İhmal..
İhmal ettim sanırım son günlerde sitemi.. Garip; bunu düşünürken kendimi de ihmal ettiğimi düşündüm. Sordum, cevabını bulamadım. Etmiyorumdur, değil mi?
İzzet’in blog’u..
Ve çok saygıdeğer, değerli, özverili, çetrefilli, naturatelli, bereketli, göreceli, terelleli, girintili, yetenekli kardeşimiz İzzet ARPACI kendi kişisel blog’unu açtı. Valla.. Bir girin bakın hadi..
Eleştiriye Tahammülümüz Yok Mu?
Tekerrür eden bir tarih, beni sinirlendirmeye yetti. Şurada Semum filmine eleştiri getirdim galadan çıkıp. Gerek naçizhane sinema konusunda teknik bilgim, gerekse salt izleyici konumumla iyi bir film olmadığına kanaat getirdim. Sebepleriyle neden beğenmediğimi kötü söz kullanmadan, dilbilgim yettiğince anlattım.
Bir kullanıcı da bundan rahatsız olmuş. Makuldür. Benimle aynı fikirde de olmayabilir. Fakat bunu hakarete varan sözlerle iletmiş. Kendisiyle iletişim kurmayı deneyip uzunca bir mail ile izah etmeye çalıştım. Fakat cevap dahi alamadım. Bugünse bir başka kullanıcı yine hakarete varan sözlerlerle benzeri bir yorumda bulunmuş. Peki şimdi saygısızlık eden kim?
Aşağıda her iki kullanıcıya da gönderdiğim mail’in bir kopyası var.
—
Devamını oku →
Özendim, Mimliyorum
Şu blogu kurduğumdan beri işlerimden artakalan vakitleri hep blog siteleriyle oyalanarak geçiriyorum. Fark ettim ki blog olayı kendi başına bir kültür oluşturuyormuş. Bu kültürün içinde fark ettiğim şeylerden biri de mimlemek veya mimlenmek. Kabaca blogların, yazıları içinde başka bloglara link vermesine mimlemek deniyor. Linki verilen blog da mimlenmiş oluyor. Genelde bir yazıya link verilip jest veya gönderme yapılıyor. Bazıları da mim zinciri kuruyor.. Özendim.. Ben de birilerini mimleyeceğim.. Oh, çatlayın:p
ASP’ye tecavüz eden kardeşim Selim,
PC World’ün neyzeni Atalay,
Tek içerik yazıp blog’u bırakan Burçin,
Yazı işleri müdürüm Selçuk,
Bu siteden sonra yorum yazdığım ilk blogun sahibi Emel,
Sizlleri mimliyorum!..
Vücut Saati..
Vücut saati diye bir şey var biliyorsunuz. Çok acayip işler. Eğer kurmayı başarırsanız bu saati, yaşadınız! İstediğiniz saatte uyursunuz. Sabahları da alarmlı bir saat kurmuşçasına dakik uyanırsınız. Mucizevi.. Fakat ne yazık ki benim saatim çalışmıyor…

Gece yatıyorum, uyuyamıyorum. Sabah oluyor kalkamıyorum. Bu sabah 8.30 kalkmam gerekirken 10.30 zorla kalktım. Şu an da saat 18.12 ve ben uykusuzluktan göçmek üzereyim. Oysa uykuya vakit ayırmayı sevmem ve gece geç uyuyabilsem de gereğince uyudum. Neden benim saatim de doğru emri doğru zamanda vermiyor ki?