çözümler her zaman geçici olacaktır. Kalıcı çözümse bu yasaklara ve haksız engellemelere, yalanlara kanmadan itiraz etmektir.

Yasaklı sitelere erişimin ne kadar suç olduğunun belirsizliğini söylemiştim. Ancak Youtube harici hiçbir Google servisi için herhangi bir mahkeme tarafından verilmiş bir yasak kararı yoktur. Açıklamalar da bu IP’lerden yasaklı olan Youtube’a da erişilebildiği için engellendiği yönündedir. Hiçbir Google servisi yasal olarak engelli olmadığından, girmek tamamen serbesttir. Yine de hilesiz mümkün değil…

Windows kullanıcıları hosts dosyasına,
C:\Windows\System32\drivers\etc adresinden ulaşabilir. hosts adlı dosyaya çift tıklayıp, Not Defteri (Notepad)’ni seçerseniz, gerekli düzenlemeyi yapabilirsiniz. Eğer dosyayı kaydedemezseniz, Not Defteri’ni yönetici olarak çalıştırıp, hosts dosyasına erişmeniz gerekmekte.

Diğer işletim sistemleri için Google’a sorabilirsiniz. Ya da cevap verebileceğim bir sorun(un)uz olursa yorum bırakmanız yeterli.

Düzeltme: Egemen Ergel, DNS’in bir kere IP’yi verdikten sonra, her resim vb. için yeniden istek gönderilmediği konusunda bu blog yazısının FriendFeed yansısına uyarı ve düzeltmede bulundu. İletisini burada da paylaşıyorum…

Bir sayfadaki her bir obje icin tekrar tekrar dns sorgulaması yapılmaz. DNS Zone ayarlarında isteyene verilen bilginin ne kadar sure gecerli olduguna dair bir TTL degeri verilir. Misal www.simto.com‘un ip adresi x.y.z.t’dir ve bu bilgi 24 aat gecerlidir der alan adının DNS sunucusu. Sonrasında sizin sorgularınızı yaptıgınız DNS’de de, sizin kendi makinanızdaki DNS client servisi de bu bilgi ışığında aynı sayfayı tekrar sorgulamak isteyen uygulamaya zaten bilmekte oldugu, önbelleğinde tuttugu( cacheledigi) bilgiyi verir. Ta ki TTL suresi sonuna kadar ya da DNS onbellegi temizlenene kadar… Artık hangisi once olursa.

Haziran 23 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet
Yorumlar Yorum Yok
Etiketler , , , ,

Yeni bir blog: Dünya Küçük

Uzun zamandır hiç yeni bir blogdan bahsetmiyordum fakat bunun vakti gelmiş. Bu akşam “blogumu izlesene” yazan bir sms aldım. Mesajı atan, son birkaç yıldır attığım mail’lerin %78.2’sine “out of office” yanıtı veren kuzenimdi. Ofisten uzak kaldığı bu zamanların birçoğunda gerek iş gerekse gezi için ülke dışında oluyordu. Şimdi bu seyahatlerinden kalan anıları bir blogda toplamaya başlamış. Dünya Küçük.

Bir yandan eski, bir yandan taze seyahatlerini bloguna yazıyor. Hem güzel bir açık anı defteri olup, hem de işe yarar bir şehir rehberi vazifesiyle, olası seyahatleriniz için ipuçları veren, fotoğraflarla dolu bloga http://dunya-kucuk.blogspot.com/ adresinden erişebilirsiniz.

Haziran 06 / 2010
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet
Yorumlar 2 Yorum