Şu günlerde Türk blog dünyasında çok keyifli bir kampanya var. Bizler için pek değerli olan bloglarımızı 23 Nisan (Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı) günü tıpkı başbakanlık, cumhurbaşkanlığı gibi bir çocuğa devrediyoruz. Hem de bakanlarımıza fark atıp, kullanım hakkı veriyoruz. Bu blogda 23 Nisan’da kardeşimin. Kendisine yazmasını teklif ettim ve kabul etti. (: 23 Nisan cumhurbaşkanı hiçbir karar alamayacak olsa da, kardeşim burada dilediği her şeyi yazabilecek. Bu ayrıca onun da ilk blog deneyimi olacak.
Bu blog 23 Nisan’da “kardeşimin”
English Time’ın hayallerine girmişim
Ben telefonu kapattıktan sadece 2-3 dakika sonra yeniden çaldı. Aynı kişi bir şey demeyi unuttu da tekrar arıyor sandım. Fakat ekrana baktığımda gördüğüm numara çok yabancıydı. Tedirginliğimin getirdiği tereddütle, bir an durup telefonun cevap tuşuna bastım. Aynı tedirginlik içerisinde, soru sorarcasına A-alo? dedim… Hemen cevap geldi: Devamını oku →
Yeni logom
Bir yandan yaptığı logoları çok beğeniyordum Sunipeyk hocamın, bir yanda da siteme gözle görülmese de ufak düzenlemeler yapmaya devam ediyordum. Kafama koyduğum ise, yeni bir logo, yeni bir header vs. ile tasarımı biraz daha değiştirmekti. Bir de kişisel bir logomun olması benim için şarttı artık. Ama yapabilecek beceri bende yok.
Sunipeyk bugün de yine birileri logo ihtiyacını dillendirince Eskişehir Osmangazi Üniversitesi – Bilgisayar Kulübü için bir logo yapmış. Ben de FriendFeed’de hocamdan biraz da şakayla logo istedim. Sağolsun beni kırmadı, hemencecik, aşağıda göreceğiniz logoyu tasarladı. Ben “ama bu benim siteme uymuyor” diye ağlayınca, uygun renk ve boyutta yeniden tasarladı.
İşbu başlıkta yeni logomu arz ederken, Sunipeyk hocama bolca teşekkür ediyorum.. ((:
Çözdüm ben bu blog işini
Zaman zaman, hatta belki sık sık bahsediyorum yazmaya olan ilgimden. Blogumu da genellikle yazmak için kullanıyor, dolu dolu yazacak bir şeylerim olmadıkça yazmayı erteleyebiliyorum.
Önceki akşam uzun uzun yazı yazmadığım, küçük paylaşımlarından birini yaptım. Daha cumhuriyet öncesi bir zamana dayanan Galatasaray Fenerbahçe maçı biletini paylaştım. Beraberinde de tarihten bir iki bilgi paylaştım tabi. Ancak Google’da bulunması 30 saniyeyi aşmadan bulunan bilgileri basitçe, kendi dilimde yazdım. Birkaç dakikada da tüm girdiyi tamamladım.
Bu girdi sayesinde blogum kendi rekorunu kırdı. Bugüne kadarki en yüksek ziyaretçi rakamına dün ulaştım. Üstelik ilgili girdi tek başına bu rekoru kırmaya yetti.
Tabii ki blogumun daha çok insana ulaşması, daha çok ziyaretçi gelmesi beni mutlu ediyor. Mutlaka bilet için gelenlerin 1/100’ünü olsun okur olarak kazanabiliyorumdur. Bu anlamda mutluyum. Fakat bu tür içerikler bana gereksiz geliyor bir blog için. Tamam, o bilet benim için özel bir içerikti bu konuda yazmasam da. Ancak genel olarak kolayca bulunan içerik kopyalarını gereksiz buluyorum. Blogumdaysa asıl ziyaretçi kaynağımın okur kitlesi olmasını umuyordum. Ama benim kötü bir yazar olmam dışında kalan ihtimal, ziyaretçi kazanmak için Futbol, kadın, erotizm gibi konularda içerikler oluşturmak gerekiyormuş. Çözdüm bu işi ben…
Galatasaray – Fenerbahçe maç bileti
Aşağıdaki resmi, NewsTürkiye haber sunucusunda buldum. Resimle birlikte bir kaç da bilgi vardı. Taraftar olarak değil de, ilginç bulduğumdan paylaşmak istedim.
Bilet, 15 Haziran 1923 Cuma gününe aitmiş. Yani henüz cumhuriyet dahi kurulmamış. Türk Basın turnuvası’nın final maçı olan Galatasaray – Fenerbahçe mücadelesi Taksim Stadı‘nda oynanmış. Kaynak, turnuvanın şimdiki Spor Yazarları Kupası olduğunu söylese de, ben Google’da bir ipucu bulamadım.
Ayrıca yine Google’da bulduğum bilgilere göre bu bilet, Galatasaray – Fenerbahçe derbisi için basılan ilk biletmiş. Maçta Fenerbahçe 1-0 galipken, yapılan bir faulle oyuncususu sakatlanınca 67. dakikada Galatasaray maçı bırakmış ve maçı Fenerbahçe hükmen 1-0 kazanmış. Galatasaray’ın golü atan takım olduğunu söyleyen bir kaynak da buldum ancak sonuç aynıydı.
Resme tıklayarak daha büyükçe görebilirsiniz.

Blog Ödülleri’nde oylama zamanı
Bu yıl ikincisi düzenlenen BlogÖdülleri ile ilgili bir duyuru girdisi yazmıştım. Bugün (11 Nisan) oylamalar başladı. 1 Mayıs 2009 tarihine kadar 14 kategoride, 1000’in üzerinde bloga oy verip seçme yapabilirsiniz. Her kategoride sadece bir bloga oy verebileceğiniz Letoonia Resorts Kişisel Bloglar kategorisinde adayım. Hemen bö2009‘a üye olup oy vererek heyecanımıza ortak olabilirsiniz. Kişisel bloglar kategorisinde tabii ki oylarınızı almayı dilerim ancak yine de adil bir oylama olmalı. Oylamaya başlamak için de kategoriler sayfasına girmelisiniz.
Direkt olarak bana oy vermek için:
http://2009.blogodulleri.com/blog/simto-alev
Ayrıca bir çok blogu takip etmeme, bazı blog yazarlarıyla arkadaş olmama, sosyal medyada bir parça yer almama rağmen, Türkçe içerikli bu kadar çok sayıda özgün blog olduğunu bilmiyordum. Bu Türkiye’de internetin gelişimi için oldukça sevindirici bir durum. Nitekim artan kalem sayısının kazandırdırdığı çoklu görüşler, eleştiriler, yorumlar bir çok alanda çerçeveleri genişletecek ya da kaldıracaktır. Mükemmel…
Haydi, oylarınızı verin, 2 Mayıs’da ödül töreninde hep birlikte eğlenelim.

