16 Mar 2009
Bu sabah saatlerinde kahvaltı ederken, bir sms geldi. Baktım, EGM’den. Önce “Kim bu yau” dedim. Sonra adının kısaltması EMG olan bir arkadaşımı hatırladım, “Alla alla, bu niye SMS attı ki şimdi” derken, EMG değil, EGM yazdığını fark ettim. (yani Emniyet Genel Müdürlüğü.) Tüm bu zincir düşünceleri yaşayıp olayı algılamam da yaklaşık 1 saniye sürdü… Hemenmerakla mesajı okudum. Buyrun, siz de okuyun:
Sizi arayarak kendilerini kamu gorevlisi olarak tanitan ve cesitli bahanelerle kontor gondermenizi isteyen kisilere itibar etmeyiniz. EGM www.asayis.pol.tr -155
Odama geçtiğimde, FriendFeed’e bir girdi yazdım, “Başka kimlere SMS gitti” diye. Bu yazıyı hazırladığım an itibariyle 40 kadar yorum var ve herkes bu mesajı almış. Hatta bazıları uzun zaman önce almış. Muhtemelen de her cep telefonu kullanıcısına gidiyor bu mesaj. Pek de güzel. SMS’deki uyarının ne kadar yerinde olduğunu gösteren çeşitli haberleri gazetelerde, haber sitelerinde okuduk. Televizyonlarda izledik…
Şimdiye kadar neden böyle bir uygulama yapılmadığı merak konusu olsa da; ben Emniyetin bu çalışmasını takdir ettim. Hemen herkese ulaşacak, kulaktan kulağa da yayılacaktır bu mesajın içeriği. Polisin halkı uyarmak için geleneksel medya yerine daha modern bir teknolojiyi kullanması oldukça keyif verici. Umarım spam çoşkusuna da dönüşmeden, bu gibi bilgilendirmelerin devamı gelir…
8 Mar 2009
HayHuy.com, işlerini ilgiyle takip ettiğim Soda Medya’nın yeni icadıdır. Aslında ne kadar yeni desem de, bütün haliyle ortaya yeni kondu. HayHuy.com geçtiğimiz hafta içinde açıldı. Ancak son bir kaç aydır adı sağda solda duyuluyordu. Ben de son beta günlerinde siteyi önceden mıncıklama fırsatı buldum. Yazmak için de açılmasını bekledim…
HayHuy Nedir?
HayHuy.com, ardarda Hay’ınızı, Huy’unuzu öğrenmek için çok seçenekli sorular sorar. Sorular bazen ciddi, bazen geyiktir. Seçenekler de sorular kadar enteresan. Fakat tüm soruları da üyeler ekliyor. Siz de ekleyebilirsiniz. Mesela “En sevdiğiniz alkollü içecek?” sorusu ekleyip, seçenek olarak da bir kaç içki adı, bir de “İçki tüm kötülüklerin anasıdır” yazabilirsiniz. Bir de isterseniz bu sorunun sizin için ne kadar önemli oludğunu 1-10 arası puan vererek belirleyebilirsiniz. Bu puan kafa dengi ölçümünde önem kazanacaktır.
Kafa Dengi mi?
Evet, Kafa Dengi… HayHuy.com, sadece bir soru yanıtlama mekanizması değildir. Sitede diğer HayHuy’cuların profillerini gezebilirsiniz. Her HayHuy’cunun profilinde bir Kafa Dengi ibaresi vardır. Bu ibare cevapladığınız sorunları değerlendirip, kafameter ile ölçüm yapar. O HayHuy’cu ile ne kadar Kafa Dengi olduğunuzu yazar. Böylece kafa denginiz olan insanlarla arkadaş olabilir, kafa dengi olmadıklarınıza çemkirebilirsiniz. (: (daha fazla…)
4 Mar 2009
Bir süredir reklamları dönüyor Dipsos Pizza’nın. 3 kişilik kare pizza, sosa kolayca bandırmak için dikdörtgen dilimlenmiş. Yanında da birbirinden nefis 3 farklı sos… Hayır arkadaşlar, kanmayın! Bu pizza 1,5 parmak kalınlığında 16 dilimden oluşuyor. Dilimlerin 4 tanesi kenar ve pek malzeme bulaşmamış. Bu 4 dilimi de dahil ederek söylüyorum ki; çok aç değilseniz 2 kişiyi doyurabilir. Açsanız tek kişi anca. 3 Kişi ise asla!
Aşağıda Dipsos Pizza’nın reklam afişi ve benim çektiğim 3 fotoğraf var. Kıyaslayınız…
25 Şub 2009
Bugün herkesin bildiği üzere Türk Hava Yolları’na ait bir uçak, Amsterdam’da iniş yaparken düştü. İkisi pilot 9 kişinin öldüğü, geri kalanların yaralı olduğu bildirildi. Gerçekten önemli ve üzücü bir haber. Tüm gün aralıksız televizyonlarda izledik.
Tabii ki bahsetmek istediğim konu, buna karşı bir duruş değil. Büyük bir kaza oldu ve yaklaşık 150 kişinin hayatı söz konusuydu. Yolcuların büyük bölümünün sağ olarak çıkmasına sevinsek de, 9 kişinin hayatını kaybetmesi insanı yeterince üzüyor. Ölenlerden, kurtulanlardan bahsetmeyeceğim. Neye sevinip, neye üzüldüğümden de. Netekim 9 ölü varken geri kalanların sağlığı için zil takıp oynayamayız.
Benim bu kazadan yola çıkıp geleceğim nokta -kara- trafik kazaları. Ve asıl sormak istediğim soru bu yazının başlığına rakip: Neden trafik kazaları büyütülmez?
Uçaklar belki seyahat için en güvenli araçlardır. Bir çok firmanın da ölümlü kazaları arasında uzun yıllar fark oluyor. Hemen ardından “ihmâlkarlık mı?” diye konuşuluyor. “Uçağın bakımı mı yapılmadı?”, “Pilot mu çömezdi?” sürüp gidiyor. Fakat ülkemde ölümlü trafik kazasının yaşanmadığı gün yok gibi. Her biri de gazetelerin ara sayfalarına, haber bültenlerini 3 dakikalarına konu olup, kimse görüp duymadan unutuluyor.
Bir yılda trafik kazasında ölen kişi sayısı, bir yılda uçak kazasıyla ölenlerden çok çok fazladır. Üstelik sebebi de net bir şekild ihmâlkarlık! Şoför hatası… Bozuk yollar, sorunlu trafik ışıkları, eksik tabelalar, tuzlanmayan yollar… Tüm bunları öylesine sindirmişiz ki, bugün olası bir otobüs kazasında 50 kişi hayatını kaybetse kimsenin sesi bu kadar çıkmayacak…
Yanlış anlaşılmamak için tekrar belirtiyorum. Ne kimsenin hayatını kıyaslıyorum, ne ölü sayısı az diye seviniyorum. Bugünkü uçak kazasını da kesinlikle küçümsemiyorum. Sadece diyorum, işin bu yanına da biraz özen göstersek, üzerine düşsek hoş olmaz mı?
Bugünkü kazanın sebebi bakım sırasında gözden kaçmış ufacık bir detay dahi olsa, faturası THY için oldukça ağır olacak. Olmalı da… Fakat diğerlerine kesilen bir fatura yok. Ya da sürücü üç kuruşluk bir para cezasıyla can almaya devam eder. Ne devlet üstüne düştüğü gibi trafiği denetler, ne de bilinçsiz sürücüler trafikten elenir…