Şşş!. Çok kiÅŸisel…
30 Mar
Cem Yılmaz‘ın bu yıl vizyona girecek olan yeni filmi AROG‘un (a.r.o.g) kamera arkası görüntüleri yayınlandı. Daha doÄŸrusu o malum 3 dakikalık teaser‘ın kamera arkası ve bazı röpörtajlar. İzleyin..
6 Mar
Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiÄŸi Beyaz Melek filminin korsan kopyalarının (divxlerinin) yayılması üzerine bazı siteler ihbar edildi. Bununla birlikte bazı sitelere eriÅŸim engeli talep edildi. (torrentturk.com, frmdivx.com, divxcity.org ve turkdivx.net) İhbar/ÅŸikayet edilen siteler arsında bir de sürpriz vardı. Bu sürpriz tüm sinema severlerin en büyük kaynağı, film veritabanı IMDB.
Karar uygulandı, eriÅŸim engellendi fakat bir hata ile…
Türk Telekom imdb.com‘u engellemek isterken, imbd.com diye bir siteyi engellemiÅŸ.
Eh, bir iÅŸi de düzgün yapın ama…
PS: bu vakitte bir daha içerik girmemeliyim sanırım..
2 Mar
14 Mart - 12 Nisan 2008 tarihlerinde yapılacak olan festivalin bu yılki teması ‘Kadınların Tarihi: İtaat, İsyan, Feminizm”. İtaat etmek kadar isyan etmenin, baÅŸka bir hayat düşlemenin yani feminizmin de tarihi olan kadınların tarihinden filmler, kadınların var olma ve direnme hikâyeleri, düşleri… 13 ülkeden 46 film, 6.Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali ile sizlerle…
Festival İstanbul’da 14-22 Mart 2008 tarihleri arasında gösterilecek. İstanbul’da filmler Fransız Kültür Merkezi ve BeyoÄŸlu Alkazar sinemalarında gösterilecek… İstanbul’dan sonra ise festival 28-29 Mart’ta EskiÅŸehir, 4-5 Nisan’da Tunceli ve 11-12 Nisan’da Van‘da devam edecek.
Festivale katılacak filmlerin listesi şöyle:
(more…)
22 Åžub
Gribim.Com‘un düzenlediÄŸi ödüllü bir kısa film yarışması. “Üşütük Haller” diye sloganlamışlar yarışmayı. Eh, yarışmayı bir grip sitesi düzenleyince konu da belli oluyor. Grip!..

Mevzu basit. Bir kısa film çekeceksiniz, komik olacak ve içinde grip olacak. Kazanan da ödüle doyacak. Hepsi bu. Üstelik cep telefonuyla dahi çektiÄŸiniz videolar kabul ediliyor. Yani bu yarışma tüm amatörler için. Ancak videolardaki 5 dakika - 20mb sınırlaması kötü olmuÅŸ.. Yarışma için 11 Mayıs’a kadar video gönderebilirsiniz.
Yarışmanın web sitesi: http://www.gripfilm.com
Kurallar da Şöyleymiş.
JÜRİ ÜYELERİ:
nuri bilge ceylan - yönetmen
mehmet açar - sinema eleştirmeni
timuçin esen - oyuncu
ilker canikligil - kısa film yönetmeni
hasan şenyüksel - fotografevi
faruk ayabakan - nobel ilaç
cem cihangir öztop - nobel ilaç
ÖDÜLLER:
Samsung 40″ LCD TV
Sony Video Camera
16GB iPod Touch
21 Åžub
Film izlemeye vaktiniz yok ama merak ettiğiniz, izlemek istediğiniz filmler çok. Değil mi? İşte bu sitede bir çok filmin özeti var. Okuması bir dakikadan kısa sürüyor. Ancak filmi izlemiş kadar oluyorsunuz, öyle böyle değil!..
Aslında sitede okuyacağınız filmler yüksek oranda spoiler içeriyor ve filmi daha önce izlemişseniz çok eğleneceksiniz. Burdan buyrun efem: http://www.rinkworks.com/movieaminute/
14 Åžub
Kıssafest 1. Ulusal Öğrenci Filmleri Festivali’ni Okullu Sinema Yönetmenleri DerneÄŸi’nin (OSİYÖDER) düzenliyor. (derneÄŸin kısa adı pek hoÅŸ) Festival 27-29 Mart tarihlerinde Antalya’da yapılacak ve bunun için son katlma tarihi ise 29 Åžubat 2008
Festival jürisinde Ömer Faruk Sorak, Uğur İçbak gibi süper adamlar da var.
Festivali destekleyenler: Akdeniz Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Kemer Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi, Ankara Sinema Derneği
14 Åžub
Orijinal olarak tamamen Türkçe dublajlı çıkan ilk profesyonel oyundu biliyorsunuz Crysis. Crytek firmasının kurucuları Yerli KardeÅŸlerin icadıydı ve oyunu EA Games dağıtmıştı. Bir çok yabancı oyun sitesinde zirveye yerleÅŸti. Kimilerine göre yılın oyunu oldu. İşte bu baÅŸarısının bir ödülü olacak ki, Crysis’i film yapmaya karar vermiÅŸler. Fimin yönetmenliÄŸini de muhtemelen Uwe Boll yapacakmış.
10 Åžub
Bugün SanalCafe.Com‘un 20. sinema organizasyonu ile Son Ders: AÅŸk Ve Üniversite filmine gittik. Film seçme görevi bendeydi ve iyi bir film seçmek zorundaydım. Bu filmde biraz (olumlu yönde) önyargılarıma yenik düşüp Ferhan Åžensoy adıyla Son Ders’i seçtim. İyi ki de öyle yapmışım diyorum. İzlemeye gelen yaklaşık 40 kiÅŸi de memnun ayrıldı.
Filmin baÅŸlarında özellikle bir Dead Poets Society etkisi hissettim. Marjinal, kendi yöntemleriyle ders veren, öğrencilerin kafasını karıştıran (sisteme göre) biraz asi bir öğretmen. Ve Carpe Diém‘den hiçbir farklı anlamı olmayan Yarın YokmuÅŸ Gibi YaÅŸa öğüdü… O kadar tanıdıktı ki; bir an hata yaptığımı dahi düşündüm. Tabii filmin 1972′de siyasi meselelerle baÅŸlaması da 1980 konulu kopya filmlere benzemesi korkusunu arttırdı.
Ancak hiç öyle deÄŸil. Hatta yakın zamanda vizyona girmiÅŸ Türk filmleri arasında en iyilerinden biri belki de. Filmde hemen hiçbir ÅŸeyin beklendiÄŸi gibi gitmemesi, izleyiciyi ÅŸaşırtabilmesi seyir zevkini arttıran önemli bir unsurdur ve film bunu baÅŸarıyor. Tabii bir “ters köşeye yatırma” hadisesi de yok. (:
Filmin eÄŸlenceden hüzne doÄŸru ağır bir akışla deÄŸiÅŸen atmosferi, izleyiciyi de ruhsal olarak aynı yönde, aynı hızda etkiliyor. Gülerek baÅŸladığınız bu filmden aÄŸlayarak çıkmanız mümkün ki, ben bu mayhoÅŸ, bu “bittersweet” tatlara bayılıyorum. EÄŸer siz de aÄŸzınızın tadını biliyorsanız (: bu filmi sinemada izlemekten çekinmeyin…
8 Åžub
Hasan KaracadaÄŸ‘ın yeni filmi Semum yarın (yarın aslında bugün) vizyonda. Ben de bu geceki galada davetliler arasındaydım. İyi bir film görmeyi beklemiyordum açıkçası. Ancak böylesini de beklemiyordum.
Sinemada değil konuşmak, mısır yenmesine, cep telefonu ışıklarına dahii kıl olurum. Bugün filmde yanımdaki arkadaşımla durmadan fısıltılarla konuşup filmi yorumladım/k. Başka türlü de olmazdı zaten. Şunu diyebilirim Semum en komik korku filmi dalında oscar adayı olabilir. Haliyle bu sahneler irdelendi bolca. Bir o kadar da gülündü..
İçten içten sinsi gülüşler bunlar. Sinemada ses çıkarmanın saygısızlığı bir yana, gala dolayısıyla izleyenlerin bir çoğu takım elbiseli veya entellektüel görünümlü adamlardı.. Ancak filmde bir an geldi ki; tüm salon bir kaç dakika kahkahalarla güldü. Ben şu satırları yazarken yine gülümsedim.
Aslında hoÅŸuma gidiyor genel anlamda farklı tür Türk filmleri görmek. Türk sinemasının daha evvel en iyi iÅŸ yaptığı ve bana göre sanatsal kaygılarla en kötü olduÄŸu YeÅŸilçam döneminden sonra, Türkiye’de sinema iyice öldü. DiriliÅŸiyse giÅŸe filmleriyle oldu/oluyor. Mantık da basit; güldür ya da aÄŸlat. ÇoÄŸunlukla da güldürmek seçiliyor sanırım ama hiç mizah filmi çekilmiyor. Hepsi absürt komedi. İşte bu noktada farklı türlerde Türk filmleri görmek güzel. Ah bir de becerebilsek…
Åžimdi yukarıdaki paragrafta dedim ya farklı türler görmek güzel diye… Semum gerçekten farklı bir tür! Hasan KaracadaÄŸ adını da koymuÅŸ bunun. İslami Korku. Bir de bu türe devam edeceÄŸini söylüyor. İyi güzel de sayın yönetmenim, Kuran bitince falan ne yapacaksın? Fareye dönüşen kızın hikayesini mi yutturacaksın yaÅŸanmış diye?
Ne güzel elinde teknoloji var. (havada uçan bardak ve yere basamayan imam hariç) ne güzel kullanmışsın 3d animasyon teknolojisini. Zaten Japonya’dasın, uzakdoÄŸulular sinemada baÅŸarılı (Hele Güney Kore). E yarat güzel bir hikaye de çek.. Yoksa hikaye bul..
Bul konuyu, çal sahneyi Exorcism‘den sonra seyrettir..
Biz mizahını yapardık Türkiye’de yaÅŸanacak ÅŸeytan hadisesi ve ÅŸeytan çıkaran imamın..
Ve özet: eğer fazlandan 10 ytl para, 2 saat zamanınız varsa; eğlenmeye de ihtiyacınız varsa gidin bu kopkunç korku filmini izleyin.