Arşiv: Eylül 2009

Bir insanı tanımak

Bugün, blogumu okuyan birinden (‘okurumdan’ diyecek kadar ukalaşmak istedim) çok hoş bir e-posta aldım. Hakkımda yazısını ve diğer birkaç blog yazımı okumuş, övgü dolu sözler yazmış. Bunun için teşekkür ediyorum.
E-postanın bir bölümünde, şu cümleleri yazmış: “İnsanlar birbirini tanımaya çekiniyorlar. Hatta kendilerini bile (:” Çok da doğru söylemiş. Söylediği gibi de yeni bir yazı yazmama vesile olmuş.

Daha önce kendini tanımaktan bahsetmiştim. (belki bu konudan farklı bir yönüyle yeniden bahsedilebilir.) Bugün de kendini değil başkalarını tanımaktan bahsedeyim istedim. Çünkü insanları birbirinden uzaklaştıran, aşkları, dostlukları bitiren en önemli şey belki de onları tanımamak. Can Yücel de en uzak mesafeyi birbirini anlamayan iki kafanın arası diye tanımlamış ya..

metBu yüzden insanları tanımak gerek işte. Ve sadece bu yüzden değil. Her insan birbirine -gerek mental, gerekse fiziksel olarak- ne kadar benzese de, her birini bir diğerinden ayıran detayların sayısı yüz binlerle sayılacaktır. Bu her bir insan tanımak aslında yeni bir keşif gibi. Üstelik, başkalarının tanıdığı insanları tanımak, “Amerika’yı yeniden keşfetmek” gibi de değildir. Çünkü insan ne toprak gibi ölçülebilir, ne de harita gibi -nşa- değişmez değildir. Her zaman keşfedilebilir şeyler vardır.

Bir insanı tanımanın en güzel yolu da aslında tanımak için can atmadan, zamanı ve ayrıntıları kullanmaktır. Ömer Ekinci bir FriendFeed girdisinde şöyle demişti: “Bu camiadan birçok arkadaşımın son 1 senesini çok iyi biliyorum ama geçmişlerini ve hikayelerini zamanla öğreniyorum…” Ben de onaylayıp, keyifli olanın bu olduğunu söylemiştim.

friendship_clipart_th_1Ancak birlikte yediğiniz bir akşam yemeğinde tuzu ne kadar sevdiğini öğrenmek mesela. En sevdiği çiçeği öğrenmek için her defasında farklı birini almak ya da birlikte bir çiçekçiden geçtiğinizde öğrenmek. Çok küçük ve önemsiz detaylar, biraraya geldiğinde ikinizi de mutlu edebilecek bütünleri oluşturur. O size hiç müzik zevkinden bahsetmemişken -aslında çok kez bir şarkıcıdan, klipten vs. sözedilmişken-, tamamen ona uygun -korsan olmayan- bir müzik CD’si oluşturup sürpriz yapmak. Ve fazlası…

Eğer bir insanı tanıdığınızı iddia ediyorsanız, hakkında farklı alanlarda en az 10 şeyi bir anda sayabiliyor olmalısınız. Siyasi görüşü, dini görüşü, aşka bakışı, sanata ilgisi, en sevdiği yemek, babasının yaşı, sevdiği renk, okuduğu okul.. Önemli ya da önemsiz, onnun hakkında -özellikle doğal süreçte- ne kadar çok şey öğrenmişseniz, onu o kadar tanımışsınızdır. Kimlik bilgilerini zaten herkes bulup öğrenebilir.

Ve emin olun, ne kadar insan tanırsanız, o kadar insan da sizi tanır. Kastettiğin şey popülerlik değil. Başkalarının, bir çok insanın sizi size anlatabilmesi oldukça keyif vericidir.

Belki bu yazı da bana -ve size- yeni insanlar kazandırır.
Belki de çoktan kazandırmıştır…

Eylül 24 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 11 Yorum

MySpace’e erişim engeli

myspaceDünyanın en iyi müzik network’ü olduğu belki de tartışılmaz olan MySpace‘e, bugün mahkeme kararı ile erişimin engellendiğini öğrendik. Siteye girdiğimizde bizi şu mesaj karşılıyor:
“T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır.”

Neden kapatıldığına dair hiçbir açıklama olmasa da, içeriği yalnızca mp3 olan bu sosyal ağ sitesinin kapatılma nedenini anlamak güç değil. Korsan müzik!.. Fakat MySpace‘i farklı kılan şey, her sanatçının kendi profili olması ve bu profillerinin belki neredeyse tamamını sanatçıların ya da yapım şirketlerinin bizzat kendileri açmasıydı. Pek çok yerli ya da yabancı şarkıcı albümlerinden, albüm öncesi demolarından ya da albümde hiç yer almayan mp3l’er paylaşırdı. (Aslında bizim gözümüz bağlansa da bunlar olmaya devam ediyor.)

Aynı şekilde pek çok amatör müzisyenin de (bir çoğu telif sahibi bile olmadan) çalışmalarını paylaştığı, kendini dinletmek, tanıtmak ve hatta bir fan grubu  oluşturmak için en bilinen bilinen mecrasıydı.
Sözün özü, MySpace bizzat eser sahipleri tarafından yapılan müzik paylaşımlarıyla çok iyi bir promosyon alanıdır.

Tam da MySpace Türkiye’de ofisini açmış, .com.tr domainini satın almış, sitesini Türkçeleştirmiş; yani yatırımlarını Türkiye’ye odaklamışken, nedir bu yasağın anlamı?

Düzenleme: MySpace ile birlikte, last.fm de kapatılmış.

Eylül 19 / 2009
Yazar Simto ALEV
Yorumlar 6 Yorum

Yeni bloglar

Başlıkta “yeni” dedim ama onlar aslında 1 yıldan çok zaman önce kazandılar bu “yeni” unvanını. Malesef bir talihsizlikle bloglarını kaybeden iki arkadaşım yeniden blog yazmaya başladı. Okumaya değer bulduğum bu iki insanın bloglarnı yeniden tanıtmak güzel.

Bunlardan ilki S. Yunus Erol’un blogu, Yazarca. Yunus blogunda MAC, iPhone, sinema ağırlıklı olmak üzere pek çok konuda bilgiler verip, bu konularda çeşitli yorumlar yapıyor.

Diğer blog ise, Çiğdem Akça’nın yazdığı, çok daha kişisel fakat okuması da bir o kadar keyifli olan Bloglandım.

Ben bu iki arkadaşımın da bloguna bir gözatmanızı tavsiye ediyorum.
İyi okumalar…

Eylül 18 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori İnternet
Yorumlar Yorum Yok

Yeni bir iş, yeni bir ben

Hani Sertab şarkıda diyor ya; yeni bir iş, yeni bir aşk, yeni bir ben lazım. İşte bana bu oldu. İşim varken bir sürprizle yeni bir işim oldu. Yeni bir iş de yeni bir ben getirdi. Hani sudan çıkmış balık’a dönülür ya, işte öyle bir balık oldum bir süre.

Bir yanda eski işimden kalan işler, bir yanda 2 yılın ardından “ben ayrılıyorum” demenin acısı, bir yandan yeni işimde daha “kafa”dan gelen zor projeyi başarıyla yetiştirmenin telaşı, öte yanda başka işler… Derken, otokontrolümü yitirdiğim, kendimi gereksiz strese soktuğum zor bir hafta geçirdim.

Nitekim, hala tam olarak toparlanmış da değilim. Değişen iş ve uyku düzeni. Bana kalan daha az zaman -buna rağmen daha çok kaçmam-, kazanacağım daha çok para, her şeye rağmen gereksiz endişeler; kendi içimde benden bir ben daha yarattı.

Yarın ne olacağını hala tam olarak kestiremesem de, geçen bir haftanın ardından bugün çok daha mutlu ve huzurluyum. Umuorum yarın da öyle olacağım. Fırsat buldukça da yazmaya devam edeceğim…

Eylül 10 / 2009
Yazar Simto ALEV
Kategori Benden..
Yorumlar 4 Yorum