Uber ve Taksi fotoğrafı içerek "uber vs taksi" yazan bir resim.

Uber’in varlığı bütün dünyada taksicilerin canını sıkıyor. Bunun Türkiye’deki yansıması ise can sıkıntısının ötesine geçip bir taksici öfkesine dönüştü: Sarı Öfke! Son günlerde bu öfke kendini şiddet olaylarıyla gösterir oldu. Gündeme art arda düşen Uber şoförlerine saldıran taksici haberleri de yoğun tartışmalara neden oluyor. Kimisi Uber’i suçlayıp taksicileri desteklerken kimisi de Uber’den vazgeçemiyor. Peki bu mücadelede haklı olan kim?

Haklı olan tabii ki müşteri. “Müşteri her zaman haklıdır” gibi bir şey demiyorum. Müşteri neyi seçiyorsa, orada müşteriye bir fayda vardır.  Uber, temelde taksicilerle aynı hizmeti veren bir alternatif olarak piyasaya girdi. Taksicilerin öfkelenmesine, Uber’den şikayet etmesine neden olacak kadar çok sayıda müşteri de Uber’i, sarı taksilere tercih etti. O halde taksiciler kendilrine şu soruyu sormalı: Biz neyi yanlış yaptık? Ya da herkesin bildiği cevapları bir de ben yazıya dökeyim en iyisi.

Taksilerin Dezavantajları

Genelleme yapmak doğru değildir, bütün taksiciler aşağıda sayacağım örnekleri gerçekleştirmiyordur ama kabul edelim ki; bunlar, hemen herkesin başına sıkça gelen, istisna sayılamayacak hadiselerdir.

  • Birçok sefer taksiye binemiyorum çünkü taksiciler tekerlekli sandalyeyle gördüğü zaman almak istemiyor.
  • Birçok taksi leş gibi sigara kokuyor ve rahatsız oluyorum.
  • Bazi taksiciler ben araçtayken sigara içmek için izin istiyor, “içme” demeye çekiniyorum.
  • Giderek artan açılış ücretine rağmen kısa mesafe yolcu almamaları zaten herkesin malumu.
  • Kısa mesafenin yanı sıra bazen uzun yolu da beğenmezler.
  • Değişim saati gibi mazeretlerle de kimi zaman yolcu almazlar.
  • Olur olmaz yerlerde durdukları için tekerlekli sandalyeyle ya kaldırımdan inemiyorum, ya caddenin ortasında geçiyorum (gerçi bu sorunu her türlü araçla yaşıyorum).
  • Yağmurlu havada kayboluyorlar.
  • Trafiğe gitmek istemiyor. Ben de trafikte kalmaya meraklı değilim ama yolcunun ihtiyacı, taksicinin işi bu.
  • Yolculuk sırasında cep telefonlarıyla ilgilenen, hatta konuşan şoförler var.
  • Kimi araç oldukça eski, bakımsız ve güvensiz.
  • Bombalı saldırı sonrası hava alanından uzaklaşmaya çalışanları,  dolar bazında sabit fahiş ücretle taşımak istemelerini unutan var mı?
  • Her türlü koşulda birçok taksici aracı kirlenmesin diye yaralı yolcu almak istemiyor.
  • Kafeste dahi olsa evcil hayvan da taşımak istemiyorlar. Buna engelliler için gerekli; eğitimli rehber hayvanlar da dahil.
  • Turist dolandırmakta ustalar.  Hem yolu dolandırıyorlar, hem cebi.
  • Kimisi taksi metreyi açmayı unutur, kimisinin para üstü vermek için bozuğu yoktur. Fazla ödemek mümkün, az ödemek değildir.
  • Yolculuk sonu ödenecek bedel sürprizdir.
  • İstemeyene asla fiş vermiyorlar, isteyen herkes de fiş alamıyor. Yani Uber’i suçlarken,  vergi konusunda taksiciler de çok masum değil.
  • Kadına taciz de görülmemiş vakalardan değil. Bu konuda nam salmış plakalar dahi var. Belki taksiciler arasında azınlıklar ama temizlenemedikçe herkes tedirgin.
  • Agresifler. Yolda birilerine küfrediyorlar veya etmeseler bile bağırıp çağırıyor, küfrediyorlar.
  • Konuşkanlar. Ben herkesle konuşabilirim; bundan şikayet etmem ama kimisi kendi dini veya siyasi fikirlerini empoze etmek için var gücüyle çalışıyor. “sana ne lan” diyemiyorum.
  • İşleri yol üzerine olmasına rağmen hala yol, iz bilmeyenleri; gideceği yerleri bulamayanları var.
  • Rakipleri çıktığında makul çözüm yolları aramak yerine şiddete başvuruyorlar. Hem Uber şoförlerine hem de yolcularına saldırıyorlar. Açıkçası ben herhangi birine şiddet gösterecek birinin aracına da binmek istemem.
  • Taksiciller Odası Başkanı ortalığı yakıp yıkmakla tehdit etti. Korkunç!
Uber’in Avantajları
  • Yukarıda saydığım ve yazmayı unuttuğum sarı taksinin dezavantajlarının hiçbirinin olmaması; bilakis, aksinin olması. Yukarıda 25 madde saydım. Bazılarının üzerinden tekrar geçerek Uber’in Avantajlarını saymaya devam edeceğim.
  • Uber çağırırken mesafeye göre tahmini yolculuk tutarını öğrenir, buna göre çağrı yapar ve yolculuk sonunda sürpriz yaşamazsınız. Son taksi zammından sonra birçok avantajı barındıraan Uber’in fiyatı taksiye denk olduğu gibi, kimi zaman daha ucuza bile geliyor.
  • Her zaman temiz, şık giyimli biri sizi güler yüzle karşılıyor.
  • Şoförler ter, sigara kokmuyor; küfretmiyor, kaba davranmıyor, cep telefonuyla uğraşmıyor.
  • Gideceğiniz yolu şoförle birlikte navigasyondan görüyorsunuz. En boş ve kestirme yol seçiliyor. Dilerseniz rota değiştirebilirsiniz ama dolandırmaca yok.
  • Uber’in yurtdışında tekerlekli sandalyeye tam uyumlu araçları var. Bizde yok fakat yine de engelli erişim destekleri had safhada.
  • Çeşitli kampanyalarla ücretsiz ya da indirimli yolculuk etmek mümkün.
  • Ödeme alternatifleri var.
  • Birden çok durak seçilebiliyor. Bir noktada arkadaşınızı bırakıp başka bir yöne ya da geri dönebilirsiniz. Taksimetre yeniden açılmaz, ekstra para yazılmaz.
  • Uygulamada geçmiş yolculuklarınızı listeleyebilir; hangi sürücüyle gittiğinizi, kaç para ödediğinizi, hangi yoldan gittiğinizi (harita üzerinde, sokak sokak tam çizgisinde) görebilir ve birbiriyle kıyaslayabilirsiniz.
  • Araçlar kocaman, rahat, ferah; kalabalık binebilir veya rahatça yayılabilirsiniz. Bazı araçlarda ses sistemine bluetooth’la bağlanıp istediğiniz müziği çalabilir, bazılarında çeşitli ikramlar bulabilirsiniz. Bu lüks fakat esas tercih sebebi bu lüks değil. Bu işin bonusu. Aynı fiyata, tüm dezavantajlardan yoksun ve daha fazla avantajla seyahat ederken bir de lükse konuyorsunuz.
  • Yolculuk sonrasında şoföre puan verip yorum yapabilirsiniz. Ortalama puanı düşen, çok şikayet alan sürücüler sistemden uzaklaştırılır. Böylece sigara içen, evcil hayvan almayan, engelli yolcuya hizmet vermeyen, mesafe beğenmeyip sonradan cayan, fazladan ücret isteyen, sizi yarı yolda araçtan indiren, insanları taciz eden sürücüler sistemden kolayca uzaklaştırılır, ayrıştırılır; kalite baki kalır.
  • Yolculuk edeceğiniz veya daha önce  ettiğiniz  şoförlerin Uber profillerine girip geçmişte aldığı puan ve yorumları görebilir; buna göre kendisi hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
Ben Neden Uber’ciyim?

Aslında ben tekerlekli sandalyeyle çok zor olduğu için taksiden de, Uber’den de, özel araçlardan da kaçınmaya çalışıyorum. Kimi zaman arkadaşlarımın “ben bırakayım” teklifini de reddedip metroya, otobüse yöneliyorum. Asansör ya da rampa arızalı değilse daha az zahmetli oluyor. Sürekli taksiye, Uber’e binecek kadar da parlak bir ekonomik durumum yok. Yine de de; tüm bu koşullar altında dahi sıkça taksiye binmem gerekebiliyor. Bu gereklilik halinde de ben taksi yerine Uber’e binmeyi tercih ediyorum.

Yukarıda avantaj ve dezavantajlardan bahsettim; ama şunun altını çizmem gerekiyor: Mesele Uber değil. Şu an Uber’in rakibi Careem de İstanbul’da yollarda. Motorlu karşılığı Scotty de yollarda (canını seven binmesin. Motor ciddi iştir). Yarın buna yenileri de eklenecektir. Ben ulaşım hizmeti isteyen bir yolcu olarak; en uygun fiyata, en kaliteli ve en rahat, zahmetsiz hizmeti tercih ederim. Bunu yarın taksiler sağlarsa taksiye, Careem sağlarsa Careem’e, Bugünolmayan sağlarsa Bugünolmayan’a binerim. Mesele bu. Uber’den şikayet edenin düşünmesi gereken de bu.

Peki Taksicilerin Dertleri Ne Olacak?

Taksicilerin bugün en büyük derdi plaka sahiplerine ödedikleri paralar. Taksi şoförleri aylık ortalama 7.500 lira gibi bir bedeli plaka sahibine ödüyorlar(mış). Benzin ve diğer masrafları da ekleyince; önce plaka sahibi için kazanıyor, Bu yüzden uzun saatleri direksiyon başında geçiriyorlar ve sonuçtan tatmin olmuyorlar. Sözüm ona tüm asabiyetleri, yol ve yolcu seçme mazeretleri de bu yüzdenmiş. Bu diğer tüm kusurlarını haklı çıkarmanın kıyısından geçmese de; en azından kazanç ve boşa emek konusunda haklılar.

Ancak Uber’le savaşmak taksicileri tüm bu dertlerinden kurtarmaz. Tüm bu sorunlar Uber’den önce de var olduğu gibi; Uber giderse de var olmaya devam edecek. Taksicilerin savaşması gereken öncelikle plaka sahipleridir; taksilerin kötü anılmasına sebep olan, yolcuya bin türlü tatsızlık yaşatan taksicilerdir. Önce dertlerini kendi aralarında halletmeleri gerekmektedir. Taksicilerin dertlerini Uber’le savaşmak çözmez.

Peki Çözüm Ne?

Çözüm tam olarak nedir bilmiyorum. Sadece Uber ve alternatifleriyle savaşmak yerine, onları sistemin içine dahil etmek gerektiğini biliyorum. O zaman işler değişecek. En başta vergi derdi ortadan kalkacak. Uber zaten her yolculuğumda kredi kartımdan parayı çekip faturalandırıyor. Bunun vergisi Türkiye’de ödenebilir. Kovmak yerine davet etmek lazım. Bir süredir devlet Spotify, Netflix, Steam gibi servislerden ve dahi her türlü yuurtdışı hizmet ve mal satışından %18 KDV alıyor. Bazıları fiyata yansıttı, bazıları henüz yansıtladı. Uber’den pekala aynı usulde KDV alınabilir.

Uber’in varlığı Amerika’da taksi plakası fiyatlarını ciddi oranda düşürmüş. Uber Türkiye’de kalırsa aynı sonuç muhtemeldir. Eğer taksiciler iş yapamaz veya taksiciler Uber’ci olursa; kimden 7.500 lira kira alacaklar? Bugün değeri 2 milyon lira (hala eski parayla düşünenler için: 2 trilyon) olan plakaları nasıl satacaklar? Plakanın değeri ve kirası düşerse, rekabet taksicinin lehine yeniden değişmeye başlayacak. Dediğim gibi; esas olan ekonomik ve kaliteli hizmettir. Yolcu ne taksicinin derdine ağlar ne de Uber’i sonsuza kadar destekler.

Diğer yandan bugün imkanı olan taksici uygun bir araç alıp aynı hizmet ve kalite şartlarını sağlayarak Uber sistemine dahil olabilir. Bu durumda plaka sahiplerine fahiş bedeller ödemekten kurtulur. Taksi sürücülerine daha iyi kazanma kapısı açılırken, plakaların değeri düşer. Kaybeden plaka sahipleri olur. Aslında tüm bu öfkenin sebebi de plaka sahipleridir. Önünde sonunda kaybeden onlar olacak. Dürüstçe çalışana her zaman ekmek var.

Taksi plakası limitinin arttırılması veya kaldırılması da plaka fiyatlarını ve plaka sahiplerine ödenen bedeli düşürecektir.

Bu sırada taksiciler de kendilerine çekidüzen vermeli ve denetlenmelidir. Hem devlet kötü hizmet sunan, vatantaşı madur eden, kafasına göre iş yapan taksicilerin mesleğe devamına engel olmalı hem de aynı plaka sahiplerine ceza vermelidir. Taksicilikte tekel bitmeli, hizmet kalitesi artmalı; para sahipleri değil, sürücüler ve yolcular mutlu olmalıdır.

Özetle

Özetle; Ben müşteri olarak bana en uygun fiyata, en iyi hizmeti veren servisi seçerim. Nasıl ki alışverişimi aynı malı daha ucuza yapan marketten yapıyor, kahvemi kaliteli ürün kullanıp lezzetli hazırlayan bir yerden içiyorsam; nasıl ki cep telefonu operatörümü en iyi çekeninden, en ucuza en çok GB vereninden; kargomu beni evde bulma olasılığı en yüksek (%2.5 falan) olanından seçiyorsam; yolculuğumu da bir tekel yerine bana en uygun şartlarda hizmet sunan yerden yapmak isterim.

Buna göre Uber, Careem, Scotty (aman ha, motor sakat) ve alternatiflerinin kovulmak Türkiye’de iş yapabileceği yasal zemin hazırlanmalı; taksiler ve bu şirketler eksiksiz ve eşit bir şekilde vergisini ödemeli; taksi plaka bedelleri düşürülmeli ve parayı para sahibinin değil, emekçinin kazanması sağlanmalı; adil ve tam rehabetin önü açılmalıdır. Taksiciler ve şirketler hizmet kaliteleriyle, fiyatlarıyla yarışmalıdır. O zaman işler değilir.

Bu şartlar oluşursa, bugün nasıl taksi yerine Uber’i tercih eder olduysam; yarın “Uber çok bozdu, taksi daha ucuz” deyip taksiye binerim. Öbür gün bir taksiden mutsuz inersem bir dahakine “hadi bu sefer de Careem’e bineyim” derim.

Her şartta; kimse gaza gelmez, öfkelenmez, saldırmaz; tehdit etmeze; taksiciler de kazanır, Uber de kazanır, Careem de kazanır, yolcular da kazanır; devlet de kazanır. Tek kaybeden plaka sahipleri olur. Eh, onlar da…